| ...Konjonktür Değerlendirme Raporu |
Mayıs
2000, no. 20...
|
KONJONKTÜR DEĞERLENDİRME RAPORU (*)
| I.GENEL DEĞERLENDİRME
Dünya ekonomisindaki canlanmada özellikle krize yakalanan Asya ülkelerinde ve Kuzey Amerika ülkelerinde büyümede sağlanan artışlar belirleyici olmuştur. Yaşanan krizlerin küresel ekonomideki olumsuz etkilerinin sınırlı kalmasında krize karşı izlenen politikalar etkili olmuştur. Bu kapsamda, özellikle Amerika’da yüksek büyüme hızının devam etmesi ve Amerikan Merkez Bankasının iç talep büyümesini destekleyici ve dünya genelinde finansal şartların iyileşmesini sağlayıcı para politikası izlemesi en önemli etkendir. Diğer yandan, Avrupa’da da genişleyici para politikaları izlenmiştir. Ayrıca, Asya ülkelerinde izlenen reform ve makroekonomik uyum programları sonucunda ekonomik canlanma ve iş dünyasında güven sağlanmıştır. Son yıllarda Amerikan ekonomisinde özellikle iç talep büyümesinin sürüklediği yüksek büyüme hızı 1999 yılında da devam etmiştir. 1999 yılında reel GSYİH yüzde 4,2 oranında, reel iç talep ise yüzde 5,1 oranında büyümüştür. Esas itibariyle, 1996 yılından itibaren iç talep artış hızının üretim artış hızından fazla olduğu ve talep fazlasının bugüne kadar fiyatlar üzerinde baskı yaratmaktan çok dış ticaret açığını önemli ölçüde artırdığı gözlenmiştir. Nitekim, 1999 yılında cari işlemler açığı GSYİH’nın yüzde 3,7‘sine yükselmiştir. Diğer yandan , işsizlik oranı yüzde 4’e gerilemiştir. Artan enerji fiyatları sonucunda tüketici fiyatları 2000 yılı Şubat ayında yüzde 3,2 oranında artmakla birlikte enerji ve gıda hariç tutulduğunda fiyat artışı yüzde 2,1’e gerilemektedir. Bununla birlikte, fiyatlar üzerindeki baskının, potansiyel büyüme üzerindeki büyüme hızı, yüksek petrol fiyatları ve küresel canlanma gözönüne alındığında daha fazla devam etmesi mümkün görülmemektedir. Ayrıca, özel tasarrufların hızla artan hisse senedi fiyatlarının etkisiyle önemli ölçüde düşmesi ve özel borçlanmanın (özel yatırımlar/GSYİH - özel tasarruflar/GSYİH) rekor seviyelere ulaşması ekonomide sürdürülemez bir iç dengesizliğe daha işaret etmektedir. Hisse senedi fiyatlarında ciddi düşüşler olması durumunda, varlıkların borçların altına düşmesi nedeniyle borç servisinde problemler olabilecektir. Japonya’da 1998 yılında yüzde 2,5 oranında gerileyen reel GSYİH, 1999 yılında yüzde 0,2 oranında oldukça düşük bir artış göstermiştir. Bu gelişmede, iç talebin zayıf kalmaya devam etmesi etken olmuştur. 1998 yılında uygulamaya konan uyarıcı maliye politikaları kapsamında artan kamu harcamalarının etkisiyle 1999 yılına ekonomik aktivitede canlanmayla girilmiştir. Ancak, özel sektör talebinde kalıcı artış sağlanamaması sonucunda 1999 yılının ikinci yarısında tekrar durgunluk başlamıştır. Özel tüketimin zayıf kalmasında esas itibariyle işsizlik oranının savaş sonrası dönemde en yüksek düzeye ulaşması (1999 ortasında yüzde 5) ve ücretlerin 1998’den beri düşmesi etken olmuştur. Şirketlerin yeniden yapılanması sürecinin de, istihdam ve ücretleri olumsuz etkilemesi beklemektedir. Diğer yandan, Japonya’da bütçe açığının GSMH’ya oranının yüksek