|
etkin bankacılık denetiminde
temel prensipler...
|
III. DİĞER ÜLKELERDEKİ UYGULAMALARMali sistemin etkin ve verimli bir şekilde faaliyet göstermesi için son yıllarda Türkiye’de olduğu gibi, diğer ülkeler de finansal kesimi düzenleyen mevzuatlarında önemli değişiklikler yapmışlardır. Bu çalışmada, Kore, Japonya, Avustralya, İngiltere ve Singapur mali piyasalarında yaşanan sorunlara kısaca yer verilmiş, bankacılık kesimini denetleyen ve düzenleyen kurumların eski yapısı ile özellikle 1997 yılından başlayarak yapılan reformlar sonucunda aldıkları yeni statüleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.
Türkiye’de olduğu gibi aşağıda incelenen ülkelerde de mali piyasaların yeniden yapılandırılması sürecinde uluslararası denetim ve gözetim prensiplerine uyum sağlanmaya çalışıldığı ve mali kuruluşları düzenleyen ve denetleyen otoritenin siyasi baskıdan uzak, bağımsız bir üst kurul şeklinde teşkilatlandırılmaya çalışıldığı görülmektedir.
1. KORESon yıllarda Kore hızlı bir ekonomik büyüme kaydetmiştir. Ancak, mali piyasaların yapısı böylesine hızlı büyüyen bir ekonomiye uyum gösterememiştir. 1997 yılında Kore’de yaşanan mali krizden sonra, Kore Hükümeti, mali piyasalarda denetim mekanizmasının etkinlik kazanmasını sağlamak amacıyla, diğer denetim otoritelerini de bünyesinde toplayan Mali Denetim Komisyonu (Financial Supervisory Commision FSC) adı altında bir üst komisyon oluşturmuştur. Bu komisyonun kurulması hem yurtiçinde, hem de yurt dışında olumlu tepkiler almıştır. Mali problemlere kalıcı ve acil cözümler üretmek, mali piyasalarda etkinliği artırmak, mali sistemin düzenlenmesine ve denetimine ilişkin yapının tutarlı, esnek ve duyarlı hale gelmesini sağlamak bu kurulun belli başlı görevlerindendir.
Yeni mali sistemin diğer bir amacı da gözetim ve denetim sistemini uluslararası standartlara taşıyarak, faaliyetlerde bulunmaktır. Aynı zamanda şeffaf ve adil bir mali yapılanma, piyasalara katılımı ve dolayısıyla derinliği de artırıcı bir etki doğuracaktır. Komisyonun hedeflerine ulaşması, sadece finansal kuruluşların değil, mali hizmetlerden faydalanan tüketicilerin de yarar sağlayabileceği bir ekonomik iyileşmenin gerçekleşmesi anlamına gelecektir.
1.1. MALİ PİYASALAR DENETİM KOMİSYONU (FSC)Mali Piyasalar Denetim Komisyonu 1 Nisan 1998 tarihinde kurulmuştur. IMF gibi uluslararası kuruluşlar ve diğer organizasyonlarla işbirliği çerçevesinde, komisyon ulusal ekonomi için güçlü bir mali alt yapının oluşturulmasından sorumlu tutulmaktadır.
Tüm mali piyasalar için tek bir denetim mekenizmasının oluşturulması aslında Kore için yeni bir model değildir. Zira 1980’lerden beri bu konuda bir çok argüman ortaya atılmıştır. Nihayet 1997 yılının başlarında Kore’de mali reform çalışmaları hızlanmıştır.
İlk olarak Merkez Bankası ve mali piyasalar denetim yapısının ele alınması önerilmiştir. Bunun üzerine Hükümet mevcut dört mali denetim otoritelerinin birleştirilmesinin gerekliliğini ileri sürmüştür. Bu denetim otoriteleri; Bankalar Denetim Ofisi, Menkul Kıymetler Denetim Kurulu, Sigortacılık Denetim Kurulu ve Bankacılık Dışı Denetim Otoritesidir. Haziran 1997’de Hükümet tarafından mali reform olarak hazırlanan Kanun Tasarısında Kore Merkez Bankası’nın iyileştirilmesi ve Mali Piyasalar Denetim Organizasyonunun oluşturulması yer almakta idi.
1997 yıl sonu itibariyle yasalaşan yeni mali denetim sistemi, 1 Nisan 1998 tarihinden itibaren faaliyetlerine başlamıştır. Mali Piyasalar Denetim Komisyonu ülkedeki tüm mali hizmetlerin düzenlenmesi ve denetlenmesinden sorumlu kılınmıştır.
Bankalar Denetim Ofisi Kore Merkez Bankası’ndan ayrılmış ve Bankacılık Denetim Otoritesi olarak tekrar yapılandırılmıştır. Ayrıca, daha önce sermaye piyasalarını düzenleyen Menkul Kıymetler ve Kambiyo Komisyonu oluşturulan bu yeni Komisyon bünyesinde Menkul Kıymetler ve Vadeli İşlemler Komisyonu olarak tekrar düzenlenmiştir. Aynı şekilde Sigortacılık Denetim Komisyonu da feshedilerek, bu yeni Komisyon’a devredilmiştir.
1.1.1. Yeni Mali YapılanmaI.TOPLULAŞTIRILMADAN ÖNCE

II.TOPLULAŞTIRILDIKTAN SONRA

Mali Piyasalar Denetim Komisyonu Başbakanlığa bağlı bağımsız bir üst komisyon olarak görev yapmaktadır. Komisyonun 9 üyesi bulunmaktadır. Başkan, başkan yardımcısı, daimi üye ve 6 komisyon üyesi Mali Piyasalar Denetim Komisyonu’nu oluşturmaktadır.Komisyon başkanı bakanlar kurulu kararı ile belirlenip, başbakan tarafından atanmaktadır. Başkan yardımcısı ile daimi üye, komisyon başkanı ile Ekonomi ve Ticaret Bakanlığının önerdiği adaylar arasından Bakanlar Kurulu’nca seçilerek, başbakan tarafından atanmaktadır. 6 Komisyon üyesinin 3’ü Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Sanayi Ticaret Odası Başkanının önerdiği adaylar arasından seçilip atanırken, kalan 3 üye komisyon dışından belirlenmektedir. Bu üyeler; Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı, Kore Merkez Bankası Başkanı ve Kore Bankacılık ve Sigorta Kooperatifleri Başkanıdır.
Başkan, başkan yardımcısı, daimi üye ve Komisyona seçilerek atanan diğer 3 üye, üç yıllığına atanmakta olup, sadece 2 kez bu göreve getirilebilmektedirler.
Komisyon, mali piyasalara ilişkin denetim kurallarını yürürlüğe koyan, değiştiren ve mali kuruluşların faaliyetlerini tasdik eden sorumlu kuruluştur. Bu Komisyonun ayrıca sermaye piyasalarına ilişkin gözetim ve denetim yetkisi de bulunmaktadır.
1.1.4. Mali Piyasalar Denetim Komisyonu’nun Faaliyet Yapısı
1.1.2. Menkul Kıymetler ve Vadeli İşlemler KomisyonuBaşkan, daimi üye ve diğer 3 üye olmak üzere Mali Piyasalar Denetim Komisyonu’na bağlı olan bu alt komisyon sermaye piyasalarından sorumludur. Komisyonun 5 üyesi bulunmaktadır. Mali Piyasalar Denetim Komisyonu’nun başkan yardımcısı aynı zamanda, Menkul Kıymetler ve Vadeli İşlemler Komisyonu’nun da başkanı pozisyonundadır. Daimi üye ve diğer 3 üye Başbakan tarafından Mali Piyasalar Denetim Komisyonu başkanının önerdiği adaylar arasından 3 yıllığına seçilebilmektedir.
