| AB'den Haberler |
|
Mart 1998
|
AB DIŞ İLİŞKİLERİ
Avrupa Anlaşmaları ………………………………………………...…. 4
Avrupa Entegrasyonu Stratejisi …………………………………….… 5
Kıbrıs………………………………………………………………..…... 7
AB DIŞ İLİŞKİLERİ
Avrupa Anlaşmaları
Avrupa Entegrasyonu Stratejisi*
Van den Broek, bu finansman sorununun belki de Mayıs 1998’in sonunda yapılacak olan AB/Türkiye Ortaklık Konseyi toplantısından önce çözümlenebileceğini, zira Yunanistan dışında Üye Devletlerin çoğunun Türkiye ile mali işbirliği açısından kendi akdi yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gerektiği düşüncesinde olduklarını belirtmiştir. Dolayısıyla Komisyon, Konseyin mümkün olan en kısa zamanda “Türkiye için Özel Eylem” (“Special Action for Turkey”) konusunda bir mali Tüzük kabul etmesini istemektedir.
Komisyon’un yayınladığı stratejiye göre sınai işbirliği ve yatırım konusunda işbirliğinin teşviki öncelikli bir yer tutmaktadır. Gümrük Birliği’nin uygulanması ile Türk sanayiinin rekabet gücü aynı düzeyde ilerlemelidir. 1998 için sınai işbirliğinin teşvik edilmesine yönelik ikili faaliyetler (AB-Türkiye İş Semineri ve AB- Türkiye İş Ortaklığı (“EU-Turkey Business Seminar” and “EU-Turkey Business Partnership”) programları planlanmıştır. Ayrıca Türk sanayiinin, Tek Pazar’dan en fazla avantaj ve olanağı elde etmesi ile rekabet gücünü arttırmasına yardımcı olacak faaliyetler de tartışılacaktır. Bu faaliyetler arasında tek pazara giri?, yenilikler ve enformasyon teknolojisi, özel sektörün gelişmesi için yardım yer almaktadır.
Stratejide, tarım konusunda, tercihli pazar girişinde (“preferential market access”) karşılıklı bir iyileşmenin sağlanması için Türkiye ile 1998’in ilk yarısında yeni görüşmelerin başlatılabileceği de belirtilmektedir. Bu görüşmelerde, karşılıklı ödünler ve vergilerdeki duraklama (“standstill on duties”) arasında bir denge kurulmasının amaçlanması gerekmektedir. Türkiye’nin tarım politikasını, tarım ürünlerinin serbest dolaşımının başlatılması için gerekli olan OTP önlemlerini içerecek şekilde düzenlemesi gerektiği de üzerinde durulan konulardan biridir.
Gümrük Birliği konusuna gelince, Komisyonun, Topluluk, EFTA ve MDAÜ’ler arasında geçerli olan sınai ürünler için menşe kuralları kümülasyon sistemine (“rules-of-origin cumulation system”) Türkiye’nin dahil edilmesi ile ilgili düşünceleri aşağıda verilmektedir:
Araştırma ve Geliştirme için Dördüncü Çerçeve Programı (1994-1998) (“Fourth Framework Programme for Research and Development”) çerçevesinde üçüncü ülke olarak Türkiye’nin, proje bazında I, III ve IV. faaliyetlerin tüm özel programlarına katılabileceği fakat bu programlara tahsis edilen fonlardan yararlanamayacağı belirtilmiştir. Ancak, II. faaliyet (NICO programı) çerçevesinde, Topluluk finansmanı konusu da dahil olmak üzere Türkiye’nin tamamen ehil olduğu vurgulanmıştır.
Türkiye’nin, yine proje bazında ve bir önceki programla aynı koşullarda Beşinci Çerçeve Programının (1998-2002) (“Fifth Framework Programme”) tüm özel programlarına katılabileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, Beşinci Çerçeve Programı uyarınca, INCO II programı, ilk kez, Türkiye'’in de tümüyle katılabileceği ve bu amaçla Komisyon fonlarından yararlanabileceği, ortak Akdeniz ülkeleri ile özel bir işbirliği programı içermektedir.
Lüksemburg’da yapılan Avrupa Konseyi toplantısında, Türkiye’nin MDA ülkeleri için uygulanmakta olanlara benzer koşullarda belirli programlara ve Topluluk ajanslarına katılmasını önermiştir. Komisyon, 1998 yılının ilk yarısında ve Topluluk ile Türkiye tarafından kabul edilmek üzere, katılımın mümkün olabileceği alanları belirleyen bir taslak Karar hazırlamayı planlamaktadır.
İnsan hakları konusunda, Komisyon, İçişleri Bakanlığı ve polis teşkilatı personelinin eğitilmesi ile ilgili olarak Türk Hükümeti ile işbirliği yapılması konusunda bir ön taslak program hazırlamış olup program konusunda Türk yetkilileri ile 1998 yılının ilk yarısında görüşmeler yapmayı planlamaktadır. Komisyon ayrıca, aynı dönem içinde, insan hakları konusunda görüş alışverişinde bulunulabilecek ad hoc toplantıları yapılmasını da önermektedir.
Avrupa Parlamentosu’na gönderilen ayrı bir belgede ise Komisyon, Gümrük Birliği’nin tatminkar bir düzeyde işlediğini belirtirken, Türk demokratikleşme programının henüz insan haklarının durumu üzerinde önemli bir etki yaratmadığını vurgulamaktadır.
Kıbrıs
|
|
|
|
|