......
...Uluslararası Ekonomik İlişkiler
İSEDAK...
...
İSEDAK gündemindeki işbirliği projeleri
......
İSEDAK Toplantılarının gündeminde, daha çok ticari işbirliğine ilişkin proje ve konulara yer verilmektedir. İSEDAK gündeminde ele alınan ve pek çoğu 1984 yılındaki 1. İSEDAK Toplantısında belirlenmiş bulunan, ticari işbirliğine yönelik proje ve mekanizmalar aşağıda açıklanmıştır.

 

İhracatın Finansmanı Programı ( EFS ) 
.......veya 
..............Orta Vadeli Ticaret Finansmanı Mekanizması 
.....................( Longer Term Trade Financing Scheme - LTTFS )
İKT üyesi ülkelerin birbirleri ile yaptıkları ihracatın finansmanına katkıda bulunmak ve İslam Ülkeleri arasında ticareti arttırmak amacıyla İslam Kalkınma Bankası (İKB) bünyesinde kurulan bu mekanizma, Türkiye tarafından gündeme getirilen ve Birinci İSEDAK toplantısında “ticareti arttırıcı finansal önlemler” başlığı altında kabul edilmiş olan üç projeden biridir.

Bu proje, İSEDAK çerçevesinde, gerekli etüd ve işlemlerin 3 yıldan daha kısa bir zamanda tamamlanmasından sonra, İKB bünyesinde kurulmuş ve gerekli idari ve teknik işlemlerin bitirilmesini müteakiben 1989 yılında ticaret finansmanı faliyetlerine başlamıştır.

İslam Kalkınma Bankasının kuruluş sözleşmesinin 22 nci maddesine uygun olarak, Banka bünyesinde oluşturulan özel bir fon    vasıtasiyle işlemekte olan bu Mekanizma,   sözkonusu  fona   asgari 1,5   milyon    İslam Dinarı (1 ID= 1 SDR) tutarındaki ödemeyi taahhüt eden bütün İKT üyesi ülkelere açıktır.

Fon için başlangıçta hedeflenen asgari meblağ, 600 milyon İslam Dinarıdır. Bu fonun 150 milyon ID’lik kısmı, Mekanizmadan yararlanmak isteyen katılımcı üye ülkelerin taahhütlerinden karşılanmış, İslam Kalkınma Bankası da 150 milyon ID’lik bir sermaye taahhüdünde bulunmuştur. Geriye kalan 300 milyon ID tutarındaki meblağın, ulusal ve uluslararası piyasalardan temin edilecek finansmandan ve mekanizmanın işlemesi yoluyla temin edecek gelirden sağlanması öngörülmüştür.

Türkiye, sözkonusu fona 60 milyon ID ile katılmayı taahhüt etmiş ve meblağın 10 milyon ID’lik ilk taksidini ödemiştir.

Fonun amacı; İslam Konferansı Teşkilatına üye ülkeler arasında % 10 civarında seyreden düşük ticaret hacmini geleneksel olmayan ticaretin finansmanı yoluyla arttırmaktır. Geleneksel olmayan ticaret malları ise, son üç yılda toplam FOB ihracat değeri içindeki payı % 20’nin altında kalan mallar olarak tanımlanmıştır. Türkiye’nin ihraç ettiği tüm ürünler, bu yüzdenin altında kaldığından, teorik olarak, Türkiye’nin bu fondan en çok yararlanan ülkelerden biri olması gerektiği düşünülmektedir.

Fonun Türkiye’deki milli ajanı Türk Eximbank’tır. İKB ile Türk Eximbank arasındaki Ajanlık sözleşmesi 1 Ağustos 1988 tarihinde akdedilmiştir.