Komisyonun Başlıca Görevleri;
- Sermaye piyasalarının düzenlemesi; içerden öğrenenlerin ticareti, piyasa manüpilasyonları gibi muhtemel bazı sorunların tespit edilmesi,
- Muhasebe standartlarının belirlenmesi,
1.1.3. Mali Piyasalar Denetim Kurulu
- Sermaye piyasalarına ve vadeli işlemler piyasalarına ilişkin ön müzakerelerde bulunulması ve bu konularla ilgili üst Komisyon ile toplantılar düzenlenmesi,
1 Ocak 1999 tarihinden itibaren faaliyete geçen bu birim Mali Piyasalar Denetim Komisyonu’nun yürütme organı olarak görev yapmaktadır. Söz konusu Kurul, Mali Piyasalar Denetim Komisyonu ve Menkul Kıymetler ve Vadeli İşlemler Komisyonu’na bağlı olarak, mali kuruluşların gözetim, denetim ve incelenmesinden sorumludur. Yeni yapılanmaya geçiş sürecinde bu Kurul mevcut dört denetleme otoritesini de bünyesinde toplayarak, mali denetimden sorumlu tek bir kurum haline gelmektedir.
Mali Piyasalar Denetim Komisyonu’nun başkanı aynı zamanda bu Kurulun başkanı pozisyonundadır. 4 başkan yardımcısı ve 9 üyeden oluşmaktadır. Başkan yardımcıları ve üyeler üst Komisyon tarafından, Kurul başkanının adayları arasından, 3 yılda bir yenilenerek seçilmektedir. Bu Kurulun bütçesini piyasalarda faaliyet gösteren kuruluşların ödedikleri paylar oluşturmaktadır.
Bu komisyonun etkin ve acil çözüm üretebilmesi
için 5 özel çalışma grubu oluşturulmuştur. Bu çalışma gruplarında; kamudan,
mevcut dört denetim otoritesinden, özel sektörden ve üniversitelerden 6
ila 12 uzman görevlendirilmiştir. Her çalışma grubunun görevi ve çalışma
süreleri ayrı ayrı belirlenmiştir. Üst Komisyon, Planlama ve İdare Ofisi
ve 5 çalışma grubu ile faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu Ofis Komisyonun
faaliyetlerini organize etmek, müzakereler ve toplantılar düzenlemekten
sorumludur. Çalışma gruplarının görevleri aşağıda özetlenmiştir;
2. Planlama ve Koordinasyon Çalışma Grubu:
3. Denetim Sistemi İyileştirme Çalışma Grubu:
Mevcut denetim faaliyetlerinin iyileştirilerek mali reformun başarıya ulaşmasını gerçekleştirmek amacıyla oluşturulmuştur.
Hızla değişen mali yapı içerisinde, mevcut 4
denetim kurumunun tekrar yapılandırılması bu çalışma grubunun sorumluluğu
altındadır. Toplulaştırılmış bir denetim sisteminin, yani Mali Piyasalar
Denetim Komisyonu’nun oluşturulması bu grubun nihai hedefidir. Başlıca
görevleri;
Mali kuruluşların fonksiyonları iyileştirilerek,
aracılık faaliyetlerinin daha etkin ve rekabete açık bir yapıya kavuşturulması
bu grubun çalışma alanını oluşturmaktadır. Başlıca görevleri;
Mali Piyasalar Denetim Komisyonu’nun faaliyet
prensipleri ise aşağıda özetlenmiştir:
1.2. MALİ PİYASALAR DENETİM KOMİSYONU İLE EKONOMİ VE TİCARET BAKANLIĞI, KORE MERKEZ BANKASI VE MENKUL KIYMETLER VE VADELİ İŞLEMLER KOMİSYONU İLİŞKİLERİEkonomi ve Ticaret Bakanlığı mali kuruluşların faaliyet izinlerinin onaylanmasından ve iptal edilmesinden sorumludur. Kore Merkez Bankası mali kuruluşların denetim görevinden çekilerek tamamen para politikasından sorumlu özerk bir kuruluş haline gelmiştir. Ancak, Merkez Bankası’nın daha önce de yürüttüğü ve son çare olarak adlandırılan “last resort for banks” fonksiyonu açısından bankaların mevduat munzam karşılık oranlarının kontrol edilmesi görevi, yeni yapılanmada da Merkez Bankası tarafından sürdürülmektedir.
Kore Merkez Bankası ve Kore Bankacılık ve Sigortacılık Kooperatifi üst komisyon’dan gerekli gördüğü kuruşların gözetim ve incelemesini talep edebilir. Aynı zamanda üst komisyonla beraber ortak bir denetim ve gözetim de uygulayabilir. Her üç kuruluş arasında işbirliği oluşturulması ve kurumlar arası bilgi ve raporlama yöntemlerinin tam olarak işlemesi mali denetim açısından önem taşımaktadır.
1.3 KORE’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN MALİ REFORMLA İLGİLİ SON GELİŞMELERKore, IMF ile yapılan bir anlaşma çerçevesinde ekonomik reform planının uygulanmasını sağlamaktadır. IMF programının Hükümet tarafından uygulanmaya başlanması, Kore’nin uluslararası bir çok mali kuruluştan ve organizasyondan mali destek görmesini sağlamıştır. Ayrıca yabancı bankalar Kore’nin kısa vadeli borçlarının ertelenmesini kolaylaştırmış, böylece ülkenin cari işlemler dengesinde iyileşmeler kaydedilmiştir. Kore, 1997 yılı mali krizini aşabilen ve ekonomisini tekrar iyileştirebilen ilk uzak doğu ülkesi olmayı başarmıştır.
Hükümet ilk olarak mali bünyeleri zayıflayan 13 ticari bankanın kapatılması kararını almıştır. Bu bankaların faaliyet izinleri iptal edildikten sonra 2 sermaye piyasası şirketi ve 1 yatırım şirketinin de faaliyetleri durdurulmuştur.
Bankacılık Denetim Kurulu, ayrıca, kamu sermayeli Kore Bankası’nın ve Seoul Bankası’nın idari yönetimlerinin iyileştirilmesini talep etmiştir. Daha sonra bu bankaların hisseleri, ihale yöntemi ile yabancı yatırımcıların da katılımı sağlanarak satışa sunulmuştur.
Bankacılık Denetim Kurulu diğer 6 bankayı, sermayeleri Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS)’nın tayin ettiği yüzde 6’lık sermaye yeterliği rasyosundan düşük olması nedeniyle idari takibe almıştır. Bu 6 banka iyileşme programlarını hazırlayarak, 30 Nisan 1998 tarihinde Bankacılık Denetim Kurulunun onayına sunmuşlardır.
Ayrıca, bankaların tahsili gecikmiş alacakları (donuk krediler) ile ilgili yaptırımlar uygulanmaya konulmuştur. Bu amaca yönelik olarak, Tahsili Gecikmiş Alacakların Karara Bağlanması Fonu kurulmuştur. Bankacılık Denetim Kurulu ticari bankaların kredi hacmine ilişkin (donuk krediler dahil) istatistiklerin açıklanmasını sağlamıştır.
Bunlara ilaveten, sermaye hareketleri serbestleştirilmiş, yabancı yatırım ortaklığı üst sınırları yüzde 55’e yükseltilmiştir. Ayrıca, 1997 yıl sonundan itibaren hisse senedi piyasası yabancı yatırımcılara tamamen açılmıştır. Yabancı mali kuruluşların, banka, sermaye şirketi ve risk sermayesi bankası kurmalarına izin verilmiştir. Tek bir yabancı yatırımcı ülkedeki banka hisselerinin yüzde 10’una kadar serbestçe iştirak ederken, yüzde 33’üne kadar olan iştirak paylarında üst komisyon’un onayı gerekmektedir.
