AB'den Haberler
3/98
Mart 1998
 
 

AB DIŞ İLİŞKİLERİ

Avrupa Anlaşmaları ………………………………………………...…. 4

Avrupa Entegrasyonu Stratejisi …………………………………….… 5

Kıbrıs………………………………………………………………..…... 7

 

AB DIŞ İLİŞKİLERİ

Avrupa Anlaşmaları

  1. Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi’nin, Letonya, Litvanya ve Estonya ile yapılmış ve 1 Şubat 1998 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Avrupa Anlaşmaları’nın uygulanması için gerekli işlemlerin yürürlüğe konulması ile ilgili Tüzükleri 9 Mart 1998 tarihinde kabul ettiği bildirilmiştir. Bu Tüzükler ,Anlaşmaların kota ve tarife tavanlarının idaresi ve olası korumacı ve ticari korunma önlemlerinin alınmasına ilişkin standart usüllerle ilgilidir.
  2. Avrupa Entegrasyonu Stratejisi*

  3. Avrupa Komisyonu, 4 Mart tarihinde, AB ile Türkiye’yi bağlayan Gümrük Birliğinin “yoğunlaştırılmasını” ve Türkiye’yi katılıma hazırlama stratejisinin bir parçası olarak, taraflar arasında işbirliğini arttırmayı önermiştir. AB Bakanlar Konseyi’ne gönderilen bu belgede Komisyon, sadece, endüstriden tarıma, hizmetlere, araştırmaya, ulaştırmaya ve enerjiye kadar tüm ekonomik sektörlerin değil, insan hakları da dahil olmak üzere bölgesel olarak ortak ilgi alanlarını da içeren siyasi bir diyaloğu da kapsayacak geniş bir işbirliği önermektedir.
Bu belgeyi basına sunan Dış Siyasi İlişkilerden sorumlu Komiser Hans van den Broek, bu yeni stratejinin bir parçası olarak ele alınması gereken önlemlerin çoğunun, Konsey içinde Yunanistan tarafından halen bloke edilmiş durumda olan mali kaynakları ve özellikle de gümrük birliğinin (AB için gümrük vergilerinin kaldırılması) etkilerinin telafi edilmesi için öngörülen 375 milyon ECU gerektirdiği gerçeğini de ifade etmiştir.

Van den Broek, bu finansman sorununun belki de Mayıs 1998’in sonunda yapılacak olan AB/Türkiye Ortaklık Konseyi toplantısından önce çözümlenebileceğini, zira Yunanistan dışında Üye Devletlerin çoğunun Türkiye ile mali işbirliği açısından kendi akdi yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gerektiği düşüncesinde olduklarını belirtmiştir. Dolayısıyla Komisyon, Konseyin mümkün olan en kısa zamanda “Türkiye için Özel Eylem” (“Special Action for Turkey”) konusunda bir mali Tüzük kabul etmesini istemektedir.

Komisyon’un yayınladığı stratejiye göre sınai işbirliği ve yatırım konusunda işbirliğinin teşviki öncelikli bir yer tutmaktadır. Gümrük Birliği’nin uygulanması ile Türk sanayiinin rekabet gücü aynı düzeyde ilerlemelidir. 1998 için sınai işbirliğinin teşvik edilmesine yönelik ikili faaliyetler (AB-Türkiye İş Semineri ve AB- Türkiye İş Ortaklığı (“EU-Turkey Business Seminar” and “EU-Turkey Business Partnership”) programları planlanmıştır. Ayrıca Türk sanayiinin, Tek Pazar’dan en fazla avantaj ve olanağı elde etmesi ile rekabet gücünü arttırmasına yardımcı olacak faaliyetler de tartışılacaktır. Bu faaliyetler arasında tek pazara giri?, yenilikler ve enformasyon teknolojisi, özel sektörün gelişmesi için yardım yer almaktadır.

Stratejide, tarım konusunda, tercihli pazar girişinde (“preferential market access”) karşılıklı bir iyileşmenin sağlanması için Türkiye ile 1998’in ilk yarısında yeni görüşmelerin başlatılabileceği de belirtilmektedir. Bu görüşmelerde, karşılıklı ödünler ve vergilerdeki duraklama (“standstill on duties”) arasında bir denge kurulmasının amaçlanması gerekmektedir. Türkiye’nin tarım politikasını, tarım ürünlerinin serbest dolaşımının başlatılması için gerekli olan OTP önlemlerini içerecek şekilde düzenlemesi gerektiği de üzerinde durulan konulardan biridir.