İKB, 3 milyon İslam Dinarına kadar olan ihracatın tamamını kredilerle finanse  edebilmektedir. 3 milyon ID’nin    üzerindeki    ihracatlarda, bu oran % 80’e  düşmektedir.   Fona    katılan    ülkeler, İKT üyesi ülkelere yapacakları ihracatlarında bu fonu, katılım payları nisbetinde işletebileceklerdir. Fona katılan ülkelerin katkıları ile orantılı bir ülke-ithalat limiti vardır.

Mekanizmaya şimdiye kadar 22 üye ülke katılmıştır. Bu ülkelerin toplam taahhütleri 164 milyon ID’na ulaşmıştır. İKB’nin 150 milyon ID’lik katkısı ile birlikte mekanizma için taahhüt edilen toplam sermaye miktarı, 309.0 milyon İslam Dinarını (428.5 milyon dolar) bulmaktadır. Mekanizma çerçevesinde 1996 yılı itibariyle 253.00 milyon ID (355.00 milyon US Dolar)’lık finansman onaylanmıştır. 

İslam Kalkınma Bankası (İKB) ile Türk Eximbank arasında 30.9.1988 tarihinde imzalanmış olan “Acentalık Anlaşması” uyarınca, programın yürürlüğe girdiği 1989 yılı başından bugüne kadar (30.12.1998 itibariyle) geçen süre içersinde, Orta Vadeli Ticaretin Finansmanı Fonu kapsamında, Türk ihracatçı firmaları için toplam 295 milyon ABD Doları tutarında finansman imkanı sağlanmış bunun 110 milyon dolarlık kısmı onaylanarak yaklaşık 104 milyon  dolar tutarındaki kısmı kullandırılmıştır. Türkiye, bu performansı ile LTTFS’den en fazla yararlanan ülke konumundadır.

LTTFS kapsamında İKB’na yapılan başvuruların sonuçlanması, belirli bir zaman sürecini gerektirmekte olup, bu durum ihracat bağlantılarının gerçekleşmesini, bazen olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca, söz konusu finansman programı kapsamında, herhangi bir İslam Konferansı Teşkilatı üyesi ülkeye yönelik ihracat işleminin finanse edilebilmesi için, İKB tarafından ilgili ülkeye tanınmış olan ithalat limitinin müsait olması gerekmektedir. Ancak, ihracatçılarımızın başvurularının belirli ülkelerde yoğunlaşmış olması nedeniyle, özellikle Cezayir, İran, Pakistan gibi ülke limiti müsait olmayan pazarlara yönelik başvuruların LTTFS kapsamında kredilendirilmesi belli bir süre almaktadır. 

Türk Eximbank’ın girişimleri sonucu, daha önce İKT Üyesi ülkelerle sınırlı olan mekanizma, bu ülkelerin yanısıra tüm OECD ülkelerini de kapsayacak  biçimde genişletilmiş olup, buna ilişkin uygulama  başlatılmış bulunmaktadır. 

Yukarıdaki paragrafta özetlenen problemlerin çözülerek LTTFS’nin daha etkin bir biçimde kullanımının sağlanması amacına yönelik olarak, Türk Eximbank ile İKB arasında 20.01.1993 tarihinde, bir “İhracat Finansman Kredisi Anlaşması” imzalanmıştır. Bu Anlaşma ile, İKB’ndan 20 Milyon İslam Dinarı (yaklaşık 28 milyon ABD Doları) tutarında bir kaynak tahsisi sağlanmış olup, bu tutar LTTFS kapsamında Türkiye’ye tanınmış olan ihracat limitinin aşılmaması koşuluyla, Türkiye’den İslam Konferansı Teşkilatı üyesi ülkelere yapılan ihracatın finansmanında kullandırılmıştır. Sözkonusu tutarın Türk Eximbank tarafından risk üstlenilmek suretiyle kullandırımına bağlı olarak, İKB ile Eximbank arasında yapılan 6.4.1996 tarihli anlaşma ile Eximbank’a 19.600.000 ID (29 Milyon ABD Doları) tutarında ikinci bir kaynak tahsisi yapılmıştır.