Üst Komisyon bankalar ve şirketler arasındaki mali yapının güçlendirilmesine yönelik uygulamanın gözetimini ve denetimini büyük bir özenle sürdürmektedir.
Bu gelişmeler doğrultusunda, 1999 yılında Kore ekonomisinin büyüme hızının artacağı ve mali piyasaların canlanacağı beklentisi, yabancı yatırımcıların yeniden ülkeye akın etmesini sağlamıştır. Alınan yeni tedbirlerin de etkisiyle, yabancı yatırımcıların Kore bankalarına ilgisi artmış ve uzun zamandır gözden düşen banka hisselerine yeniden talep gelmeye başlamıştır. 1997 yılında Asya kriziyle değer kaybeden Kore Borsası, bölgede krizden kurtulan ilk piyasa olmuştur. Ekonomisini çabuk toparlayan borsa 1998 yılında yüzde 46 oranında değer kazanmıştır.
2. JAPONYA2.1. MALİ PİYASALARA İLİŞKİN GELİŞMELER1990’ ları içeren on yıllık süreçte, Japon iç piyasalarındaki büyüme, ihracat sektörlerinin sürekli olarak Japon ürün ve hizmetlerine yönelme isteğinden kaynaklanmaktaydı. Artan ihracat, iç refaha yol açmaktaydı. Bu da karşılığında iç tüketimi ve talebi hızlandırmaktaydı. Neticede, iç talep artıkça finansal sistem ihracat büyümesini fonlayarak sermayeyi oluşturmakta idi. Dış piyasaların Japon malına istekli olduğu ve Japonya’nın da ihraç ürünleri tüketimini artırma becerisinin sürdüğü müddetçe, bu döngü kırılmadan devam edebiliyordu.
Bu süreçte, sermaye, Japon bankacılık sisteminin en önemli dayanağını oluşturmakta idi. Kamu ve özel sektörün yoğun kaynak ihtiyacı, bankalara yönelen kredi taleplerini aşırı ölçülere ulaştırmıştı. Aynı zamanda, tüketim harcamalarının ve gelirin de yükselmesi, hem ticari hem de bölgesel sektörlere baskı yapmaktaydı. Sonuç olarak, Japonya’nın ihracat hacminin büyümesi ile Tokyo ve diğer merkezlerdeki bankalar dünyanın hemen her yerinde şubeler açarak finansal kurumlarla işbirliği oluşturmuşlardı. Sermaye Japonya’nın dünyaya gönderdiği bankacılar ordusunun cephanesini oluşturmakta idi. Japon bankacılık sisteminde aktifler sürekli yükselme eğilimi göstermekte idi. Teknolojiye karşı doymak bilmeyen tüketici taleplerine bağlı olan likidite, iç piyasalarda endüstrinin hızlı gelişmesini ve dış piyasalarda da yatırıma hız vererek denizaşırı talepleri karşılamak için kullanılmakta idi.
Ancak, ABD’de yaşanan banka krizi, Meksika Peso’sunun çöküşü gibi ard arda gelen şoklar ihracata dayalı ekonomik büyümeyi aşındırmaya başlamıştır. Tayland Baht’I ile başlayan Güneydoğu Asya Krizi bu aşınmayı hızlandırmıştır. Finansal kriz ve ona bağlı sosyal baskılar Japon mali sisteminde de aşınmaları başlatmıştır.
1980’li yıllar ile 1990’ların başlarında Japonya’nın içinde bulunduğu dış ticaret fazlasından birçok batı ülkesi yakınmaya başlamış ve Japon hükümeti tarafından birtakım tedbirler alınarak, Japon iç piyasasının ithal ürünlerine de yönelmesinin sağlanması gerektiği ortaya konmuştur. Ancak yurtiçi tasarruf oranlarının yüksek seyretmesi, ithal mallara olan talebin de sınırlı kalmasına neden olmuştur. Japon ekonomisinin yaklaşık yüzde 1 oranında bir büyüme gösterdiği, iç talebin yavaşladığı ve dış ticaret fazlasının da artma eğilimini sürdüğü 1990’ların ortalarında, ülkede ekonomik durgunluk yaşanmaya başlanmıştır. 1995 yılında Japon hükümetinin aldığı tedbirler paketi iç talebin geçici olarak canlanmasını sağlamış, ancak uzun dönemde Japonya’nın ekonomik problemlerine kalıcı bir çözüm üretilememiştir.
Bu dönemde dokuz büyük Japon bankasının önemli ölçüde kayıtlı kredi kaybı bulunmaktaydı. Kayıt dışı kredi pozisyonlarının ise daha da önemli boyutlarda olduğu ileri sürülmekteydi. Bu dokuz bankanın yaklaşık 350 milyar dolar civarında geri dönmeyen kredilerinin olduğu tahmin edilmektedir.
1996 yılında, sorunlu alacakların tahsil edilmesi ve yitirilmekte olan tüketici güveninin tekrar sağlanması amacıyla Japon hükümeti önemli kararlar alma durumuna gelmiştir. Mali sistemin güçlendirilmesi ile beraber iç talebin de artırılarak desteklenmesi politikası, piyasalarda güvenin ve ekonomik büyümenin tekrar sağlanması açısından, Japonya’nın yanısıra tüm Asya ülkeleri için ön koşul olarak sayılmaktadır.
1996 ve 1997 yılının başlarından itibaren ilan edilen reform programı çerçevesinde, Japon ekonomisinde bir iyileşme yaşanmasına rağmen, daha sonraları tekrar bir durgunluk dönemi başlamıştır. Tüketim vergisi oranlarınn Nisan 1997 tarihinde yüzde 3’den yüzde 5’e çıkartılması sonucu, 1997 yılının ikinci çeyreği için GSYİH’da önemli bir gerileme kaydedilmiştir. Özellikle mali sektörde yaşanan bozulma, GSYİH’daki bu yavaşlamanın önemli nedenlerinden birini oluşturmuştur. Bankacılık kesiminde uzun vadeli bilanço yapısının bozulması, mali sisteme ilişkin yasal düzenlemelerin henüz hayata geçirilememiş olması ve kredi hacminin daralması sonucu ekonomide bir yavaşlama kaçınılmaz olmuştur.
1997 yıl sonunda para piyasalarında yaşanan çalkantıların da etkisiyle birçok finansal kuruluş krizi yaşamak durumunda kalmıştır. 1997 yılı ortalarından itibaren hisse senedi piyasalarındaki ani düşüş, finans kurumlarının mali durumlarını sarsmış ve tüketici açısından güven unsurunun kaybolmasına neden olmuştur.
1998 yılının ilk yarısında ekonomik gidişatın düzeltilmesi açısından bazı tedbirler alınmıştır. Bankacılık sisteminde güven unsurunun oluşturulması açısından mevduatların sigorta kapsamına alınması ve bankacılık sistemine yeni kaynak girişinin sağlanması Japon hükümetinin ekonomiye ilişkin planları arasında yer almaktaydı.
Japon hükümeti, bankacılık sistemi için 77 milyar dolarlık bir kaynak paketi önermiştir. Ancak, önerilen tutar hem yetersiz kalmış, hem de bütçeye ek yük getirmiştir. Bunun üzerine Japon hükümeti daha istikrarlı bankalara yardım amacıyla geri dönmeyen alacakların açıklanması için bir “köprü planı” önermiştir. 215 milyar dolarlık tahsisatın ayrıldığı bu planın dört amacı bulunmaktadır.
