| AB'den Haberler |
|
Mart 1998
|
1998’in sonunda, gündemi önceden Türkiye ile görüşülecek bir açış toplantısı yapılabilir. Diyalog, ortak ilgi alanlarını kapsar. Bunların arasında, Türkiye ve AB’nin ekonomik durumu ve EURO’nun yürürlüğe girmesinin Türkiye üzerindeki muhtemel etkileri olabilir.
Topluluk ve Türkiye arasında düzenleyici konulardaki diyalog 1998’in ilk yarısında başlayabilir. Amaç, Türk telekomünikasyon mevzuatının Topluluğun mevzuatına yakınlaştırılmasını sağlamak olacaktır. Bu amaca ulaşılmasına dönük yardımlar; ihracat hizmetleri, yetkili teatisi ve eğitim şeklinde gerçekleştirilebilir.
Türkiye’nin bilgi toplumuna katılım stratejisinin geliştirilmesi için, 1998’in ilk yarısından itibaren destek verilecektir. Komisyon ve Türkiye’nin uygun kurumları (TÜBİTAK dahil) arasında görüşmeler yapılacak ve bu görüşmeler özel faaliyetlerin tanımlanmasına imkan sağlayacaktır.
1998’in ilk yarısında, bilgi toplumu Avrupa araştırması projesinin (“The European Investigation of the Information Society-ESIS project”) kapsamı Türkiye’yi de kapsayacak şekilde genişletilecektir.
Halen hazırlanmakta olan Trans Avrupa Ağının genişletilmesi konusundaki Komisyon tebliği kabul edilir edilmez, Komisyon, Trans-Avrupa Ağının Türkiye’yi de kapsaması için Türkiye ile görüşmelere başlayacaktır.
Araştırma, teknolojik gelişme ve tatbikat alanlarında Topluluğun dördüncü çerçeve programı faaliyetleri uyarınca (1994-1998) Türkiye, Avrupalı ve üye olmayan bir ülke olarak, Eylem I, III ve IV’e göre, her bir proje için münferit olarak bütün özel programlara katılabilir, fakat tahsis edilen fonları kullanamaz. Ayrıca, Türkiye, Eylem II (INCO)’ye katılmaya tam ehildir ve bu çerçevede Topluluk finansmanından yararlanmaktadır.
Türkiye’nin beşinci Araştırma ve Teknolojik Gelişme çerçeve programının (1998-2002) bütün özel programlarına, dördüncü çerçeve programında öngörülmüş olanlarla, aynı şartlar altında her bir proje için münferit olarak katılımı için gerekli tedbirler alınacaktır. Buna ilave olarak, beşinci program Eylem II (INCO-2) ilk defa ortak Akdeniz ülkeleri ile işbirliğini hedefleyen bir faaliyeti de kapsamaktadır. Türkiye de buna tam olarak katılacak ve Topluluk finansmanından yararlanacaktır.
Avrupa-Akdeniz bilim ve teknoloji politikası diyaloğu, Türkiye’nin de resmen temsil edildiği Bilim ve Teknolojik İşbirliği için Avrupa-Akdeniz İzleme Komitesi içinde gerçekleşecektir. Barselona sürecinin bir parçası olarak kurulan bu Komitenin çalışması özel faaliyetlerin tamamlanmasını ve çerçeve programın uygulanması için bilgi akışını sağlar.
Ekim 1997 tarihinde Komisyon ve Türkiye arasında yürütülen ön görüşmeler sonucunda, çevre konularında işbirliği yapılabilecek alanların bir listesi oluşturulmuştur. Görüşmelerde (Çevre Bakanlığı ve taşra teşkilatları, Sürdürülebilir Gelişme Milli Komitesi, Çevre ve Kalkınma Gözlemevi) kurumların güçlendirilmesi ve insan kaynaklarının geliştirilmesi üzerinde durulmuştur. Türkiye, çevresel tehlikelerin değerlendirilmesi konusunda eğitim, ulusal ve yerel düzeyde çevre denetimi ile kirliliğin önlenmesi ve izlenmesi konularına olan ilgisini göstermiştir. Ayrıca, iklim değişimi hakkında bir ulusal eylem planı, kimyasal maddelerin ulusal bir envanterinin hazırlanması ile Avrupa Çevre Ajansı (özellikle ulusal bir veri tabanı oluşturularak) ile işbirliğinin sağlanması konularında özel bir yardım talebinde de bulunmuştur. Diğer faaliyetler Akdeniz ve Karadeniz’deki bölgesel işbirliğinin bir parçası olarak kabul edilebilirdi.
Türkiye’nin çevre konusundaki kuralları ve mevzuatının mevcut durumuna ilişkin olarak yürütülmekte olan (Komisyon’un finanse ettiği) çalışma dikkate alınarak, 1998’in ilk yarısında, işbirliği için bir takvimin oluşturulması mümkün olabilecektir.
Komisyon çevre mevzuatı ve kurallarının yakınlaştırılmasına özel bir önem vermekte olup yukarda değinilen çalışma sonuçları elde edilir edilmez bu işlem için bir çerçeve oluşturulmasını önermektedir.
Ulaştırma altyapısının geliştirilmesi kapsamında IV ve X. Pan-Avrupa Ulaştırma Koridorları İstanbul’a (Sofya üzerinden) kadar uzanmaktadır. Türkiye bu çerçevede görüşmelere katılmaktadır. Ayrıca, Türkiye, Haziran 1997’de Helsinki’de yapılan Üçüncü Pan-Avrupa Ulaştırma Bakanları Konferansı’nda kabul edilen Pan-Avrupa Ulaştırma Alanlarının (PETras) ikisinin – Karadeniz ve Akdeniz havzaları – coğrafik kapsamı içine girmektedir. Bu iki bölgesel ulaştırma ağının geliştirilmesine ilişkin hazırlık çalışmaları halen devam etmektedir ve biz, Türkiye’nin de bu girişimlere katılacağını umuyoruz.