Ayrıca “Nisan 1996’da İKB ile yapılan anlaşma ile İthalatın Finansmanı Fonu” (ITFOLINE-Import Trade Financing Operations) kapsamında Türk firmalarının İslam Konferansı Teşkilatı üyesi ve diğer ülkelerden yapacakları ithalatın finansmanı için İKB tarafından Türk Eximbank’a 20 milyon ABD Doları tutarında bir kaynak tahsis edilmiştir. Söz konusu tutar Türk Eximbank tarafından ihracata yönelik  üretim yapan firmalara, ihracat taahhüdü almak suretiyle hammadde ve yatırım malı ithalatının finansmanı için kullandırılmıştır. İkinci  20 milyon ABD Doları tutarındaki  kaynak da tahsis edilmiş ve şimdiye kadar (31.1.1998) bu iki kaynaktan toplam 23 milyon dolarlık kısım kullandırılmıştır. 

Orta Vadeli Ticaret Finansmanı Mekanizmasının adı 1998 yılında, kapsamına uygun olarak “İhracatın Finansmanı Programı” şeklinde  değiştirilmiştir. 

İhracat Kredisi Sigortası ve Yatırımların Garantisi Mekanizması
Birinci İSEDAK toplantısına, “Ticareti Geliştirici Finansal Önlemler” isimli belge ile Türkiye tarafından sunulan üç projeden bir diğeri, üye ülkelerin yararlanabileceği bölgesel bir İhracat Kredi Sigortası Mekanizması kurulmasına ilişkin olanıdır.

İhracat Kredi Sigortası Mekanizması, kredili ihracatta, yani bedeli belli bir vade sonunda tahsil edilmek üzere yapılan ihracat işlemlerinde, ihracatçının sattığı malın bedelini ithalatçıdan tahsil edememe riskine karşı korunmasını amaçlamaktadır. İhracat Kredi Sigortasının ihracatçıya sağladığı bir diğer önemli avantaj da, sigorta poliçesinin reeskont yoluyla finansman sağlamakta kullanılabilmesidir. Gelişmiş ve gelişmekte olan bir çok ülkede benzer mekanizmalar bulunmakla birlikte, uluslararası bir düzenleme henüz mevcut değildir. Ancak, UNCTAD tarafından Güney Amerika ülkeleri için üzerinde çalışılmakta olan bir model bulunmaktadır. Esasen, Birinci İSEDAK Toplantısına sunulan öneride de UNCTAD modeli temel alınmıştır.

Sözkonusu mekanizmanın yürütülmesini üstlenecek İhracat Kredi Sigortası ve Yatırım Garantisi Kurumu için İKB tarafından hazırlanmış olan “Kuruluş Anlaşması Taslağı” muhtelif uzman toplantılarında gözden geçirilmiş ve İSEDAK’ın talimatları doğrultusunda sonuçlandırılarak, 1991 yılında yapılan Yedinci İSEDAK Toplantısında onaylanmış ve bilahare üye ülkelerin imza ve onayına açılmıştır.

Sözkonusu Anlaşmayı şimdiye kadar 29 ülke imzalamış ve 19 ülke de onaylamış ve katkı paylarını ödemişlerdir. Ülkemiz mezkur anlaşmayı imzalamış ve onaylamıştır.  Ülkemiz sözkonusu Kuruma, 2,500.000 İslam Dinarına tekabül eden 2500 hisse ile katılacaktır. 

Kuruluş Anlaşmasını onaylayan ülkelerin taahütleri toplamı, Ağustos 1994 itibariyle, 25.000 hisseyi (25,490,000 ID; 1 ID= 1 SDR) bulduğu için İhraçat Kredi Sigortası ve Yatırım  Garantisi Kurumu Kuruluş Anlaşması yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Yatırım İhraçat Kredi Sigortası Şirketi, 21 Temmuz 1995 itibariyle resmen faaliyetlerine başlamış bulunmaktadır.