Japonya’da adil ve şeffaf bir mali yapının yaratılması için Mali Piyasaları Düzenleme Reform Tasarısının bir an önce hayata geçirilmesinin çok önemli olduğu ileri sürülmektedir. Getirilen bu yeni düzenleme ile mali piyasalarda disiplin ve globalleşmenin sağlanmasının temeli oluşturulabilecektir. Bu amaçla;şüpheli kredilerin açıklanması, mali sisteminin yeniden yapılandırılması, bankaların kamuya açıkladıkları mali tablolarda şeffaflığın sağlanması, mali gözetim ve denetim sisteminin güçlendirilmesi.
- Mali Piyasalar Gözetim ve Denetim Kurulu (Financial Supervisory Agency) kurulacaktır. Bütün özel finansal kuruluşların gözetimi ve denetimi Başbakana bağlı olan bu kurul tarafından yapılacaktır.
- Mevcut uygulamada Maliye Bakanlığı’na bağlı olarak hizmet veren Menkul Kıymetler ve Bankacılık Büroları feshedilerek yerine yine Maliye Bakanlığı’na bağlı “Finansal Planlama Bürosu” ihdas edilecektir. Bu büronun, tüm mali sistemin planlanması, düzenlenmesi gibi yükümlülükleri bulunmaktadır.
2.2. MALİ PİYASALARI DÜZENLEME VE DENETLEME SİSTEMİ
Reform olarak adlandırılan “Mali Piyasaları Düzenleme ve Denetleme Sistemi” ana hatları ile aşağıda özetlenmiştir.
- Başbakanlığa bağlı “Mali Piyasalar Gözetim ve Denetim Kurulu” kurularak, özel finansal kuruluşlarının gözetim ve denetiminin sağlanması hedeflenmektedir. Böylece, finansal kuruluşların gözetim ve denetimleri mali sistemin planlanması ve düzenlenmesinden ayrı bir perspektif olarak ele alınmaktadır. Özel finansal kuruluşlar; ticari bankalar, sigorta şirketleri, ve banka dışı diğer mali kuruluşları kapsamaktadır.
- Mevcut uygulamada, gözetim ve denetim görevi Maliye Bakanlığı’na bağlı iken, yeni düzenleme ile Başbakan’a bağlı özerk bir Kurul tarafından gerçekleştirilecektir.
Ayrıca “Menkul Kıymetler ve Kambiyo Denetim Komisyonu” da Maliye Bakanlığına bağlı olmaktan çıkarılıp, bu yeni kurulacak Kurul’a bağlanmaktadır. Böylece piyasalar daha tarafsız ve adil biçimde denetlenecektir.Maliye Bakanlığı; mali sistemin, menkul kıymet piyasasının ve kambiyo piyasasının, “Japon Merkez Bankası”nın ve ”Mevduat Sigorta Kurumu”nun yapılandırılması ve düzenlenmesinden sorumlu kurum haline getirilmektedir. Yeni yapılanma ile bu bakanlık artık tek tek ticari bankaların ve diğer özel finans kuruluşlarının gözetim ve denetim görevini yürütmeyecektir.
“Bölgesel Finans Büroları” bölgesel olarak ticari bankaların gözetim ve denetimi ile ilgili olarak kurulacak ve bu Kurul’a bağlı olarak çalışacaktır. Mevcut uygulamada Maliye Bakanlığı’na bağlı bulunmaktaydı.
Maliye Bakanlığı ile Mali Piyasalar Gözetim ve Denetim Kurulunun koordineli bir şekilde çalışarak sorunların çözümlenmesi gerekmektdir.
Mevduat Sigorta Fonu yönetiminden bankalara yapılacak olan mali yardımın onaylanması Kurulun görevleri arasında yer almaktadır. Zor durumda olan bir bankaya Fondan kaynak aktarılması bu Kurulun onayı ile gözetim ve denetim esaslarına göre yapılacaktır. Bu olur sırasında Kurulun Maliye Bakanlığı ile görüş birliği sağlayarak, finansal sistemin istikrarlı bir yapıya kavuşturulmasına yardımcı olması gerekmektedir.
Diğer yandan Maliye Bakanlığı bu Fonun planlanması ve yapılandırılması ve prim oranlarının tespitinden sorumlu olmaktadır.
Mart 2001 tarihine kadar bu Fonun mevduatı sigorta altına alması tam koruma şeklinde yapılacaktır.
Maliye Bakanlığı, bu Kuruldan mali piyasaların düzenlemesine ve ilgili kanunların çıkartılmasına yönelik olarak ve ilgili diğer mevzuata uyum açısından bazı bilgiler talep edebilecektir. Aynı şekilde Kurul da kendi görevleri sırasında karşılaştığı sorunlarla ilgili olarak elde ettiği görüş ve bilgileri Maliye Bakanlığı’na ileterek, mali sistemde söz konusu olan düzenleme ve yapılanmanın eksiksiz olmasına katkıda bulunabilecektir.
Maliye Bakanlığı ve Kurulun ayrıca uluslararası bir mali krizin yaşanmasında veya uluslararası platformlarda görüş bildirmesi, bu tür organizasyonlara gidilmesi sırasında da koordineli bir şekilde çalışması gerekmektedir.
2.2.1. Mali Piyasalar Gözetim ve Denetim KuruluYeni düzenleme 1998 yılı Bütçe Kanunu ile getirilmiştir. Bu Kurul üç ana birimden oluşmaktadır.
Gözetim Birimi Denetim Birimi Menkul Kıymetler ve Kambiyo Denetleme Komisyonu
2.2.2. Maliye BakanlığıYeni yapılanmadan sonra Bakanlığın bazı organizasyonları ve personeli Kurula devredilecektir.
Mali Gözetim Birimi, Menkul Kıymetler ve Kambiyo Denetim Komisyonu Özel finansal kuruluşlarının denetlenmesi işini sürdüren Menkul Kıymetler Bürosu’nun ve Bankacılık Bürosu’nun ilgili birimleri, Maliye Bakanlığından ayrılarak, Kurula bağlanacaktır.
1. Finansal Planlama Bürosu;
Menkul Kıymetler ve Bankacılık Büroları feshedilerek
yerine “Finansal Planlama Bürosu” kurulmuştur. Bu büronun görevi, mali
sistem, menkul kıymet ve kambiyo piyasalarına ilişkin planlama ve düzenleme
yetkisinin kullanılmasıdır. Ticari bankaların, sigorta şirketlerinin ve
banka dışı mali kesimin yapılandırılması, ayrıca Mevduat Sigorta Fon’unun
yönetimi bu büronun görevlerini teşkil etmektedir. Bağlı birimleri aşağıda
sıralanmıştır.
2. ”Uluslararası Büro “Uluslararası Mali Piyasalar Bürosu “Uluslararası Büro” olarak yeniden adlandırılmıştır. Bağlı birimleri aşağıda sıralanmaktadır.
Koordinasyon Bölümü, Araştırma Bölümü, Uluslararası Organizasyon Bölümü :
Uluslararası para sistemlerine ve uluslararası kuruluşlara (IMF,OECD) ilişkin araştırmaların, planlamanın ve düzenlemelerin yapılması,Ödemeler Dengesi Bölümü, Kambiyo ve Para Piyasaları Bölümü :
Döviz fonu özel hesabının yönetimi ve döviz piyasalarındaki istikrarın sağlanması,Kalkınma Politikaları Bölümü :
Ekonomik kalkınmaya ilişkin, uluslararası mali politikalarının takip edilmesi ve oluşturulması,Kalkınma Enstitüleri Bölümü, Kalkınma Finansmanı Bölümü :
Yabancı yatırımların ve ithalat-ihracat kredilerinin planlanması,
3. AVUSTRALYA
3.1. AVUSTRALYA MALİ SİSTEMİNİ DÜZENLEME OTORİTESİ (APRA)Avustralya’da mali sistemde daha etkin bir düzenlemenin yapılması amacıyla 1 Temmuz 1998 tarihinde “APRA” (Australian Prudential Regulation Authority) diye adlandırılan bağımsız bir otorite kurulmuştur. APRA Avustralya mali kuruluşları için getirilen yeni ve ihtiyatlı bir regülasyon programı anlamına gelmektedir. Bankacılık kesimi, sigorta şirketleri ve emekli sandığı fonlarının tanzim ve düzenlenmesine ilişkin bu programın yürütülmesi APRA’nın görev ve sorumluluğu altında yer almaktadır.