seviyeye ulaşması, maliye politikalarıyla talebi uyarmanın sınırlarına ulaşıldığını göstermektedir. Ayrıca, Yenin Temmuz 1999-Mart 2000 döneminde nominal bazda yüzde 10 oranında değer kazanması dış talebi düşürücü etki etmektedir. Ekonomide kalıcı canlanmanın sağlanabilmesi için bankacılık sektörü reformu, şirket yapılanması, toprak reformu ve işgücü piyasasında esnekliği artıracak politikalar önem taşımaktadır. Euro Bölgesinde 1999 yılının ilk yarısında krizler sonrasında ihracat artışının yavaşlamasıyla gerileyen sanayi üretimi, yılın ikinci yarısında dünya ekonomisindeki canlanmaya bağlı olarak artmaya başlamıştır. Böylece, 1999 yılının tamamında yüzde 2,3 oranında büyüme gerçekleşmiştir. Diğer yandan özel tüketim harcamalarının yüksekliği 1999 yılında büyümeye etki eden en önemli faktörlerden biri olmuştur. Özel tüketimdeki artış eğiliminin 2000 yılında da devam etmesi beklenmektedir. 1999 yılının ikinci çeyreğinden itibaren iş dünyasında güven ortamının da güçlenmeye başladığı gözlenmektedir. Ayrıca, Euro’nun dolar karşısındaki değerinin düşmesinin bölgenin rekabet gücünü artırması, dış talepteki olumlu gelişmelerle birlikte 2000 yılında ihracata olumlu etki edecektir. 2000 yılında Euro bölgesinde büyümenin yüzde 3,2 oranında olması beklenmektedir. Euro bölgesinde büyüme performansının ülkeler arasında farklılık gösterdiği ve Fransa’da Almanya ve İtalya’ya göre daha yüksek büyüme sağlandığı gözlenmektedir. Ekonomik aktivitenin canlanması, Euronun değer kaybının hızlanması, hızla artan petrol fiyatları ve diğer mal fiyatlarında sınırlı da olsa artış başlaması, Euro Bölgesinde üretici fiyatlarının 1999 yılı Ağustos ayında itibaren artmasına yol açmıştır. Harmonize tüketici fiyatlarındaki artış oranı 2000 yılında Avrupa Merkez Bankasının üst limiti olan yüzde 2’ye yükselmiştir. Ancak, enerji hariç çekirdek enflasyon oranı yüzde 1 civarındadır. Asya Bölgesinde 1999 yılında ekonomik iyileşme süreci hızlanmıştır. Birçok ülkede kriz sonrasındaki beklentilerin oldukça üzerinde büyüme kaydedilmiş ve bölge genelinde yüzde 6 oranında büyüme gerçekleşmiştir. Kriz ülkelerinden Kore’de yüzde 10,5 ile en yüksek büyüme gerçekleşirken, Malezya yüzde 5,5, Tayland ise yüzde 4,3 oranında büyümüştür. Asya’da büyüme eğiliminin 2000 yılında da devam etmesi ve bölge ülkeleri arasında daha dengeli bir büyüme performansı gerçekleşmesi beklenmektedir. Asya bölgesindeki ekonomik canlanmada uyarıcı maliye politikaları etken olmuştur. Ayrıca, kriz sonrasında paraların reel değer kaybetmesi ve ihraç pazarlarında büyük ölçüde Amerika ve Avrupa’dan ve sınırlı ölçüde Japonya’daki büyümeden kaynaklanan artış, ihracatı artırmıştır. Diğer yandan, elektronik sektöründe artan talep de canlanmada etken olmuştur. 2000 yılında Asya Bölgesinde yüzde 6,2 oranında büyüme sağlanması beklenmektedir. Asya’da büyüme sağlam temellere oturduktan sonra muhtemel bir ısınmayı önlemek bakımından maliye ve para politikalarının sıkılaştırılması gündeme gelebilecektir. Ayrıca, finansal sektör ve şirket yapılanmaları reformlarının devam etmesi zorunlu görülmektedir. 