İhracat Kredi Sigortası ve Yatırım Garantisi Kurumunun üstlenebileceği başlıca fonksiyonlar aşağıda belirtilmiştir.

  • İKT Üyesi Ülkeler arasındaki ihracatı, çeşitli ödenmeme risklerine karşı garanti altına almak, 
  • İKT Üyesi Ülkeler arasındaki ticareti, finanse eden banka ve diğer mali kuruluşlar açısından  sigortalamak, 
  • İKT Üyesi Ülkelerdeki yatırımcıları, diğer üye ülkelerde yapacakları yatırımlarda karşılaşacakları politik risklere karşı korumak,
  • Reasürans hizmetleri sunmak,
  • İKT Üyesi Ülke müteahhitlerinin, başka ülkelerde üstlendikleri projeleri gerçekleştirmek amacıyla, o ülkede kullandıkları makina ve techizatı politik risklere karşı garanti altına almak.
Mekanizma çerçevesinde, ticari ve ticari olmayan riskler  kapsanmaktadır. Ticari risklere örnek olarak, alıcının iflası, alıcının ihracat bedelini belirlenen süre içerisinde ödeyememesi gibi durumlar gösterilebilir. Ticari olmayan riskler ise, alıcı ve satıcının iradeleri dışında ortaya çıkabilecek, ihraç ve ithal müsaadelerinin iptali, sevk edilen mallara geçiş izni verilmemesi, transfer güçlükleri ve savaş vs. gibi halleri kapsamaktadır. Mekanizma, özel sektörün kullanımına da açık olacaktır.

 İKB Guvernörler Kurulu, bu Kurumun da Guvernörler Kurulu olacaktır. İKB Başkanı aynı zamanda bu Şirketin de başkanıdır. Bu Mekanizmayı yürütecek olan şirketin toplam sermayesi, 100,000 hisseye bölünmüş, 100,000,000 İslam Dinarıdır (yaklaşık 137,000,000 US Doları). Bu sermayenin yarısına tekabül eden 50,000,000 ID, İKB tarafından karşılanacaktır.

 Söz konusu kuruma şimdiye kadar  15 ülke katılmış ve 6 ülkenin de üyelik işlemlerini  tamamlamak  üzere  olduğu bildirilmektedir. 

Tercihli Ticaret Sistemi ( TPSOIC )
Birinci İSEDAK Toplantısında, üye ülkeler arasında, birçok gelişmekte olan ülkenin taraf olduğu GSTP (Global System of Trade Preference)’e benzeyen bir tercihli ticaret sistemi kurulması kabul edilmiş ve bu konudaki gerekli çalışmaları yürütmek üzere, Kazablanka Merkezi (ICDT), görevlendirilmiştir. 

7-10 Ekim 1990 tarihlerinde yapılan Altıncı toplantısında İSEDAK, İKT Üyesi Devletler Arasında Tercihli Ticaret Sistemi Çerçeve Anlaşması (TPSOIC) ve ekindeki Menşe Kurallarını kabul etmiştir. İSEDAK ayrıca Çerçeve Anlaşmasının, İKT Genel Sekreterliği tarafından Üye Devletlerin imza ve onayına açılmasına karar vermiştir.

Çerçeve anlaşması, anlaşmaya taraf ülkeler arasında, tarifelerden başlamak üzere, tedricen tarife benzeri ve tarife dışı tavizlerin de teati edilmesi suretiyle İKT içi ticaretin arttırılmasını hedeflemektedir. Anlaşma, 10 üye ülkenin imza ve onayından üç ay sonra yürürlüğe girecektir. Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonra ticaret tavizlerinin müzakeresine başlanacaktır. Bu müzakereler Ticaret Tavizleri Komitesince yürütülecektir.