APRA’nın hedefi ülkedeki mali kuruluşlar arasında güveni tesis etmek, ekonomik büyümeye katkıda bulunmak ve mali sisteme çeşitlilik kazandırmaktır. Avustralya mali sisteminin yaklaşık yüzde 85’i APRA’nın kapsamına girmektedir.
Programın hedeflediği mali kuruluşların ihtiyatlı yönetimine ilişkin düzenlemeler bankacılık kesiminin, sigorta şirketlerinin, emekli sandığı fonlarının ve diğer mali kuruluşların rasyonel davranışlarının teşvik edilmesi ve desteklenmesi anlamındadır. Asıl amaç sistemdeki kuruluşların kalitesinin artırılabilmesidir. Bu da uluslararası prensiplerinde ileri sürdüğü gibi, ancak sistemdeki mevcut yapının iyi tanımlanması, ölçülebilmesi ve mevcut bir takım risklerin kontrol altında tutulması ile mümkün olabilecektir.
Ürün standartları, tüketici problemleri, lisans firmaları ve aracı kurum faaliyetleri ise Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırımlar Komisyonu’nun görev ve sorumluluğu altında yer almaktadır. Ancak, APRA hem Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırımlar Komisyonu (ASIC), hem de Avustralya Merkez Bankası (RBA) ile sıkı bir işbirliği sürdürmek durumundadır.
Mali kuruluşların tanzim edilmesi, standartlarının tayin edilmesi (uygun sermaye yapısı, likidite durumu gibi) ayrıca yatırımcılar, siyasiler, fon üyeleri ve kredi kooperatifleri ile mali kuruluşlar arasında köprü oluşturulması, gerektiği durumlarda müdahale edilmesi ve yönetilmesi APRA’nın elinde bulundurduğu gücü oluşturmaktadır.
Avustralya’yı Pasifik Asya bölgesinde öncü bir ticaret merkezi haline getirmek amacıyla, hükümet mali sistemin düzenlenmesine önem vermiş ve bu program açıklanmıştır.
Reformun asıl amacı, mali piyasalarda rekabeti artırmak, etkinliği geliştirmek ve şeffaflığı tesis edebilmektir. Bu yapı bir kez kurulduğunda, bir çok ticari alanda gelişim de beraberinde sağlanacaktır. Bu gelişme sürecinde globalleşme, teknolojik değişim, yatırımcı ve tüketici ihtiyaçlarının karşılanması da sağlanarak ekonomide istikrar kalıcı hale getirilebilecektir.
3.1.1 APRA Mali Reformuna Yönelik ÇalışmalarMali piyasalarda rekabetçi yapının bozulması, mali piyasaların kötü idare edilmesi, bilgi akışındaki düzensizlik, piyasalarda istikrarsızlığın kalıcı hale geliyor olması, Avustralya’da mali reformu gerekli hale getiren belli başlı nedenlerdendir.
Mali sistemde yaşanan bu aksaklıkların giderilmesi amacıyla, ilk olarak Haziran 1996 tarihinde Hazine tarafından mali sistemin araştırılmasına ve soruşturulmasına yönelik bir teklif (Wallis Inquiry) oluşturulmuştur. Bu getirilmek istenilen yeni düzenleme ile; etkin, duyarlı, esnek ve rekabete açık bir mali sistem kurularak ekonomik performansın güçlendirilmesi, adil, ihtiyatlı ve istikrarlı bir finansal yapının oluşturulması amaçlanmıştır.
Avustralya’da mali sisteminin düzenlenmesine ilişkin olarak önerilen bu yapı aşağıda özetlenmiştir.
|
Kuruluş |
|
|
| Avusturalya Merkez Bankası |
|
|
| Avustralya Mali Kuruluşlar Komisyonu |
|
|
| Sigorta ve Emeklilik Komisyonu |
|
|
| Avustralya Menkul Kıymetler Komisyonu |
|
|
| Kamu Kurumları |
|
|
Daha sonra Wallis araştırmasının da ışığı altında, 1 Temmuz 1998 tarihinde yeni bir yasa ile APRA’nın oluşturulmasını mümkün hale getirilmiş ve Hükümet mali kesimde APRA’nın faaliyetlerine ilişkin çalışmalara hız vermiştir. Mali kesimin düzenlenmesinden tek bir kurumun (APRA) sorumlu tutulmasının daha etkin olacağı hükmüne varılmıştır. Nitekim, bu gelişmeler doğrultusunda; aşağıda özetlenen faaliyetler hayata geçirilmeye başlanmıştır.
3.1.2 APRA’nın Oluşturulması1. Yeni mali yapılanmanın etkin olabilmesi için bir takım önemli kararlar alınarak APRA’nın
faaliyete geçmesi planlanmıştır. Hükümet tarafından aday gösterilen ve uzman
düzeyinde görev yapan kişiler geçici olarak yeni düzenlemenin parlamento tarafından
onaylanıncaya kadar oluşturulmasında görev almışlardır. Yasa Parlamentodan geçtikten
sonra asıl atamalar yapılacaktır.2. Hükümet, mali sistem reform önerisi ile aynı zamanda Avustralya Mali Servisler ve
Şirketler Komisyonunu 1 Temmuz 1998 tarihinde Avustralya Menkul Kıymetler ve
Yatırımlar Komisyonu olarak tekrar düzenlemiştir.3. Finansal kesimdeki gelişmeler ve politikalarla ilgili olarak tavsiyelerde bulunmak üzere
Mali Kesim Danışmanlık Konseyi kurulmuştur. Reform düzenlemeleri ile beraber mali
sistemin etkin ve dinamik bir şekilde yönlendirilmesini sağlamak ve araştırmalar
yapmak üzere bu konsey 2 Eylül 1997 tarihinde görevlendirilmiştir.
4. Avustralya’nın bölgede finans merkezi haline getirilebilmesi için Hükümet 1997 yılı
Aralık ayında “Task Force” adı altında yeni bir çalışma birimi kurmuştur. Bu birim
dünyada gelişen global mali yapı içinde Avustralya’nın mevcut avantajlarının korunması
amacıyla kurulmuştur. Eğitim düzeyi yüksek bir kadrodan oluşan bu birim, Hükümete
uzman danışmanlık görevi yaparak, uluslararası mali piyasalardaki gelişmeleri ve
Avustralya için uygun politikaları tespit etmekle sorumlu tutulmuştur.5. Mali Yapının Düzenlenmesi Konseyi (CFR) 2 Eylül 1997 tarihinde ihdas edilmiştir.
Avustralya Merkez Bankası (RBA), APRA ve Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırımlar
Komisyonu (ASIC) bu Konsey’i oluşturmaktadır. Mevcut yapıda Mali Denetim Konseyi
adı altında yer alan Konsey’in yerine kurulmuş olan bu yeni Konsey, mali reformun
çerçevesini oluşturacak düzenlemelere geçişin tüm faaliyetlerini organize etmek için
görevlendirilmiştir. Konseyin belli başlı görevleri,Kurum içi, kurumlararası ve düzenlemeyi yapan kuruluşlar arası bilgi akışını sağlamak, İhtiyaçların temini ve uyumunu sağlamak, Mali sisteme ilişkin raporlama ve teknik düzeyde gelişmeyi sağlamak, takip etmek, Kurum içinde oluşabilecek sorumluluk çatışmalarını koordine etmek ve çözmek.