1999 yılında yüzde 0,1 oranında büyüme gerçekleşen Latin Amerika ülkelerinde, 2000 yılında canlanma gerçekleşmesi beklenmektedir. Dış talebin canlanmasının yanısıra iç talebin güçlenmesi ve kriz sonrasında paraların değer kaybetmesiyle artan ihracat hacminin büyümeyi olumlu etkilemesi beklenmektedir. Ayrıca, petrol ve maden fiyatlarında gözlenen artışlar da iç talebi artırarak büyümeye katkıda bulunacaktır. Bölgede özellikle üretimin yaklaşık yüzde 40’ını gerçekleştiren Brezilya’da kriz sonrasında beklentilerin aksine ciddi boyutta bir daralma yerine 1999 yılında yüzde 0,5 büyüme gerçekleşmesi ve 2000 yılında da yüzde 4 büyüme beklenmesi Latin Amerika büyümesinde belirleyici olmuştur. Uluslarası finansman imkanlarının kısıtlı ve maliyetinin yüksek olması bölge büyümesini sınırlayan en önemli faktörlerden biridir. Latin Amerika’daki dört büyük ülkenin (Brezilya, Meksika, Arjantin ve Kolombiya) cari açıklarının 2000 yılında 55 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Dış borç anapara ve faiz ödemeleri de eklendiğinde 160 milyar dolara ulaşan brüt dış finansman ihtiyacı Arjantin ve Brezilya’da ihracat gelirlerinin yüzde 90’ının üzerindedir. Rusya krizinden olumsuz yönde etkilenen Geçiş Ekonomilerinde, 1999 yılında ekonominin canlandığı gözlenmektedir. 1999 yılında yüzde 2,4 oranında büyüme gerçekleşen Geçiş Ekonomilerinde, 2000 yılında yüzde 2,6 oranında büyüme beklenmektedir. Ancak, Rusya ve diğer Bağımsız Devletler Topluluğu Ülkeleri ile Avrupa Birliği aday ülke statüsündeki diğer Geçiş ülkeleri arasında ekonomik performans ve reformlar anlamındaki farklılığın gelecekte daha da belirginleşeceği tahmin edilmektedir. Rusya ekonomisinde 1999 yılında beklenenden daha iyi bir makroeonomik performans gerçekleşmiş ve GSYİH yüzde 3,2 oranında artarken, beklenenden daha yüksek cari fazla kaydedilmiş, enflasyon oranı daha düşük kalmıştır. Ancak, söz konusu performans büyük ölçüde yüksek enerji fiyatları, ithal ikamesi sonucunda düşen ithalat ve artan sanayi üretimi gibi faktörlerden kaynaklanmıştır. Ayrıca, 1998 yılında Rublenin reel değer kaybetmesine rağmen henüz ihracat artışı sağlanamamış ve 1999 yılında ihracat düşmüştür. Diğer yandan, ekonomik politikalara karşı güvensizlik sonucunda önemli ölçüde sermaye çıkışı olmuştur. Ekonomide kalıcı iyileşmenin sağlanması açısından, piyasa ekonomisinin yasal ve kurumsal altyapısının gerçekleştirilmesine yönelik yapısal önlemler ile vergi ve bankacılık reformu gibi politikalar önem taşımaktadır. 2000 yılında Rusya’nın yüzde 1,5 oranında büyüyeceği tahmin edilmektedir. Orta Doğu ve Afrika’nın birçok ülkesinde ekonomi petrol fiyatlarının hızla yükselmesi sonucunda iyileşmiştir. Afrika’da 1999 yılında yüzde 2,3 oranında büyüme gerçekleşmiştir. Büyümede petrol fiyatlarının yükselmesine bağlı olarak ihracat gelirlerinin artması belirleyici olmuştur. Ayrıca, Asya ve Avrupa’daki canlanmayla birlikte Afrika ülkelerinin ihraç ettiği sanayi hammaddelerine talebin artması da ihracatı artırmıştır. Afrika Bölgesinde büyümenin 2000 yılında yüzde 4,4 olacağı tahmin edilmektedir. 