Akit Devletlerin katımıyla oluşturulan bu Komite, müzakerelerini aşağıdaki yaklaşımların bir veya birkaçına göre yürütecektir.

a)  Madde bazında müzakereler,
b)  Genel tarife indirimleri,
c)  Sektörel müzakereler,
d)  Orta ve uzun vadeli anlaşmaları da içeren dolaysız ticaret önlemleri.
Bu çerçevede belirli zaman aralıklarıyla, birbirini izleyen ikili görüşmeler ile dönemsel çok taraflı müzakereler de yapılabilecektir.

Taviz müzakerelerinin sonuçlarını onaylayan devletler, anlaşma hükümlerince “Katılan Devlet” haline geleceklerdir. Çerçeve anlaşmasına  eklenecek ve Anlaşmanın ayrılmaz bir parçasını oluşturacak olan taviz listeleri çerçevesinde karşılıklı tavizler uygulamaya konulacaktır.

Anlaşmayı, Burkina Faso, Gine, Gambiya, Endonezya, Mısır, İran, Ürdün, Libya, Lübnan, Nijerya, Fas, Uganda, Pakistan, Filistin, Suudi Arabistan, Senegal, Sudan, Çad, Tunus, Kamerun ve Türkiye imzalamış; İran, Libya, Mısır, Pakistan,  Senegal, Tunus ve Türkiye de onaylamıştır.

Ticaret Enformasyon Ağı ( TINIC )
Birinci İSEDAK Toplantısında gündeme alınmış olan TINIC projesi konusunda gerekli çalışmaları yapmak üzere Kazablanka Merkezi (ICDT) görevlendirilmiştir.

Bu proje, Üye Devletler arasında ticaretle ilgili verilerin süratli bir şekilde toplanması, işlenmesi, analizi ve yayımının sağlanması amacıyla, bir bilgi ağının kurulmasını amaçlamaktadır.

Daha sonra, İslam Kalkınma Bankası tarafından kurulması kararlaştırılan İslam Ülkeleri Enformasyon Sistemleri Ağı (OIC IS-NET) projesi ile TINIC projesinin birleştirilmesi kararlaştırılmıştır.

İKB tarafından yürütülen OICIS-NET, İKT Üyesi Ülkeler arasında kurulu olan ve ilerde kurulabilecek bilgi bankaları için, fiziki altyapı ve donanım imkanları sunmayı amaçlayan geniş kapsamlı bir projedir.

TINIC ise, OICIS-NET bünyesinde ticari enformasyon alanında ihtisaslaşmış veri tabanlarını oluşturacaktır. TINIC’ın aşağıdaki verileri kapsaması öngörülmektedir. 

1.  Ticari düzenlemeler - Mevzuat,
2.  Üye ülkeler arasındaki ikili ve çok taraflı anlaşmalar,
3.  Dış ticaret operatörleri,
4.  Ticareti geliştirme amaçlı kuruluşlar,
5.  Dış ticaret istatistikleri,
6.  Ticaret imkanları,
7.  Ticari etkinlikler
Projenin koordinasyon merkezi ICDT’dir. Öngörülen yapı içerisinde, Bölgesel Antenler ve Milli Odak Noktaları önemli roller üstlenmektedirler. Her ülkenin Milli Odak Noktası, gerek o ülkedeki bilgilerin toplanması, gerekse ağ içerisindeki verilerin o ülkedeki kullanıcıya sunulmasına aracılık edecektir.

ICDT, sözkonusu veri tabanının oluşturulması yönündeki çalışmalarını, İKB ile işbirliği halinde sürdürmektedir. Birçok ülkede milli odak noktaları belirlenmiştir. TINIC bünyesinde yer alacak 7 veri tabanı ile ilgili anketler, üye ülkelere gönderilmiştir.

İslam Kalkınma Bankası’nın OIC-ISNET projesi ile  birleştirilen TINIC projesinde Milli Odak-Noktaları konusundaki koordinasyon toplantıları, özellikle öncelikli sektörler  açısından  projenin  uygulama  durumlarını gözden geçirmek üzere İKB’nin koordinatörlüğünde  devam etmektedir. 