Konsey Hazine’ye bağlı olarak çalışmakta ve yıllık raporlar hazırlamaktadır.
APRA’nın Görev ve Sorumluluğu Altındaki Kuruluşlar;
APRA Kurulu’nun İdari Yapısı;
APRA tarafından gözetim altına alınan bir
kuruluşun başkan veya çalışanı APRA idari heyeti üyesi olamamaktadır.
Merkez Bankası’ndan ve Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırımlar Komisyonundan olan üç üye APRA temsilciler heyetini oluşturmaktadır. Diğer üyeler temsilcilerden ayrı ve Hazine tarafından en fazla beş yıllığına seçilebilmektedir. Temsilci üyeleri ise Merkez Bankası ve Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırımlar Komisyonu tarafından seçilmektedir. Başkan yardımcısı da Hazine tarafından beş yıllığına seçilmektedir.
APRA’nın Gelir Kaynakları;
3.2. APRA VE AVUSTRALYA MERKEZ BANKASI (RBA) İLE İLİŞKİLER1. Ödemeler dengesinin düzenlenmesi, finansal sistem ve mali politikalara yönelik hedeflerin
belirlenmesi RBA’nın görevini oluşturmaktadır. Mali kuruluşları denetleme yetkisi yoktur, ancak,
mali sistem için gerekli likidite ihtiyacının sağlanmasından sorumludur.2. APRA bankaların, genel ve hayat sigorta şirketlerinin ve emekli sandığı fonlarının gözetim ve
denetiminden sorumludur. Örneğin bankacılık lisanslarının verilmesi veya iptali bu Kurumun
yetkisi altına alınmıştır. Toplu konut fonlarının, kredi kooperatiflerinin ve diğer derneklerin
denetlenmesi görevi de daha sonra APRA’ya devredilecektir.3. Her iki kurum da birbirlerini tamamlayıcı bir yapı içerisinde, mali piyasalarda istikrarın
sağlanmasından sorumlu bulunmaktadır.4. Her iki kurum arasında tam ve düzenli olarak bilgi akışının sağlanması esastır.
5. Bağlı birimleri tarafından RBA bilgi ve verileri mali piyasalardan, APRA’da denetlediği
kuruluşlardan temin etmektedir.6. İki kurum arasında hizmete özel bir bilgi akışı sözkonusu ise, bu durumun diğer kuruma da
bildirilmesi gerekmektedir.7. APRA bankaların gözetim ve denetimine ilişkin tüm veri kaynaklarını muhafaza etmekten sorumludur.
8. Zaman zaman mali piyasalarda gelişmenin ve denetimin sağlanması için RBA, APRA’nın
denetlediği kuruluşlarla ilgili görüş verebilmektedir.9. Avustralya’nın bölgede temsil edilmesi ve uluslararası mali prensiplerin uygulanmasında her iki
kurumda işbirliği içinde bulunmaktadır. Örneğin uluslararası bankacılık sisteminin denetimini
sağlayan “Basle Komitesi”nin üyeliğini APRA’nın da kabulü ile RBA yürütmektedir.
4. İNGİLTEREMali hizmetler sektörü İngiltere’nin gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 7’sini oluşturmaktadır.1 milyon kişi bu sektörde istihdam edilmektedir. Bu da toplam işgücünün yüzde 5’i anlamına gelmektedir. Temmuz 1997’de Hükümet mali piyasaları düzenleyen ve denetleyen bir sistem oluşturmuş ve Mali Hizmetler Otoritesi ( Financial Services Authority FSA) adı altında yeni bir kurum faaliyete geçmiştir.
4.1. MALİ HİZMETLER OTORİTESİ (FSA)FSA’nın temel hedefleri:
1. Mali hizmetler sektöründe tüketicinin korunması;
4.1.1. Mali Hizmetler Otoritesinin (FSA) OluşumuBankacılık sektörünün denetlenmesi görevi, 1998 yılı Nisan ayı itibariyle FSA’ya devredilmiştir. Bankacılık sektörünün denetlenmesi ile ilgili birimler de FSA’ya transfer edilmiştir. Diğer mali kuruluşların denetimine ilişkin kanuni yetkiler ise 1999 yıl sonuna kadar mevcut yapı korunarak devam etmektedir. Mevcut yapıda, SRO (Self-Regulatıon Organisation) kurumu tarafından, bankacılık dışında kalan diğer mali kuruluşların düzenlenmesi söz konusu olmaktadır.
SRO ve FSA’nın faaliyetlerinin entegrasyonunun 1999 yıl sonuna kadar tamamlanması öngörülmektedir. 1999 yıl sonu itibariyle tüm mali sistemi düzenleyici reform yasası uygulamaya geçirilecek ve mali sistemin denetim otoritesi tamamen FSA’ya devredilecektir.
Her iki kurumun da işbirliği içinde olacağı entegrasyon aşamasında, yeni sistemde yer alacak denetim standartlarının oluşturulması önem taşımakta ve geçiş sürecinde SRO’nun önemli rolü bulunmaktadır.
FSA’nın 1999 yıl sonuna kadar oluşacak denetim yapısı aşağıda özetlenmiştir:
İlk olarak, Bankacılık Yasası’nda bir değişiklik
getirilerek, daha önce İngiltere Merkez Bankası’nın
bünyesinde olan bankaların denetlenmesi ile
ilgili birimler FSA’ya devredilmektedir. Nitekim, FSA’nın
bankacılık kesiminin denetlenmesini sağlayan
yetkiyi ele alması Nisan 1998 tarihi itibariyle
tamamlanmıştır.
İkinci olarak, bütün birimleriyle mali denetim
otoritesinin, yeni bir yapılanma çerçevesinde, FSA’nın
yetkisine devredilmesinin, 1999 yıl sonu itibariyle
sağlanması gerekmektedir. Mevcut yapıda, SRO (Self-Regulatıon Organisation)
kurumu tarafından, bankacılık dışında kalan diğer mali kuruluşların
gözetim ve denetim faaliyeti sürdürülmektedir.
Böylece, yeni yapılanmada, yukarıda sayılan diğer
mali kuruluşların da denetim otoritesi FSA’nın
yetkisine verilerek entegrasyon tamamlanmış olacaktır.
Bu entegrasyonun sağlanması amacıyla Hükümet
tarafından ilgili Kanun Tasarısı 1998 yılında
hazırlanmış ve parlamentoya görüşülmek üzere
sunulmuştur. Sonuç olarak, tüm mali sistemi
düzenleyen bu reform yasası 1999 yıl sonu itibariyle
uygulamaya geçirilecek ve mali denetim
tamamen FSA’ya devredilecektir.
4.1.2 FSA Entegrasyon Süreci1. Aşama:
2.Aşama:
- Merkez Bankası Kanun tasarısının hazırlanması ve yayımlanması,
- FSA uzman kadrolarının atanması,
- Bankacılık denetim ve gözetim yetkisinin MB’sından FSA’ya transfer edilmesi,
- SRO çalışanlarının FSA’ya geçişinin sağlanması,
- FSA denetim otoritesinin kullanılması,
Bankacılık Kesimi
SRO ile anlaşmalı olan diğer mali kuruluşlar- Grup denetim uygulamaları için denetim modellerinin uygulanması,
- Tam denetime geçiş için pilot uygulamaların gerçekleştirilmesi,
- Bilgi akış sisteminde entegrasyonun sağlanması,
- FSA çalışanları atamalarının yapılması,
- Hazine’nin Mali Reform Kanun Tasarısı’nı hazırlaması,
- Sigorta Şirketleri Genel Müdürlüğü, Hayır ve Yardım Dernekleri Komisyonu, Konut Kooperatifleri çalışanlarının sözleşme ile FSA’da istihdam edilmesi,
- FSA’nın tüm mali kuruluşların denetlenmesi ve düzenlenmesinden sorumlu kurum haline gelmesi,
1998 yılı Nisan ayına kadar, FSA üyelerinin atanması Hazine ve MB guvernör’ünün ortak kararı ile yapılmıştır. Bu tarihten sonraki atamalar ise sadece Hazine tarafından yapılacaktır.
