| ...DPT Elektronik Kütüphanesi |
Depremin Ekonomik ve Sosyal
Etkileri: Muhtemel Finans İhtiyacı
Kısa-Orta ve Uzun Vadede alınabilecek Tedbirler... |
YÖNETİCİ ÖZETİ
(Tüm
metin)
Depremin Yol Açtığı İnsangücü Kaybı ve Bina Hasarı:
17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan ve Richter ölçeğinde 7.4 olarak kaydedilen deprem felaketi ülkemizin ve insanlığın 20. Yüzyılda yaşadığı en büyük felaketlerden birisidir.
Körfez depremi ülkemizin gerek nüfus gerekse ekonomik aktivite bakımından en ağırlıklı bölgesinde etkili olmuştur. Deprem, Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul, Bolu, Bursa ve Eskişehir illerini kapsamış, ancak Kocaeli, Sakarya ve Yalova'da ağır can ve mal kaybına yol açmıştır.
7 Eylül 1999 tarihi itibariyle yapılan belirlemelere göre, deprem nedeniyle 15.226 insanımız hayatını kaybetmiş, halen hastahanelerde 23.983 insanımız ise yaralı olarak bulunmaktadır.
Depremin bina ve işyeri üzerindeki tahribatı da ağır olmuş ve 7 Eylül 1999 tarihi itibariyle tamamlanan hasar tesbit çalışmalarına göre yıkık ve hasarlı konut-işyeri sayısı 86.441'e ulaşmıştır. Ancak, çalışmaların halen devam ettiği gözönüne alındığında bu sayıların daha da artması beklenmektedir.
Bölgenin Türkiye Ekonomisindeki Yeri:
Deprem Türkiye nüfusunun yüzde 23'lük bir bölümünü oluşturan bölgede etkili olmuştur. Depremden en ağır derecede etkilenen, can kaybı ve maddi hasarın ağır olduğu nüfusun toplam nüfus içindeki payı ise yüzde 6 civarındadır.
Depremin etkilediği 7 ilin Gayri Safi Milli Hasıla içindeki payı yüzde 34.7, sanayi katma değeri içindeki payı ise yüzde 46.7 seviyesindedir.
Depremden en yoğun biçimde etkilenen ve Deprem Bölgesi olarak nitelenen Kocaeli, Sakarya ve Yalova, toplam GSMH içinde yüzde 6.3, sanayi katma değeri içinde ise yüzde 13.1'lik paya sahiptir. Bölge; petrol arıtımı, petro-kimya, tekstil hammaddeleri, metal ana sanayii ve motorlu kara taşıtları yapım, montaj ve onarımı ve lastik sanayiinde önemli bir ağırlığa sahiptir.
Deprem Bölgesinde fert başına gelir düzeyi de Türkiye ortalaması ile karşılaştırıldığında oldukça yüksektir. Bu anlamda bölge tüketim talebi açısından önemli paya sahiptir.
Ekonomik Kayıplar:
Deprem nedeniyle konut, ticari ve sınai yapı, yol-otoyol, köprü, diğer altyapı, ulaşım aracı, makina-teçhizat ve mamul-yarı mamul mal stoklarında önemli kayıplar ortaya çıkmıştır. Deprem sonrasında gerek bir süre için üretimin durması gerekse belirli bir dönem düşük kapasite ile çalışılması nedeniyle milli hasılada da kayıp oluşacaktır.
7 Eylül 1999 tarihi itibariyle çeşitli kaynaklardan
kamuoyuna açıklanan bilgilere ve çeşitli varsayımlara dayanan ilk tahminlere
göre, depremin sermaye birikimi ve milli hasıla üzerindeki etkisinin 9-13
milyar dolar aralığında olması beklenmektedir.
