| ...Uluslararası Ekonomik İlişkiler |
İSEDAK...
|
| IX. S O N U Ç
İSEDAK, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın 1984 yılında Kazablanka’da yapılan 4. İslam Zirve Konferansında İSEDAK başkanlığına seçilmesinden sonda, disiplinli ve düzenli toplantılarıyla ve Orta Vadeli Ticaret Finansmanı Mekanizması ile Yatırımlar ve İhracat Kredi Sigortası Şiketi örneğinde olduğu gibi, proje bazında katettiği somut gelişmelerle, kısa zamanda temayüz etmiş ve üye ülkeler nezdinde önemli bir saygınlık kazanmıştır. İSEDAK çalışmalarının yararları bir kaç kategori altında toplanabilir; Birinci olarak İSEDAK, AB’ne tam üyeliği temel hedef olarak belirlemiş olan Türkiye’nin, İKT içerisinde yer alan ülke ve bölgelerle olan çok taraflı ekonomik ilişkilerinin, kalkınma plan ve programları doğrultusunda yönlendirilebilmesi için, hazır bir platformdur. AB’ne tam üyeliğin Türkiye’ye, Avrupa ile İslam Ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde ayrıcalıklı bir konum kazandırabileceği düşünülmektedir. Diğer taraftan, Orta-doğu barış süreci içinde ortaya çıkan ekonomik işbirliği imkanları çerçevesinde İSEDAK’ın faydalı bir platform olabileceği de düşünülmektedir. Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya’daki ülke ve yeni Cumhuriyetlerin katılımıyla genişleyen İslam Konferansı Teşkilatı, Türkiye için yeni bir anlam kazanmıştır. İkinci olarak, ekonomik gelişmişlik düzeyi itibariyle Türkiye, İSEDAK gündemindeki ticari işbirliği projelerinden en fazla yararlanabilecek ülkelerden biri durumundadır. Nitekim, Orta Vadeli Ticaret Finansmanı Mekanizmasından kullanımlar bunun bir göstergesidir. Bu durum, henüz yürürlüğe girmiş olan İhracat Kredi Sigortası Projesi ve oluşturulacak benzeri diğer işbirliği projeleri için de geçerlidir. Her yıl İstanbul’da yapılan İSEDAK Toplantıları vesilesiyle Türkiye’ye gelen üye ülkelerin ekonomilerinden sorumlu bakan ve yetkilileri ile ikili ekonomik ilişkiler konusunda istişare imkanlarının çoğalması İSEDAK’in bir başka faydasıdır. Yine bu vesile ile Türkiye’nin dünyanın bir çok ülkesi tarafından daha iyi tanınması da ilave bir yarar olarak görülmelidir. İSEDAK çalışmaları ve burada oluşturulan atmosferin etkisiyle, İKT lobisinin, uluslararası platformlarda ülkemizin yaptığı girişimlere destek vermeye başlaması da, dolaylı bir fayda olarak zikredilebilir. Son olarak İSEDAK Türkiye’deki konferans turizminin gelişmesine ve bu alanda bilgi ve deneyim birikimine önemli katkılar sağlamaktadır. Konferans Turizmi bir çok batılı ülkede önemli bir ekonomik alt sektör olarak değerlendirilmektedir. Yeni İKT Ekonomik İşbirliği Stratejisi ve Yeni Eylem Planının, İKT Üyesi Ülkeler arasındaki işbirliğine yeni boyutlar ve dinamizm kazandırması beklenmektedir. İSEDAK faaliyetlerine özel sektörün katılımı ve böylece üye devletlerin özel sektörleri arasında daha yakın bir işbirliği için, İSEDAK’ın uygun bir zemin haline getirilmesi konusundaki çalışmalar bu çerçevede zikredilebilir. Diğer taraftan İSEDAK, 11. Toplantısından itibaren İKT Üyesi Ülkeleri yakından ilgilendiren dünyadaki ekonomik ve ticari gelişmeler konusunda görüş alışverişinin yapıldığı bir forum haline gelmiştir. Bu kapsamda 11. İSEDAK Toplantısı sırasında, Uruguay Round Ticaret Müzakerelerinin İslam Ülkelerine etkileri konusunda bakanlar düzeyinde görüş alışverişi gerçekleştirilmiştir. İSEDAK’ın 12. Toplantısında “İKT Üyesi Ülkelerdeki özelleştirme deneyimleri”, 13. İSEDAK Toplantısında “Bölgesel Entegrasyonlar ve Özellikle Avrupa Birliğinin Üye Ülke Ekonomilerine Etkileri”, 14. İSEDAK Toplantısında “İKT Üyesi Ülkeler Arasında Ticaret ve Yatırımlar ile Üye Ülkelerde Ekonomik İstikrar Tedbirleri ve Yapısal Reformlar”, 15. İSEDAK Toplantısında “İKT Üyesi Ülkelerde Sürdürülebilir Ekonomik Büyüme ve Gelişme İçin İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi” ve 16. İSEDAK Toplantısında “Küreselleşme ve Liberalizasyon Karşısında Küçük ve Orta Boy İşletmelerin Güçlendirilmesi” konularında görüş alış verişi yapılmıştır. Son olarak 18-21 Ekim 2001 tarihlerinde İstanbul’da yapılan 17. İSEDAK Toplantısında “Tarife Dışı Engellerin Üye Ülkelerin Dış Ticaretlerine Etkileri” konusunda görüş alış-verişi yapılmıştır. Sonuç olarak, Türkiye’nin İSEDAK’daki öncü rolü, yukarıda belirtilen yaklaşımlar ve dış politika ilkelerimiz doğrultusunda geliştirilerek sürdürülmektedir. |
| ...© DPT.DEİ, YBM, 16.11.2001 |
|
|
|
|