FSA Otoritesi; başkan, başkan yardımcısı ve 8 üyeden oluşmaktadır. Ayrıca yürütmeden sorumlu 3 idari üye de bulunmaktadır. Bunlardan biri, bankaların denetiminden sorumlu MB guvernörü, diğer ikisi de Yatırımların Yönetimi ve İdaresi Organizasyonu ve Vadeli İşlemler - Sermaye Piyasası Kurulu idari başkanları olan üyelerdir. FSA Otoritesine 15 üyeden fazla üye ataması yapılmamaktadır.
Ancak,1999 yıl sonundan itibaren entegrasyonun tamamlanmasıyla beraber, FSA’ya yürütme komitesi tarafından destek verilmesi ve yürütmeden sorumlu uzman kadroların da istihdam edilmesi söz konusu olacaktır.
Hazine’nin, Merkez Bankası‘nın (MB) ve FSA’nın mali istikrarın sağlanmasında işbirliği içinde bulunmaları gerekmektedir. Her üç kurumun da tabi olduğu prensipler aşağıda özetlenmiştir.
Her üç kurumun da yetki ve sorumlulukları
aşağıda özetlenmiştir.
4.2.1. İngiltere Merkez Bankası’nın Görev ve YetkileriMerkez Bankası tüm mali sistemin istikrarının sağanmasından sorumludur.
Para piyasalarında istikrarın sağlanması, bankaların para piyasalarındaki faaliyetlerinin izlenmesi para politikası fonksiyonlarındandır. MB para piyasalarında günlük faaliyetlerde bulunarak, günlük dalgalanmaları ve likiditeyi takip etmektedir.
Yasama ve düzenlemeye ilişkin tüm kurumsal yapının
oluşturulması Hazine’nin yetki alanındadır. Hazine, FSA ve MB faaliyetlerinden
sorumlu olmamakla beraber, bir çok durumda FSA ve MB, Hazine’ye, mali piyasalara
ilişkin problemlerin çözüme kavuşturulmasında, gerekli yasal katkının oluşturulması
aşamasında ihtiyaç duymaktadır. Örneğin iktisadi bir krizin yaşanması,
teşvik mekanizmasının oluşturulması, uluslararası bir problemin ortaya
çıkması veya bir Kanun değişikliğine ihtiyaç duyulması hallerinde Hazine’nin
Parlamento ile irtibata geçmesi gerekmektedir. FSA ve MB’nın her durumda
Hazine’nin devreye girip girmemesine karar verme tasarrufu bulunmaktadır.
Üyelik Komitesi
FSA ve MB uluslararası denetim ve gözetim kuruluşları
ile işbirliği halindedir. Bankacılık Üst Denetimi (EMİ)’nde, Basle Denetim
Komitesinde ve diğer uluslararası komitelerde her iki kurumun da üyeleri
bulunmaktadır. FSA ve MB uluslararası denetim komitelerindeki gelişmelerden
Hazine’yi haberdar etmek durumundadırlar.
5. SİNGAPUR
5.1. MALİ PİYASALARA İLİŞKİN GELİŞMELERSınırlı coğrafi alanına ve doğal kaynaklarına rağmen, Singapur,1997 yılı Uzak Doğu mali krizinden önce, son yirmi yıl içerisinde çok hızlı bir ekonomik ilerleme kaydetmiştir. 1997 yılına kadar geçen süre içerisinde ortalama büyüme hızı yüzde 8 olarak gerçekleşmiştir.
|
|
|||||
|
|
|
|
|
|
|
| BÜYÜME HIZI (%) |
|
|
|
|
|
| TÜFE |
|
|
|
|
|
| İHRACAT (MİLYAR $) |
|
|
|
|
|
| İTHALAT (MİLYAR $) |
|
|
|
|
|
| DÖVİZ KURU SİN $/ $ | 1.63 |
|
|
|
|
| FERT BAŞINA MİLLİ GELİR $ |
|
|
|
|
|
|
|
|
||||
| TARIM/GSYIH |
|
|
|
||
| İMALAT/GSMH |
|
|
|
||
| MALİ - HİZMETLER
SEKTÖRÜ |
|
|
|
||
| TİCARET |
|
|
|
||
1996 yılında yüzde 6,8 oranında büyüyen Singapur ekonomisinin 1997 yılında da büyüme hızı yüzde 7.8’dir. Ancak,1998 yılında Singapur ekonomisinin yüzde 1.9 oranında daralacağı öngörülmektedir.Yurtiçi tasarruflar Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 50’sine ulaşmaktadır.
Ekonomi esas itibariyle hizmet sektörüne dayanmaktadır. Tarım ve imalat sanayiinin rolü düşüktür.
1996 yılı sonunda altın dahil toplam uluslararası rezervleri 75.7 milyar dolar olan Singapur, bölgede bankacılık, hizmet, iletişim, üretim ve turizm merkezi durumundadır.
Singapur’da Merkez Bankası olarak Singapur Para Kurulu (Monetory Authority of Sigapore MAS) görev yapmaktadır. Para Kurulu hükümet ile para ve maliye politikalarının uygulanmasında koordineli olarak çalışmaktadır (2). Singapur’un ekonomik ve finansal gelişmesine yardımcı olmak, Kurul’un yükümlülükleri arasındadır. Kurul üyeleri Cumhurbaşkanı tarafından süresiz olarak seçilmektedir.
Mali ve Hizmetler sektörü Singapur ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Bu sektör 1980 –1997 döneminde ekonomideki payı en hızlı artan sektör olmuştur. Mali ve hizmetler sektörünün 1980’de ekonomideki payı yüzde 19 iken, 1996 yılında yüzde 30.5’e yükselmiştir. Ancak, 1997 ve 1998 yılının ilk yarısında mali ve hizmetler sektörün GSYİH içindeki payı sadece yüzde 2.5 oranında artmıştır. Bu gelişmede hizmetler sektöründeki artış yüzde 6.5 olurken mali sektörün yüzde 2.6 oranında daraldığı gözlenmektedir.
Singapur Hükümetinin uzun vadeli amaçlarından biri Singapur’u bölgesel bir finans merkezi haline getirmektir. Bu çerçevede üretim sektöründe çalışanların hizmet sektörüne kaydırılmasına çalışılmaktadır.
Bu çalışmalar sonucunda, son yıllarda mali sektörde çalışanların sayısında hızlı bir artış olmuş, ancak mali sektörün GSMH’dan aldığı pay 1990’da yüzde 10.5 iken 1995’te yüzde 11’e çıkabilmiştir. Bu durum, sektörde üretim veriminin düştüğünü göstermektedir. Bununla birlikte verimlilik Borsadaki gelişmelere bağlı olarak dalgalanmalar göstermektedir.
Singapur’da halen 12’si yerel ve 128’i yabancı olmak üzere 140 adet banka faaliyet göstermektedir. Ayrıca, 57 banka temsilciliği, 141 sigorta şirketi ve 136 yatırım finansman kuruluşu bulunmaktadır.
Merkezi Singapur’da bulunan Asya Dolar Piyasası (Asian Dollar Market) başlangıcından bu yana hızla gelişmiş ve 1969 yılı sonunda 30 milyon ABD doları olan işlem hacmi 1995 yılı Mart ayında 446 milyar ABD dolarına ulaşmıştır.