Afet sonrası yapılacak işlerle ilgili olarak mevcut mevzuatta yer alan hükümler ve son yapılan düzenlemeler çerçevesinde kamu kesiminin üstleneceği maliyetler ile deprem sonucunda kamu altyapı ve üretim tesislerinin uğradığı hasarların telafisi için yapılacak harcamalar kamu finansmanını olumsuz etkileyecektir. Ayrıca, deprem nedeniyle yapılan vergi ertelemelerinin ve depremden dolayı meydana gelebilecek vergi kayıplarının kamu finansmanı üzerinde olumsuz etkisi olacaktır. Bu çerçevede, depremin kamu finansmanı üzerindeki yükünün 6.2 milyar dolar olacağı tahmin edilmektedir. Bu tutarın 3.5 milyar dolarlık kısmını geçici ve daimi iskan amaçlı yeni konut yapımı ve konut onarımı teşkil etmektedir.
Finansman İmkanları:
Depremin kamu finansmanına getireceği yükün bir kısmı dış yardım ve kredilerle finanse edilirken, kalan kısmının iç kaynaklardan karşılanması gerekmektedir. Depremden dolayı meydana gelen zararların telafisi için gerek uluslararası kuruluşlardan gerekse yabancı ülkelerden bir kısım ayni ve nakdi yardımlar gönderilmiş olup, bundan sonra gönderilecek hibe ve krediler üzerinde görüşmeler devam etmektedir. Dış finansman imkanının 2.5 milyar dolar civarında olacağı tahmin edilmektedir. Geri kalan 3.7 milyar dolarlık kısmın tamamının mevcut kamu finansman imkanlarıyla karşılanması mümkün görülmemektedir. Bundan dolayı, ya ilave gelir kaynakları bulunmalı ya da borçlanma yoluna gidilmelidir. Ancak, Bütçe üzerindeki faiz yükü dikkate alındığında iç borçlanmanın en son alternatif olarak düşünülmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, zararın telafisi için TBMM’de bulunan vergi tasarısı ile bedelli askerlik uygulamasına öncelik verilmelidir. Bu düzenlemelerin yanısıra alınacak ilave ek tedbirlerle 3 milyar dolar gelir sağlanabilecek ve depremin ortaya çıkardığı finansman ihtiyacı büyük ölçüde karşılanabilecektir.
Deprem Sonrası Temel Makroekonomik Göstergelere İlişkin Bekleyişler:
Büyüme
Mevcut veriler çerçevesinde değerlendirildiğinde,
depremin büyüme üzerindeki etkisinin 1999 yılı için negatif 1 puan, 2000
yılı için ise pozitif 1.5 puan civarında olabileceği tahmin edilmektedir.
Deprem nedeniyle büyüme hızında oluşabilecek 1 puanlık düşüşün de etkisiyle
1999 yılında GSMH büyümesinin negatif 1.5-2.0 civarında olacağı öngörülmektedir.
Deprem sonrasında yeniden yapılanma kapsamında yapılacak harcamaların 2000
yılında büyüme hızını artırıcı etkide bulunması ve büyüme hızının yüzde
5 civarlarına yükselmesi sözkonusu olacaktır.
Enflasyon
Yapılan ilk değerlendirmelere göre, fiyatlar
üzerindeki etkinin kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü ve bölgedeki
satın alma gücündeki azalış nedeniyle 1999 yılında sınırlı kalacağı, ancak
2000 yılında yeniden yapılanma harcamalarındaki artış nedeniyle fiyat artışlarının
bir miktar hızlanacağı tahmin edilmektedir.
Ödemeler Dengesi
Depremin dış ticaret dengesi ve turizm gelirleri üzerinde olumsuz etkide bulunacağı tahmin edilmektedir. Ancak, bu olumsuz etkinin işçi gelirleri, hibeler ve yurtdışı reasurans şirketlerinden sağlanacak sigorta bedellerindeki artışlarla kısmen telafi edileceği ve 1999 yılının tamamında cari işlemler hesabında önemli bir dengesizliğin oluşmayacağı öngörülmektedir.