Çok Taraflı Kliring Birliği
Bu proje de İSEDAK çerçevesinde, “ticareti arttırıcı finansal önlemler”den bir diğeridir.

Projede öngörülen Çok Taraflı Kliring Birliği, bazı Güney Amerika, Afrika ve Asya ülkeleri arasında uygulanmakta olan ve üç veya daha fazla ülkenin Merkez Bankaları arasında yapılan bir anlaşmaya dayanılarak yürütülen, dış ticaretin finansmanında 2-3 aylık süreler için döviz tasarrufu sağlamak ve ülkelerin bankacılık sistemleri arasında işbirliğini geliştirmek için ihdas edilmiş bir finansal düzenlemedir. Anlaşmaya taraf olan ülkeler arasındaki ticaret mübadelelerinden doğan ödemeler, genellikle 2-3 ay olarak belirlenen süreler boyunca (interim credit period), Merkez Bankalarından birinde ortak bir para birimi (SDR) üzerinden tutulan bir hesaba kaydedilmekte ve belirlenen süre sonunda alacak ve borçlar çok taraflı birmahsup işlemine tabi tutulduktan sonra bakiyeler, konvertibl döviz olarak ödenmektedirler. “Interim Credit Period” içinde oluşan alacak ve borçlar için belli limitler ve faizler uygulanmaktadır. 

Çok taraflı kliring birlikleri, uygulanan “interim credit period”  süresince alacaklı durumunda kalan ülkeler tarafından cazip görülmeyen bir uygulama olmaktadır. Bu nedenle özellikle petrol ihracatçısı ülkeler, ya böyle bir uygulamaya taraf olmak istememekte ya da petrolü kliring sisteminin dışında tutmayı tercih etmektedirler.

Türk delegasyonunca Birinci İSEDAK Toplantısına sunulan tebliğde yer alan ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri ile Türkiye’nin 1983 yılı dış ticareti baz alınarak yapılan hesaplamalarda, bu ülkeler arasında kurulabilecek bir kliring sistemine petrol dahil edilmediği takdirde Türkiye’nin sistem içinde kreditör ülke durumunda kalacağı, yani sattığı mal bedelinin aldığından fazla olacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle kurulacak sisteme petrol dahil edilmediği takdirde proje Türkiye açısından cazibesini kaybetmektedir.

Bu proje, 1987 yılında İstanbul’da yapılan Merkez Bankaları Guvernörleri ve Para Otoriteleri Toplantısı gündemine dahil edilmiş ve ondan sonra da, İSEDAK konuyla ilgili gelişmelerden düzenli olarak haberdar edilmiştir.

Sekizinci İSEDAK Toplantısı, İslam Kalkınma Bankası tarafından hazırlanmış olan “ Çok taraflı İslam Kliring Düzenlemesi” model   anlaşmasını 
onaylamıştır. İSEDAK ayrıca, sözkonusu anlaşmanın kapsadığı mallar itibariyle esnek, üyelik açısından da gönüllü katılım esasına dayalı olması ve üye ülkelerin mali ve ticari sistemlerindeki farklılıklar gözönüne alınarak, kliring düzenlemelerinin dileyen ülke alt grupları arasında yapılması gerektiği hususunu özellikle vurgulamıştır.

Anlaşma Taslağına göre Birliğin amaçları kısaca şunlardır;

  • Katılan ülkeler arasındaki alışverişlerde ödeme kolaylığı sağlamak,
  • Üye ülkelerin diğer üye ülkelerle olan ticaretlerinde kendi milli paralarını kullanmalarına imkan sağlamak
  • Üye ülkeler arasında daha sıkı bir parasal işbirlğini teşvik etmek; bankacılık sistemleri arasındaki ilişkileri artırmak,
Birliğe üye ülkeler adına, o ülkelerin merkez bankaları ve mali otoriteleri taraf olacaklardır. 