Piyasaların hızla gelişmesine karşın, sermaye piyasalarına geleneksel bankacılık işlemleri hakimdir.
5.2. MALİ PİYASALARDA YENİDEN YAPILANMA VE 1997-1998 DÖNEMİ GELİŞMELERİ1997 yılında yüzde 7.8 oranında büyüyen Singapur ekonomisi, 1998 yılının ikinci yarısı itibariyle sadece yüzde 1,6 oranında büyümüştür.1998 yıl sonu itibariyle ise ekonominin 1,9 oranında daralacağı öngörülmektedir.
Singapur ekonomisinin büyümesinin yavaşlamasının en önemli nedeni olarak; imalat sanayi, ticaret ve mali hizmetler sektöründe ciddi daralmaların yaşanması gösterilmektedir. Özellikle 1998 yılında elektronik sektöründe yüzde 7 oranında üretim düşüşü kaydedilmiştir.
1998 yılının ilk yarısında mali ve hizmetler sektörünün GSYİH içindeki payı yüzde 2.5 oranında artmıştır. Ancak, bu artışta hizmetler sektöründeki artış yüzde 6.5 olurken, mali sektörün payının yüzde 2.6 oranında daraldığı gözlenmektedir.
|
|
|
|
| BÜYÜME HIZI (GSYİH) (% değişim, 1990 fiyatları) |
|
|
| MALİ VE HİZMETLER SEKTÖRÜ |
|
|
| İMALAT |
|
|
| TİCARET |
|
|
| M1 (% Değişim) |
|
|
| KREDİ HACMİ (% Değişim)
Bankalar Diğer Mali Kurumlar |
6,8 |
1,4 |
| DÖVİZ KURU SİN $/ $ |
|
|
| ASYA PARA BİRİMİ |
|
|
Mali sektörde yaşanan bu olumsuz gelişmede, faiz oranlarının yükselmesinden dolayı, tüketici kredilerinin artış hızının da yavaşlaması etkili olmuştur. Bankacılık kesiminde kredi hacmi genişlemeleri sınırlı ölçüde gerçekleşmiştir. 1997 yıl sonunda bankaların kredi hacmi artış oranı yüzde 12.8 iken, bu oran 1998 yılının ikinci yarısında yüzde 5.3’e gerilemiştr. Asya Para Piyasası aktiviteleri de 1998 yılında daralmıştır. Piyasada M1 para arzında daralma yaşanmış, bu da emisyon hacminin düşüşünden değil, vadesiz mevduattaki azalmadan kaynaklanmıştır. Ayrıca, Standart & Poors bazı Singapur bankalarının kredi notlarını düşürmüştür.Son yıllarda ülkede yaşanan bu olumsuz ekonomik gelişmeler neticesinde,1997-98 yıllarında Singapur mali bütçesi ekonomik istikrarın esas alınması prensibi üzerine hazırlanmıştır. Güney Doğu Asya mali krizinin yaratmış olduğu problemlerin giderilmesi ve piyasalarda güvenin tekrar tesis edilmesi amaçlanmıştır. Gelir ve Kurumlar Vergisi oranları değiştirilmemekle beraber, Hükümet yüzde 10 Gelir Vergisi iadesinde bulunacağını açıklamıştır. 1997 yılı bütçesinin en önemli yeniliği mali sektör faaliyetlerinde vergi muafiyet ve istisnalarının artırılmış olmasıdır.
Singapur Para Kurulu (MAS) tekrar yapılanma sürecine girmiştir. Mali sektörün denetlenmesi bu Kurul tarafından yapılmaktadır. Para basma yetkisi ise Emisyon Kurulu’nun (Board of Commission of Currency BCCS) sorumluluğundadır. 1997 mali krizinden sonra Para Kurulu ülkede sıkı bir denetim ve gözetim rejimi uygulamaya başlamıştır (örneğin bankacılık faaliyetlerinin iptali gibi). Kurul’un mali sistemin denetimine ilişkin faaliyetleri hem firmalar, hem de kamu oyu tarafından destek görmektedir.
5.2.1. Sigapur Merkez Bankası (MAS) Kurulu’nun Yeniden YapılanmasıHükümet tarafından 3 Nisan 1998 tarihinde ilan edilen, mali sistemin yeniden yapılanmasında üç aşama söz konusu olmaktadır.
- Singapur Merkez Bankası olan MAS Kurulu’nun yeniden yapılandırılması,
- Zorunlu tasarrufun teşvik edildiği Merkezi İhtiyat Fonu Birimi’nin limitlerinin serbestleştirilmesi,
- Singapur borsasında yer alan firmaların bilanço bildirim ve raporlama esaslarının değiştirilmesi, geliştirilmesi.
2. Hükmi Şahıs Teşvik Grubu; bilgi teknolojisi
ve personel rejimi politikalarının teşvik edilmesi
bu grubun sorumluluk alanını
teşkil etmektedir.
3. Mali Piyasalar Teşvik Grubu,
4. Planlama ve Koordinasyon Grubu.
Ayrıca MAS’ın Uluslararası Piyasalar Bölümü
de Piyasalar ve Yatırımlar Bölümü olarak tekrar adlandırılmıştır. Ekonomi
Bölümü ise doğrudan Kurul başkanına bağlı olarak görevlendirilmiştir. Kurul
başkan yardımcısı aynı zamanda uluslararası iktisadi faaliyetlerden de
sorumlu olmaktadır.
Hükümet Kurulun yeniden yapılandırılmasının yanında, zorunlu tasarruf sistemi anlamına gelen Merkezi İhtiyat Fonu’na yatırım yapma kurallarını da serbestleştirmiştir. Küçük tasarrufları yatırıma kanalize eden bu Fon 1994 yılında kurulmuştur. Daha sonra Fon katılımcıları coğrafi sınır olarak genişletilmiştir. Hong Kong, Malezya, Güney Kore ve Tayland ve Tayvan sermaye piyasaları da 1997 yılında bu Fon'a dahil edilmiştir. Almanya, Japonya ve ABD'de söz konusu Fon’a 1998 yılında dahil olmuşlardır. 22 Mayıs 1998 tarihinden itibaren coğrafi limit tamamen kaldırılmıştır. Hükümet Fona yatırım yapılmasının teşvik edilmesi ile ülkede Fon yönetiminin gelişeceğine inanmaktadır.
Dipnotlar
2. Yerli para üzerine odaklanan Kurul, para politikasını uygulayabilmek için sınırlı araçlara sahiptir. Singapur Doları, enflasyon yaratmayacak, büyümeyi ve ihracatı teşvik edecek bir düzeyde tutulmaya çalışılmaktadır. Kurul, ABD doları ve ticaret ağırlıklı kur sepeti yanında uluslararası faiz oranları ile enflasyon oranlarını da dikkatle izlemektedir.
Kurul, faiz oranlarını uluslararası eğilimlere uygun bir çizgide tutmakta, ancak bunu öncelikli amaç olarak benimsememektedir. Piyasaya para arz etmek istediğinde döviz swaplarını kullanmakta ve yurtiçi finansal kuruluşların menkul kıymetlerini satın almaktadır.
Kurul, döviz kuru hedeflenen sınırın dışına çıktığında müdahale etmektedir. Mevduat, forward ve türev piyasalar kontrol altında tutulmaktadır.
Kurul’un en etkin olarak kullandığı araçlardan biri Ahlaki Korkutma-İkna Yolu (Moral Suasion)’dur. Kurul, bankaları amaçlara uygun davranmaları konusunda etkilemek için bu yöntemi kullanmaktadır.
Mevsimsel kısa vadeli likidite
açıklarının karşılanması amacıyla ise, Kurul, döviz swaplarını kullanmaktadır.
|
|
|
|
|
| © DPT.YBM, 1999 | |||