1998 ve 1999 yıllarında önemli ölçüde yavaşlayarak sırasıyla yüzde 3,8 ve 4,9 oranında büyüyen dünya ticaret hacminin, küresel ekonomideki canlanmaya bağlı olarak 2000 yılında yüzde 8,4 oranında büyümesi beklenmektedir. Dünya üretiminde 1999’da canlanma başlamasına rağmen dünya ticaret hacmi ancak 1999 yılının ikinci yarısından itibaren artmaya başlamıştır. Bu gelişmede krizden etkilenen Asya ülkelerinde ihracatta artış sağlanırken ithalat artışının ekonomideki mevcut atıl kapasite ve paraların değer kaybı gibi nedenlerle sınırlı kalması da etken olmuştur. 2000 yılında dünya ticaret hacmi artışının daha dengeli bir yapı arzetmesi beklenmektedir. 1998 ve 1999 yıllarında büyük ölçüde Amerika’nın ithal talebindeki genişlemeden kaynaklanan dünya ticaret hacmi artışına, 2000 yılında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin çoğunda beklenen yüzde 5 -10 civarındaki ithal talebi artışları da etki edecektir. Euronun değerinin düşmesinin Euro bölgesinde ithal talebini artırması beklenmektedir. Asya ülkelerinin çoğunda ihracat ve ithalatta yüzde 20-30’lar civarında artışlar kaydedilmesi beklenmektedir. Diğer yandan Latin Amerika ülkeleri ve Afrika ülkelerininin ithal taleplerinde de artış beklenmektedir. Diğer yandan, bilgi teknolojilerindeki değişikliklerin hızla yayılması da ticareti artırıcı yönde etki etmiştir. Dünyada üretimde ve ticarette sağlanan olumlu gelişmelere karşılık bazı temel sorunlara dikkat çekilmesi gerekmektedir :
|
| Tablo : I.1 Dünya Ekonomisine İlişkin Tahminler (Yıllık Yüzde Değişme) | ||||||
|
|
|
|||||
|
1998
|
1999
|
2000
|
2001
|
1999
|
2000
|
|
| Dünya Üretimi |
2,5
|
3,3
|
4,2
|
3,9
|
0,4
|
0,8
|
| Gelişmiş Ülkeler |
2,4
|
3,1
|
3,6
|
3
|
0,3
|
0,9
|
| Başlıca Sanayileşmiş Ülkeler |
2,5
|
2,8
|
3,3
|
2,7
|
0,2
|
0,9
|
| ABD |
4,3
|
4,2
|
4,4
|
3,0
|
0,5
|
1,8
|
| Japonya |
-2,5
|
0,3
|
0,9
|
1,8
|
-0,7
|
-0,6
|
| Almanya |
2,2
|
1,5
|
2,8
|
3,3
|
0,1
|
0,3
|
| Fransa |
3,4
|
2,7
|
3,5
|
3,1
|
0,2
|
0,5
|
| İtalya |
1,5
|
1,4
|
2,7
|
2,8
|
0,2
|
0,3
|
| İngiltere |
2,2
|
2,0
|
3,0
|
2,0
|
0,9
|
0,6
|
| Kanada |
3,1
|
4,2
|
3,7
|
2,7
|
0,6
|
1,1
|
| Diğer Gelişmiş Ülkeler |
2,0
|
4,6
|
4,5
|
4,1
|
1,0
|
0,9
|
| Bilgi İçin | ||||||
| Sanayileşmiş Ülkeler |
2,7
|
2,9
|
3,4
|
2,8
|
0,3
|
0,9
|
| Euro Bölgesi |
2,8
|
2,3
|
3,2
|
3,2
|
0,2
|
0,4
|
| Yeni Sanayileşmiş Asya Ülkeleri |
-2,3
|
7,7
|
6,6
|
6,1
|
2,5
|
1,5
|
| Gelişmekte Olan Ülkeler |
3,2
|
3,8
|
5,4
|
5,3
|
0,3
|
0,7
|
| Afrika |
3,1
|
2,3
|
4,4
|
4,5
|
-0,4
|
-0,4
|
| Asya |
3,8
|
6,0
|
6,2
|
5,9
|
0,7
|
0,8
|
| Çin |
7,8
|
7,1
|
7,0
|
6,5
|
0,5
|
1,0
|
| Hindistan |
4,7
|
6,8
|
6,3
|
6,1
|
1,1
|
0,8
|
| ASEAN-41 |
-9,5
|
2,5
|
4,0
|
4,4
|
1,1
|
0,4
|
| Orta Doğu ve Avrupa |
2,7
|
0,7
|
4,6
|
4,0
|
-1,1
|
1,6
|
| Latin Amerika |
2,1
|
0,1
|
4,0
|
4,7
|
0,2
|
0,1
|
| Brezilya |
-0,1
|
0,5
|
4,0
|
4,5
|
1,5
|
|
| Geçiş Sürecindeki Ülkeler |
-0,7
|
2,4
|
2,6
|
3,0
|
1,8
|
-0,1
|
| Orta ve Doğu Avrupa |
1,8
|
1,4
|
3,0
|
4,2
|
0,7
|
-0,2
|
| (Beyaz Rusya ve Ukrayna hariç) |
2,0
|
1,5
|
3,6
|
4,6
|
||
| Rusya |
-4,5
|
3,2
|
1,5
|
1,4
|
3,2
|
-0,5
|