Deniz ulaştırması alanında Türkiye, MEDA bölgesel programı uyarınca finanse edilen deniz ulaştırma projelerinde faal bir katılımcıdır ve bunlardan yararlanmaktadır.
Havacılık alanına gelince, Komisyon, bölgedeki diğer ülkelerle yaptığı gibi, Türkiye ile de hava ulaştırması konusunda, olası bir hava ulaştırma anlaşması ile ilgili olarak gelecekte yürütülebilecek görüşmelere hazırlık niteliğinde inceleme görüşmeleri yapılmasını önermi?tir.
Küresel seyrüsefer ve yer belirleme (global navigation and positioning) konusunda, Komisyon, bölgede seyrüsefer sinyallerini en etkin düzeye getirmek ve uydu seyrüsefer kullanıcılarının iyileştirilmiş ulaşım emniyeti ve etkinliğinden yararlanabilmelerini mümkün kılmak amacıyla, Türkiye de dahil olmak üzere, Akdeniz’deki ortakları ile işbirliğini geliştirmektedir.
Enerji alanında yapılacak işbirliği, doğrudan yatırımların teşviki için uygun bir çerçeve yaratmak üzere Türk mevzuatının AB mevzuatına uyumunu kolaylaştırmalıdır. Bu bağlamda, Enerji Şartı Antlaşması’nın Türkiye tarafından onaylanması özellikle önem arzetmektedir. Coğrafi pozisyonu da dikkate alındığında, Türkiye’nin enerji enterkonnekte şebeke Trans Avrupa Ağları – TEN)’na katılımına özel bir önem verilecektir.
Taraflar, Türkiye’nin durumunu değerlendirmek ve sınai mal ve gıda maddeleri (mali ve teknik yardım ihtiyacı, personel eğitimi, vb.) için erken uyarı sistemleri kurmak amacıyla 1998’in ilk yarısında görüşmelere başlayabilirler. Tüketicinin korunmasına yönelik mevzuatın yakınlaştırılması için genel bir strateji de belirleyebilirler. Atılacak ilk adım bu alandaki Türk mevzuatının bir envanterinin oluşturulmasıdır.
Bir tüketici derneği olan Tukoder için mali yardım sağlanmıştır. Diğer önemli Türk tüketici dernekleri de AB yardımı alabilirler.
Türkiye’nin, Avrupa-Akdeniz Ortaklığı ve ademi merkeziyetçi işbirliği programlarının bir parçası olarak kabul edilen bölgesel işbirliği planlarına, mümkün olduğunda, daha fazla katılımı sağlanacaktır.
Topluluğun Karadeniz bölgesel işbirliğine ilişkin Tebliğ’inde (COM (97) 597 final, 14 Kasım 1997) değinilen alanlarda, Türkiye ve Karadeniz’deki diğer ülkeleri de kapsayan işbirliği projeleri belirlenebilir.
Lüksemburg Avrupa Konseyi, Türkiye’nin tek tek belirlenecek Topluluk programları ve ajanslarına dahil olmasını önermiştir. Bu durumda, MDA ülkelerine uygulanan koşullara benzer koşullara tabi olacaktır. Komisyon, 1998’in ilk yarısında, Topluluk ve Türkiye tarafından kabul edilmek üzere bir karar teklifini Konsey’e sunmayı planlamaktadır. Bu teklifte, Türkiye’nin dahil olabileceği alanların bir listesi yeralacaktır.
Bu karar kabul edildiğinde, Türkiye’nin belirli programlara katılımı müzakere edilecek ve Ortaklık Konseyi Kararına bağlanacaktır. Gerektiğinde, Türkiye’nin bir katılımcı ülke olarak belirli bir programa dahil edilmesi için, bir ana tüzükte değişiklik yapılması önerilecektir.
Komisyon, Ekim 1995 tarihli Ortaklık Konseyi İlke Kararında belirtilen kurumsal işbirliğinin ve siyasi diyaloğun uygulanması ile adalet ve içişleri alanlarında münferit faaliyetlerin finansmanının önemini vurgulamaktadır. Komisyon, göç konusunda Türkiye ile aktif bir işbirliğine duyulan gereksinimi de özellikle vurgulamaktadır. Bu bağlamda, 26 Ocak tarihinde toplanan Genel İşler Konseyi, son zamanlarda Irak ve komşu bölgelerden AB’ye yönelik göç konusunda bir eylem planı kabul etmiştir.
Komisyon, 1998 yılında da Türkiye’deki sivil toplum örgütleri ile insan hakları ve insani konularda proje belirlenmesi ve uygulanması çalışmalarını sürdürecektir. Türk hükümeti ile daha özel bir işbirliği yapılması konusunda Komisyon, bir ön işbirliği program taslağı hazırlamıştır. Bu taslakta İçişleri Bakanlığı görevlileri ve polis güçlerinin eğitimi üzerinde durulmaktadır. Komisyon, 1998’in ilk yarısında Türk makamları ile bu taslak konusunda görüşmeyi planlamaktadır.
Komisyon, yine 1998’in ilk yarısında, insana
yönelik konularda (gereksinim duyulduğunda toplantılarını Türkiye veya
Brüksel’de yapacak) bir çalışma grubunun oluşturulmasını önermektedir.
|
|
|
|
|