2000 yılında üretim ve talepteki canlanmaya bağlı
olarak ithalatın artması ve transfer gelirlerinin normal eğilimine dönmesine
bağlı olarak cari işlemler açığının da yükselmesi beklenmektedir. Ancak,
2000 yılında IMF, Dünya Bankası, Avrupa Birliği ve diğer ülkelerden sağlanacak
kaynakların da etkisiyle net sermaye girişlerinin önemli miktarda yükseleceği
ve cari işlemler hesabındaki açığın finansmanında bir sorunla karşılaşılmayacağı
öngörülmektedir.
Bütçe Dengesi
Vergi kaybı ve ek bütçe harcaması dikkate alındığında 1999 yılında bütçe açığının GSMH'nın yüzde 1.0'i kadar artması beklenmektedir. Ancak, vergi gelirlerindeki kaybı telafi etmek üzere hazırlanan vergi yasası ile bedelli askerliğe ilişkin düzenlemenin gerçekleştirilmesi durumunda 1999 yılı için bütçe açığı üzerindeki bu olumsuz etkiler telafi edilebilecektir.
Konut yapımı ve onarımı, altyapı ve diğer yeniden
yapılanma harcamalarının bütçe harcamaları üzerinde yaratacağı baskı ağırlıklı
olarak 2000 yılında ortaya çıkacaktır. Depremin bütçe gelirleri üzerindeki
olumsuz etkisi sınırlı olmakla birlikte 2000 yılında da devam edecektir.
2000 yılında bütçe dengesi üzerindeki net etki ise diğer harcamalarda yapılabilecek
tasarrufun boyutuna, ek vergi yasasının yürürlüğe konulma durumuna, sağlanacak
dış finansman imkanlarına bağlı olacaktır.
Mali Piyasalar
Depremin yaşandığı 17 Ağustos’tan itibaren geçen bir haftalık sürede döviz talebine bağlı olarak Merkez Bankası Rezervleri 1.3 milyar dolar gerilemiş, ikinci haftadan itibaren depremin ardından yaşanan ilk şokun atlatılması ile birlikte rezervlerde yeniden bir artış söz konusu olmuştur.
Benzer gelişmeler faiz oranlarında da görülmüş, depremin ardından ikinci el bono piyasasında faiz oranları 20 puan kadar artmış, Eylül ayı başında deprem öncesi seviyesine gerilemiştir.
Depremden zarar görenlerin kamu bankalarına olan mevcut borçlarının, ilk yıl anapara ve faiz ödemesiz olmak üzere 3 yıl ertelenmesi ve düşük faizli işletme ve yatırım kredisi açılması kararlaştırılmıştır.
Kamu bankalarının yanısıra özel bankalardan da
kredi kullanan ve depremden zarar gören kişilerin geri ödeme güçlüğüne
düşeceği göz önüne alınırsa, bu durum bankacılık kesiminin aktif kalitesini
olumsuz etkileyecektir. Bankaların yanısıra sigorta sektörü de afet nedeniyle
tazminat ödemelerinden dolayı nakit sıkıntısı ile karşılaşabilecektir.
Depremin Ekonomik ve Sosyal Sektörlere Etkileri:
Depremle ilgili hasar tespit çalışmaları devam etmektedir. Özellikle kamu kuruluşlarından temin edilebilen ilk hasar bilgileri ve bunların etkileriyle ilgili değerlendirmeler aşağıda özet olarak verilmektedir.
Altyapı
Ağırlıklı olarak karayolu, demiryolu, enerji dağıtım ve haberleşme tesislerinde hasar bulunmaktadır. Altyapıda meydana gelen hasarlar ekonomik ve sosyal hayatı önemli düzeyde etkilemiştir. Ancak yapılan acil müdahale sonrasında Ankara-İstanbul Otoyolunun bir kısmı ile haberleşme santralları ve doğalgaz dağıtım hatlarının bazı bölümleri dışında altyapılar önemli ölçüde hizmete açılabilmiştir.