| Kafkaslar ve Orta Asya |
2,3
|
4,4
|
4,9
|
3,7
|
1,6
|
2,1
|
| Dünya Ticaret
Hacmi
(Mal ve Hizmetler) |
4,2
|
4,6
|
7,9
|
7,2
|
0,9
|
1,7
|
| İthalat | ||||||
| Gelişmiş Ekonomiler |
5,5
|
7,4
|
7,8
|
7,1
|
1,5
|
1,9
|
| Gelişmekte Olan Ekonomiler |
0,4
|
-0,3
|
9,8
|
8,5
|
-1,4
|
2,7
|
| Geçiş Sürecindeki Ülkeler |
2,9
|
-5,4
|
6,1
|
6,9
|
-3,0
|
-2,0
|
| İhracat | ||||||
| Gelişmiş Ekonomiler |
3,7
|
4,4
|
7,2
|
6,8
|
1,4
|
1,0
|
| Gelişmekte Olan Ekonomiler |
4,5
|
1,7
|
9,7
|
8,3
|
-0,6
|
4,2
|
| Geçiş Sürecindeki Ülkeler |
6,3
|
3,9
|
5,9
|
5,6
|
1,2
|
-1,4
|
| Mal Fiyatları | ||||||
| Petrol($) |
-32,1
|
38,7
|
35,1
|
-19,4
|
1,0
|
26,0
|
| Petrol Dışı($) |
-14,7
|
-6,9
|
4,9
|
3,2
|
1,6
|
0,5
|
| Tüketici Fiyatları | ||||||
| Gelişmiş Ekonomiler |
1,5
|
1,4
|
1,9
|
2,0
|
0,1
|
|
| Gelişmekte Olan Ekonomiler |
10,1
|
6,5
|
5,7
|
4,7
|
-0,9
|
-0,3
|
| Geçiş Sürecindeki Ülkeler |
21,8
|
43,7
|
19,5
|
14,2
|
-9,2
|
-2,1
|
| Kaynak : IMF World Economic
Outlook, Nisan 1999
Endonezya, Malezya, Filipinler, Tayland. |
||||||
| B. TÜRKİYE EKONOMİSİNDE GELİŞMELER
VE BEKLEYİŞLER
1. 1999 Yılı Gelişmeleri Türkiye 1999 yılına, Uzak Doğu Asya krizinin olumsuz etkilerinin devam ettiği, önemli ticaret ortağımız olan Rusya'daki krizin derinleştiği ve global krizin yaygınlaşma ihtimalinin olduğu bir ortamda girmiştir. Rusya krizinin ardından önemli ölçüde yükselen faiz oranlarının yanısıra, erken seçim kararının getirdiği belirsizlik ortamı, 1998 yılının son çeyreğinde yurtiçi talep ve üretimin bir daralma eğilimine girmesine yol açmıştır. Bu eğilim, 1999 yılının ilk çeyreğinde derinleşerek devam ederken 1999 yılının ikinci çeyreğinde belirgin bir şekilde yavaşlamıştır. Bu dönemin ardından yaşanan deprem felaketlerinin etkisiyle, ekonomideki daralma eğilimi 1999 yılının ikinci yarısında yeniden hızlanmıştır. 1999 yılının ilk çeyreğinde yüzde 9,1 oranında gerçekleşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) düşüş hızı, ikinci çeyrekte yüzde 1,7'ye yavaşlamış, üçüncü ve dördüncü çeyreklerde ise yeniden artarak sırasıyla yüzde 6 ve yüzde 3,4 olmuştur. Böylece, 1999 yılının tamamında GSYİH bir önceki yıla göre yüzde 5 oranında küçülmüştür. 1999 yılında Net Dış Alem Faktör Gelirlerinin yüzde 56,2 oranında azalması nedeniyle, yılın tamamında GSMH reel olarak yüzde 6,4 oranında gerilemiştir. 1999 yılında, sektörler itibariyle, tarım sektörü katma değeri yüzde 4,6, hizmetler sektörü katma değeri yüzde 5,1 ve sanayi katma değeri yüzde 5 oranında gerilemiştir. 1999 yılının ilk çeyreğindeki yüzde 12 oranındaki düşüşün ardından, ikinci çeyrekte yüzde 0,6 oranında artış kaydeden toplam yurtiçi talep, üçüncü çeyrekte yüzde 3,5, dördüncü çeyrekte ise yüzde 2 oranında azalmıştır. Böylece, 1999 yılı itibariyle toplam yurtiçi talepteki daralma yüzde 4 olmuştur. Yurtiçi talepte gözlenen bu düşüşte, özel tüketim harcamalarındaki yüzde 3,1 ve özel sabit sermeye yatırımlarındaki yüzde 19,6 oranındaki gerileme belirleyici olmuştur. 1999 yılında kamu tüketimi bir önceki yıla göre artarken, stok değişiminin GSYİH büyümesine katkısı pozitif olmuştur. 