 

Gümrük Birliği konusuna gelince, Komisyonun, Topluluk, EFTA ve MDAÜ’ler arasında geçerli olan sınai ürünler için menşe kuralları kümülasyon sistemine (“rules-of-origin cumulation system”) Türkiye’nin dahil edilmesi ile ilgili düşünceleri aşağıda verilmektedir:

Kamu ihaleleri konusunda Komisyon, 1998’in ilk yarısında Türkiye ile istişari görüşmeler başlatmak niyetindedir. Bu görüşmelerde taraflar, ikili bir anlaşmanın yararları, Türkiye’nin Dünya Ticaret Örgütü (DTO)’nün Kamu İhaleleri Anlaşması’na üyeliği ve Türk mevzuatının Topluluk mevzuatına uyumu konularını tartışacaktır.

Araştırma ve Geliştirme için Dördüncü Çerçeve Programı (1994-1998) (“Fourth Framework Programme for Research and Development”) çerçevesinde üçüncü ülke olarak Türkiye’nin, proje bazında I, III ve IV. faaliyetlerin tüm özel programlarına katılabileceği fakat bu programlara tahsis edilen fonlardan yararlanamayacağı belirtilmiştir. Ancak, II. faaliyet (NICO programı) çerçevesinde, Topluluk finansmanı konusu da dahil olmak üzere Türkiye’nin tamamen ehil olduğu vurgulanmıştır.

Türkiye’nin, yine proje bazında ve bir önceki programla aynı koşullarda Beşinci Çerçeve Programının (1998-2002) (“Fifth Framework Programme”) tüm özel programlarına katılabileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, Beşinci Çerçeve Programı uyarınca, INCO II programı, ilk kez, Türkiye'’in de tümüyle katılabileceği ve bu amaçla Komisyon fonlarından yararlanabileceği, ortak Akdeniz ülkeleri ile özel bir işbirliği programı içermektedir.

Lüksemburg’da yapılan Avrupa Konseyi toplantısında, Türkiye’nin MDA ülkeleri için uygulanmakta olanlara benzer koşullarda belirli programlara ve Topluluk ajanslarına katılmasını önermiştir. Komisyon, 1998 yılının ilk yarısında ve Topluluk ile Türkiye tarafından kabul edilmek üzere, katılımın mümkün olabileceği alanları belirleyen bir taslak Karar hazırlamayı planlamaktadır.

 

İnsan hakları konusunda, Komisyon, İçişleri Bakanlığı ve polis teşkilatı personelinin eğitilmesi ile ilgili olarak Türk Hükümeti ile işbirliği yapılması konusunda bir ön taslak program hazırlamış olup program konusunda Türk yetkilileri ile 1998 yılının ilk yarısında görüşmeler yapmayı planlamaktadır. Komisyon ayrıca, aynı dönem içinde, insan hakları konusunda görüş alışverişinde bulunulabilecek ad hoc toplantıları yapılmasını da önermektedir.

Avrupa Parlamentosu’na gönderilen ayrı bir belgede ise Komisyon, Gümrük Birliği’nin tatminkar bir düzeyde işlediğini belirtirken, Türk demokratikleşme programının henüz insan haklarının durumu üzerinde önemli bir etki yaratmadığını vurgulamaktadır.

Kıbrıs

  1. Dış İlişkilerden sorumlu AB Komiseri Hans van den Broek, Kıbrıs Türk Yönetiminin 31 Mart 1998 tarihinde başlayacak olan AB’ne katılım müzakerelerine katılmayı reddetmesi üzerine hayal kırıklığına uğradığını belirterek, Kıbrıs Türk Kesiminin ortak bir yaklaşım içinde olacağını umduğunu, fakat, herşeye rağmen sürecin devam etmesi gerektiğini bildirmiştir. AB’nin Kıbrıs Türk Yönetiminden temsilcilerin de bulunduğu bir Kıbrıs heyetini tercih etmesine rağmen, müzakereler tek taraflı olarak başlayacaktır. Kıbrıs Türk Yönetimi lideri Rauf Denktaş, üç günlük Kıbrıs ziyaretleri sırasında, Komiser van den Broek ve İngiltere’nin Kıbrıs Özel Elçisi Sir David Hannay ile görüşmeyi reddetmiştir. Rauf Denktaş, Kıbrıs Türk Yönetiminin üyelik müzakerelerine katılabilmesi için AB’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tanıması gerektiğini bildirmiştir.
 

önceki bölüm
sonraki bölüm
içindekiler
Ana mönü


© DPT.YBM, 1998, 6.10.2003