Kamu tarafından deprem sonrası hasarların giderilmesi ve yeni yapılanma çalışmalarına paralel olarak doğabilecek altyapı ihtiyaçlarının karşılanması için enerji, ulaştırma ve haberleşme sektörlerinde kısa dönemde 200 milyon dolar, orta ve uzun dönemde 400 milyon dolar olmak üzere toplam 600 milyon dolar finansman ihtiyacı bulunmaktadır. Hasarların giderilmesine yönelik finansman gereği başlıca sektörler itibariyle: enerji iletim tesislerinde 2.7 milyon dolar, dağıtım tesislerinde 70 milyon dolar, karayollarında 244.4 milyon dolar, demiryollarında 40 milyon dolar, denizyolunda 24 milyon dolar, haberleşme sektöründe 73,2 milyon dolardır.
Depremden önemli hasar gören başlıca kamu tesisleri;
trafo merkezleri, alçak gerilim dağıtım şebekesi, Ankara-İstanbul Otoyolu
(60 km’lik kesim), Gebze-İzmit-Arifiye demiryolu, Derince Limanı ile telefon
santral ve şebekesidir.
Sanayi
Depremin imalat sanayii işyerlerinde bina, makine-teçhizat, mamul ve yarı mamul stok kaybı, vasıflı ve vasıfsız işgücü eksilmesi gibi etkileri ortaya çıkarken, üretime ara verilen tesislerden kaynaklanan üretim kaybı ve ihracata yönelik kuruluşlar için muhtemel ihracat azalması şeklinde etkileri de söz konusudur.
Deprem nedeniyle bölgedeki imalat sanayii işyerlerinin toplam katma değer kaybının 600-700 milyon dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmekte olup, bu gelişmeler sonucunda Türkiye imalat sanayiinin yıllık büyüme hızının 1,6 puan seviyesinde azalması beklenmektedir.
Depremin imalat sanayii işyerleri üzerindeki en önemli ve telafisi güç olan etkisi vasıflı işgücünde ortaya çıkan kayıptır.
Bölgede imalat sanayiinde faaliyet gösteren kamu kuruluşlarında ortaya çıkan hasarın giderilmesi için; TÜPRAŞ'a ait tesislerde 115 milyon dolar, TÜVASAŞ'da 80 milyon dolar, İGSAŞ'da 20 milyon dolar, PETKİM'de 6,5 milyon dolar ve TZDK'da 0,6 milyon dolar olmak üzere toplam 222,1 milyon dolar tutarında yatırım yapılması gerekmektedir. TÜPRAŞ, TÜVASAŞ, İGSAŞ, PETKİM, TZDK gibi kamu kuruluşlarına ait tesislerde, deprem sonucu oluşan hasar nedeniyle üretime ara verilirken, SEKA - İzmit tesisleri, Asil Çelik gibi kamu tesislerinde ise alt yapı tesislerinde oluşan hasar ve işgücündeki eksilme nedeniyle üretime ara verilmiştir.
Bu kuruluşlardaki üretim veya satış kaybının
TÜPRAŞ'ta 558,6 milyon dolar, TÜVASAŞ'da 20 milyon dolar, İGSAŞ'da 18,6
milyon dolar ve PETKİM'de 34,3 milyon dolar olmak üzere toplam 631,5 milyon
dolar tutarında olduğu tahmin edilmektedir.
Tarım
Tarım sektöründe çok önemli bir hasar bulunmamakla birlikte, çiftçilerin konut, çiftlik yapıları, hayvan kayıpları v.b. mevcut borçlarının ertelenmesi ve yeni finansman sağlanmasına yönelik tedbirler alınmıştır.