Kliring düzenlemeleri, merkez bankalarının ikişer aylık aralarla biraraya gelmeleriyle gerçekleştirilecektir. Bu sürenin, borç ve kredi limitinin aşılması durumunda öne alınması mümkün olabilecektir.

Hazırlanan Anlaşma, üye ülkelerin Merkez Bankası veya parasal otoritelerinin tam yetkili temsilcilerinin en az beşinin imzasını müteakip yürürlüğe girecektir.

İslam Kalkınma Bankası düzenlemeleri kendi aralarında yapmak isteyen üye ülkelere teknik yardım sağlamaya hazır olduğunu belirtmiştir.

Standardların Harmonizasyonu
Birinci İSEDAK Toplantısında üye ülkelerce uygulamakta olan ve özellikle kendi aralarındaki dış ticareti engelleyici farklı standardların harmonizasyonu için bir metodoloji geliştirilmesi fikri ortaya atılmış ve bu görev, Türk Standardları Enstitüsü’nün daveti ile toplanacak uzmanlar grubuna verilmiştir.

Nisan 1985’te İstanbul’da yapılan Uzmanlar Grubu Toplantısında, İSEDAK tarafından önerilen, bir metodoloji hazırlanması için gerekli çalışmaları yürütmek üzere bir “Standardların Harmonizasyonu Koordinasyon Komitesi” kurulmuştur. Bu toplantıda, Türk Standardlar Enstitüsü (TSE) Koordinasyon Komitesi Sekreteryası olarak görev yapmak üzere seçilmiştir.

TSE, standardların harmonizasyonu ve ortak standardların hazırlanması için bir metodoloji belgesi taslağı hazırlamış ve bu taslak muhtelif uzmanlar grubu toplantılarında görüşülmüştür. 

Standardizasyon Uzmanları Beşinci Toplantısı 4-5 Nisan 1993’de, Altıncı Toplantısı 26-27 Nisan 1994’de, Yedinci Toplantısı ise 3-4 Eylül 1996’da İstanbul’da yapılmıştır. Bu toplantılarda uzmanlar İSEDAK’a sunulmak üzere İslam Ülkeleri Standardlar ve Metroloji Teşkilatı (SMOIC) için Tüzük Taslağını sonuçlandırmışlardır. Tüzük Taslağı 12-13 Kasım 1996’da yapılan 12. İSEDAK Toplantısına sunulmuş ve Teşkilatın ismi İslam Ülkeleri  Standardlar ve Metroloji Enstitüsü  olarak  değiştirilmiştir. Sözkonusu  Enstitünün  Tüzük Taslağı daha sonra onay için  14. İSEDAK  Toplantısına  sunulmuş ve İSEDAK tarafından  onaylanarak üye ülkelerin imzasına açılmıştır. . 

Kurulması önerilen  Enstitünün, İslam ülkelerinde ticareti olumsuz yönde etkileyen standardların uyumlaştırılması, ortak standardların hazırlanması, ortak bir sertifikasyon sisteminin geliştirilmesi gibi fonksiyonlar üstlenmesi öngörülmektedir. Enstitü ayrıca, laboratuar testleri ve kalite kontrol, standardlara uygunluk ve kalite belgelerinin verilmesi ve üye ülkelere eğitim imkanları sağlanması faaliyetlerinde de bulunacaktır.

Sekreteryası  TSE tarafından üstlenilecek olan bu Enstitünün temelde, üye ülkelerin katkılarına ihtiyaç duyulmadan, sağlayacağı kalite kontrol, belgelendirme vs. gibi hizmetler karşılığında temin edeceği kazançlarla varlığını sürdürmesi hedeflenmektedir.

......
...©  DPT.DEİ, YBM, 16.11.2001
ekutup.dpt.gov.tr/disekono/isedak/2001/proje.html
uluslararası ekonomik ilişkiler
ekütüphane
dpt
......