Kamu kesiminde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün
bölgede yürütülen çalışmalar nedeniyle 3.850 milyar TL., Köy Hizmetleri
Genel Müdürlüğü’nün gölet ve sulama kanallarındaki hasarın giderilmesi
için 501,5 milyar TL. ödenek ihtiyacı bulunmaktadır. Bölgedeki üç adet
balıkçı barınağında ciddi boyutta olmayan hasar, Orman Bakanlığı'nın bölgedeki
binalarında ise toplam 366,3 milyar TL. tutarında hasar olduğu tahmin edilmektedir.
Konut
7 Eylül 1999 tarihli Başbakanlık Kriz Yönetim
Merkezi verilerine göre deprem, bölgede 55.062 adet konut ve işyeri ağır
yıkık veya orta hasar görmüştür.
Eğitim
Bölgede toplam 43 adet okul yıkılmış 377 adet okul hasar görmüştür. Bu okulların onarım ve yeniden inşası ile donanımları için finansman ihtiyacı yaklaşık 20 trilyon TL.’dir.
Bölgede yer alan Kocaeli, Sakarya ve Abant İzzet Baysal Üniversitelerinin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili toplam 4.950 milyar TL. ek ödeneğin anılan üniversitelere tahsisi hususu YPK’ya intikal ettirilmiştir. İstanbul Üniversitesi’nin talep ettiği 3.700 milyar TL. ek ödenekle ilgili BİB’in hasar tespit raporu beklenmektedir. Ayrıca YURT-KUR GN. Md.’nün yurtlarında meydana gelen hasarların telafisi için 1.000 milyar TL. finansmana ihtiyaç duyulmaktadır.
Deprem bölgesinde hasar gören 11 adet spor tesisi
için gerekli olan finansman yaklaşık 1.000 milyar TL.’dir.
Sağlık
Bölgedeki Sağlık Bakanlığı ve SSK Genel Müdürlüğüne
bağlı tesislerde hasıl olan hasarların telafisi amacıyla yaklaşık 23 trilyon
TL. ödeneğe ihtiyaç bulunmaktadır. Ayrıca, bölgede sağlık hizmetlerinin
bila bedel olarak verilmekte olduğu hususu dikkate alındığında bu durumun
da 4 trilyon TL. ilave finansman ihtiyacı doğuracağı tahmin edilmektedir.
Çevre
Deprem can ve mal kaybının yanısıra çevresel
olarak ciddi sorunlar yaratmıştır. Altyapıda özellikle içmesuyu ve kanalizasyon
sistemlerinin çatlaması veya kırılması, arıtma tesislerinin hasar görmesi,
kimya ve petrokimya tesislerinde canlı yaşama zararlı kimyasal sızıntıların
oluşması, çöplerin ve tehlikeli atıkların düzenli bertaraf edilmeyişi,
TÜPRAŞ tesislerindeki depolarda çıkan yangın nedeniyle hava kirliliği oluşması
kısa, orta ve uzun vadede kendisini hissettirecek önemli çevresel sorunlardır.
Kırsal Alan
Bölgedeki kırsal konutların ve kırsal altyapının hasarına ilişkin belirleme çalışmaları sürdürülmektedir.
Deprem sonrasında bölgedeki nüfusun bir kısmının göç yoluyla ayrılacağı tahmin edilmektedir.
Geçici iskan için BİB- TAU Gn. Md.’ne göre 35-50
bin konuta ihtiyaç olacağı tahmin edilmektedir. Bunun için Yalova, Kocaeli
ve Sakarya’da 1600 hektarlık yaklaşık 80 bin prefabrik konut yapılmasına
uygun kamu mülkiyetinde bir alan bulunduğu Genel Müdürlükçe belirtilmektedir.
BİB tarafından önerilen 30 metrekarelik prefabrik konutların bedeli 1500
milyon TL. dir. 35 bin konutun maliyeti 52 500 Milyar TL., 50 bin konutun
maliyeti 75 000 Milyar TL. olmaktadır. Bu miktara sosyal ve teknik donatılar
dahil değildir.
Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Siteleri
Bölgede hizmete alınmış 6 adet Organize Sanayi
Bölgesi (OSB) ile 30 adet Küçük Sanayi Sitesi (KSS) ve yapımı devam eden
9 adet OSB ve 13 adet KSS'de meydana gelen hasarların telafisi için yaklaşık
2 trilyon TL.’ye ihtiyaç duyulacağı tahmin edilmektedir.
İstihdam
Deprem bölgesi ülkemizin en önemli sanayi bölgesi olması nedeniyle, depremin yol açtığı nitelikli işgücü kaybının oldukça yüksek düzeyde olduğu tahmin edilmektedir.
İşgücü kayıpları ve işgücünün motivasyonu alanında yaşanan sıkıntılar dolayısıyla bazı işletmelerin üretimi geçici bir süre durmuştur.
Depremin yol açtığı ölüm, yaralanma ve sakatlıklar
sebebiyle gelir kaynaklarını kaybetmiş aileler bulunmaktadır. Bu ailelerin
barınma ve geçim imkanlarının yeniden sağlanması gerekmektedir.
Önerilen tedbirlerin tam bir listesi ana kitapta
bulunmakla birlikte önemli ve acil görülen tedbirler aşağıda belirtilmiştir.
Kamu Yatırımları
Hasarların telafisi için gerekli acil yatırımlar öncelikle Bütçe kaynaklarından finanse edilmelidir. Hasarların telafisi amacıyla gerekli projelerin revizyonu ve 1999 Yılı Yatırım Programına alınması işlemleri hızla sonuçlandırılmalıdır.
Depremin ortaya çıkardığı yatırım ihtiyaçları
nedeniyle Kamu Yatırımlarında 1999 ve 2000 yıllarında uyulması gereken
esasları belirleyen bir Başbakanlık Genelgesi çıkarılmalıdır.
Altyapı
Bölgede afet sonrası enerji, ulaştırma, haberleşme gibi temel altyapıların asgari hizmet vermesini sağlayacak gerekli yatırımlar belirlenerek hızla gerçekleştirilmelidir.
Bölgedeki yeniden yapılanma çalışmaları nedeniyle
oluşacak altyapı ihtiyaçlarının zamanında ve yeterli bir şekilde karşılanmasını
sağlayacak tedbirlere öncelik verilmelidir.
Sanayi
Yatırım ve İhracat Teşvik Sistemi gözden geçirilerek deprem bölgesi için yeni bir düzenleme yapılmalıdır.
Deprem bölgesinde hasar gören, KOBİ tanımına uyan sınai tesislerde bina, makine, teçhizat onarımı veya yeni makine alımı için KOBİ Yatırımlarında Devlet Yardımları Kararındaki Kredi Limitlerinin %100 oranında artırılması ve öncelik verilmesi uygun olacaktır.
İhracat pazarlarının kaybedilmemesi için, özellikle hazır giyim sanayiinde hasara uğrayan firmalara ait ihracat bağlantılarının başka firmalara kaydırılması, fason üretim yaptırılması gibi önlemler süratle alınmalıdır.
Depremden hasar gören araçları kapsamak üzere;
ticari araç ve tarım traktörü satın alımlarında kredi ve vergi kolaylıkları
getirilmelidir.
Tarım
Tarım ürünlerinin pazarlanmasına kolaylık getirmek üzere; Tarım Satış Kooperatif Birlikleri ve ilgili KİT’ler bölgede geçici alım merkezleri oluşturmalı ve alım için gerekli finansman sağlanmalıdır.
Ölen hayvanların ortadan kaldırılması, çıkması
muhtemel hayvan hastalıkları ile gıda ve suların kontrolü için Tarım ve
Köyişleri Bakanlığı kontrol laboratuvarlarına personel ve malzeme takviyesinde
bulunulmalıdır.
Konut
Geçici iskan çalışmalarında bölgenin idari, sosyal ve teknik acil ihtiyaçları süratle tesbit edilerek bölgede yerleşme düzeni için çalışmalar başlatılmalıdır.
Orta vadeli plan çalışmaları bölge, yerleşme, kent ve yapı boyutlarında ele alınmalıdır.
Deprem bölgesinin bütününde afete duyarlı bir yerleşme planlama çalışması yapılmalıdır.
Deprem bölgesindeki kentler içinde ve arasında yer alan (ulaşım aksları dahil) bütün yatırım kararları yer seçimi açısından yeniden gözden geçirilmelidir.
Ülke genelinde imar yönetmelikleri depreme karşı
duyarlılık ve dayanıklılık açılarından gözden geçirilerek revize edilmelidir.
Eğitim
Okulsuz kalan öğrenciler “Taşımalı Eğitim” kapsamına alınmalı ve kapasitesi müsait olan okullarda ikili ve üçlü öğretime geçilmelidir.
Ailesini kaybetmiş öğrenciler Yatılı İlköğretim Bölge Okulları ve Pansiyonlu İlköğretim Okulları'na yerleştirilmelidir.
Öğrencilerin beslenme, giyim ve okul ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla bir “Sosyal Yardım Projesi” başlatılmalıdır.
Okullar arası yatay geçişe izin verilmeli ve
bazı kamu binaları geçici olarak okul ve/veya üniversitelere tahsis edilmelidir.
Sağlık
Mobil sağlık hizmetleri modeli geliştirilmelidir.
Sağlık personeli ve İl Sağlık Teşkilatları afet halleriyle ilgili olarak hizmetiçi eğitime tabi tutulmalıdır.
Afet sonrası meydana gelen bazı hastalıklarla
ilgili özel tedavi birimleri geliştirilmelidir.
İçme Suyu ve Kanalizasyon
Deprem bölgelerinde yapılacak alt yapı yatırımlarının
projelendirilmesinde ve inşasında deprem yönetmeliğine uyulması için gerekli
olan mevzuat değişiklikleri yapılmalıdır.
Belediye Hizmetleri
Yerleşime açılacak alanlarla ilgili olarak yerel ve merkezi yönetimlerin görev ve sorumlulukları netleştirilmeli; farklı ölçeklerdeki ve kademlerdeki plan yapma ve onama ile ilgili mevzuata bu yansıtılmalı; merkezi yönetimin ve yerel mekanizmaların (meslek odaları, üniversiteler ve gönüllü kuruluşlar) rolleri özellikle denetim konusunda güçlendirilmelidir.
İmar uygulamalarında büyükşehir belediyesi ile ilçe veya alt kademe belediyeleri arasındaki yetki kargaşası giderilmelidir.
Ülke genelinde acil yardım- müdahale - kurtarma vb konularda gönüllü ve profesyonel, sürekli ve yarı zamanlı personel istihdamını sağlayan, coğrafi özellikler de dikkate alınarak farklılaşan ekipman-araç-gereç teminini hedefleyen ve bunların mekansal dağılımını irdeleyen, acil durum öncesi ve sonrasında mekansal iletişim ile sevk ve idare senaryolarını ele alan bir master plan çalışması yapılmalı, bu çalışmada yerel yönetimler ve gönüllü kuruluşlar esas alınarak ülke genelinde merkezi idarece koordinasyon sağlanmalıdır.
Bu master plan çalışmasında uygulama kademelerinin
risk alanlarına göre belirlenmesi ve Kocaeli Depreminin bölgede yol açtığı
güvensizlik ortamını da ortadan kaldırmak üzere ilk uygulamaya Marmara
Bölgesinden başlanılması gerekmektedir.
Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Siteleri
Bölgede yer alan Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Siteleri için uygulanmakta olan kredi oranları yükseltilmelidir.
İtfa planına göre geri ödemeleri başlamış veya
başlayacak olan OSB ve KSS’lerin itfa ödemeleri ertelenmeli veya krediler
devlet katkısı haline dönüştürülmelidir.
İstihdam
İşletmelerin işgücü kayıplarından doğan nitelikli işgücü taleplerinin bölge dışından karşılanması imkanları araştırılmalıdır.
Bölgenin ihtiyacı olan kamu personeli tayin veya geçici görevlendirme yoluyla karşılanmalıdır.
Barınma ihtiyaçları giderilmeye çalışılan muhtaç durumdaki ailelelerin veya yalnız kalmış aile fertlerinin hayatlarını idame ettirebilmeleri için nakdi yardım, psikolojik destek ve danışmanlık, iş edinme veya iş kurma desteği unsurlarını da içeren bir program Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, İş ve İşçi Bulma Kurumu, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu, Aile Araştırma Kurumu ve ilgili STÖ’lerin katılımı ile uygulamaya konulmalıdır.
Bölge Planlaması, Kent Planlaması ve Arazi Kullanımı:
Depremin yarattığı can ve mal kaybı, bölgedeki plansız kentleşme ve arazi kullanımı ile imar uygulamalarındaki yanlışlıklar nedeniyle büyük olmuştur.
Bölgede halen günlük yaşamı normale döndürmeye yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Daha ziyade kısa vadeli olan bu çalışmaların tamamlanmasını takiben Türkiye, Marmara bölgesi planlamasını uzun dönemde yeniden ele almak zorundadır.
Bu nedenle, mevcut durumun "Bölge Planı, Kent Planı ve Arazi Kullanımı" açısından irdelenmesi ve makro planlarla uyumlu, ileriye yönelik bir bölge gelişme stratejisinin oluşturulması gerekmektedir. Bu strateji, özellikle gelişme potansiyeli yüksek olan kentsel alanlarda, bölgesel planlama ve metropolitan ölçeği kapsayan hiyerarşik bir sistem içinde ele alınmalıdır.
Bu çerçevede ;
-Sanayi, işyeri ve konutlar için yeni yerleşim alanları belirlenmeli ve yerleşimler buralara yönlendirilmeli,
-Bölgede yoğunlaşan sanayi tesislerinin bölge dışındaki Organize Sanayi Bölgelerine kaydırılması belirli bir program çerçevesinde özendirilmeli,
-Bina ve işyeri yapımı için zemin etüdü yapılması zorunlu hale getirilmeli,
-Başta İstanbul olmak üzere; deprem bölgelerinde yer alan kentlerimizde, bir program çerçevesinde, binalarda depreme dayanıklılık testleri yapılmalı ve bu konuda alınması gereken önlemler belirlenerek uygulamaya konulmalı,
-Ülke genelinde konut ve işyeri sigorta sistemi zorunlu hale getirilmeli,
-Meslek odaları ve mühendislerin görev, yetki ve sorumlulukları ile ilgili mevzuat, odaların denetim esaslarını da güçlendirecek şekilde yeniden düzenlenmeli,
-Yapı denetiminde “Fenni Mesul” yerine “Sertifikalı Mühendislik” ile “Müşavir Mühendislik” sistemi getirilmeli,
-Muhtemel afet tehlikesi bulunan bölgeler için afet plan senaryoları oluşturulmalı,
-İlköğretim okullarından başlamak suretiyle öğrencilere, ilk yardım ve sivil savunma dersleri verilmeli, bu tür eğitim programları kamu ve özel sektör kuruluşları tarafından kendi personeline de uygulanmalı,
-Özellikle risk oranı yüksek olan bölgelerde,
programlı afet tatbikatlarının periyodik olarak yapılması sağlanmalıdır.
| © DPT, 10.9.1999, 19.3.2001 |
|
|