1999 yılında, özel tüketim harcamalarında gözlenen gerileme esas olarak, yüksek reel faizlerden, 1999 yılının ilk çeyreğindeki belirsizlik ortamından ve deprem felaketinin tüketim üzerindeki doğrudan ve dolaylı daraltıcı etkisinden kaynaklanmıştır. Bu dönemde, iç ve dış talepteki olumsuz gelişmeler, kredi maliyetlerinin önemli ölçüde yükselmesi ve bazı sektörlerdeki kapasite fazlalığı özel sabit sermaye yatırımlarının gerilemesinde etkili olmuştur. 1999 yılında yurtiçi üretimde ortaya çıkan daralma, finansman maliyetlerindeki yükselme ve ihracat pazarlarımızdaki büyüme hızının önemli ölçüde yavaşlaması, ihracat performansını olumsuz yönde etkilemiştir. İthalatta ise üretim ve talepteki daralamaya bağlı olarak önemli bir düşüş gözlenmiştir. 1999 yılında ihracat, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,4 oranında azalarak 26,6 milyar dolar, ithalat ise yüzde 11,4 oranında gerileyerek 40,7 milyar düzeyinde gerçekleşmiştir. Böylece, 1999 yılında dış ticaret açığı (İhracat(FOB)-İthalat(CIF)) geçen yıla göre yüzde 25,6 oranında azalmış ve 14,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Cari işlemler dengesi, 1999 yılının ilk çeyreğinde elde edilen fazladan sonra dış ticaret dengesindeki açığın birinci çeyreğe göre önemli ölçüde artış göstermesi ve turizm ve diğer görünmeyen gelirlerdeki azalmanın etkisiyle Nisan ayından itibaren, Ağustos ve Ekim ayları hariç açık vermiştir. Turizm ve diğer görünmeyen gelirlerdeki azalışın etkisi yılın son çeyreğinde daha belirgin bir biçimde ortaya çıkmış ve 1998 yılının son üç ayında 1.840 milyon dolar fazla veren cari işlemler dengesi 1999 yılın aynı döneminde 1.389 milyon dolar açık vermiştir. Bu gelişmeler sonucunda, 1998 yılında 1.984 milyon dolar fazla veren cari işlemler dengesi, 1999 yılında 1.364 milyon dolar açık vermiştir. 1999 yılında rezerv hariç tutulduğunda 4,7 milyar dolarlık net sermaye girişi olmuştur. 1998 yılında Rusya krizinin ardından yaşanan gelişmelerin de etkisiyle sermaye hareketlerindeki giriş 773 milyar dolar düzeyinde kalmıştı. 1998 yılında 6,4 milyar dolar çıkış gösteren portföy yatırımlarının 3,2 milyar dolarlık girişle sonuçlanması 1999 yılındaki bu gelişmede belirleyici olmuştur. |
| Tablo I.2: Makroekonomik Performans Göstergeleri | ||||||
|
|
||||||
|
1998
|
1999
|
I
|
II
|
III
|
IV
|
|
| GSMH Büyümesi (%) |
3,9
|
-6,4
|
-8,7
|
-3,2
|
-7,4
|
-6,1
|
| Toplam Yurtiçi Talep Büyümesi (%) |
0,6
|
-4,0
|
-12,0
|
0,6
|
-3,5
|
-2,0
|
| Dış Ticaret Açığı (1)(Milyon $) |
-18.947
|
-14.103
|
-1.579
|
-4.044
|
-3.971
|
-4.508
|
| Cari İşlemler Dengesi (Milyon $) |
1.984
|
-1.364
|
1.276
|
-1.379
|
128
|
-1.389
|
| Bütçe Dengesi (Trl. TL) |
-3.915
|
-9.045
|
-2.452
|
-2.501
|
-2.242
|
-1.850
|
| Faiz Dışı Bütçe Deng. (Trl. TL) |
2.373
|
1.676
|
-109
|
552
|
561
|
672
|
| TEFE 12 Aylık Artış (%) |
54,3
|
62,9
|
48,2
|
50,3
|
54,4
|
62,9
|
| TÜFE 12 Aylık Artış (%) |
69,7
|
68,8
|
63,5
|
64,3
|
64,3
|
68,8
|
| (1) İhracat(FOB)-İthalat(CIF). | ||||||
| 1998 yılının Şubat ayından itibaren
fiyat artışlarında gözlenen düşme eğilimi, 1999 yılının ilk çeyreğinde
de devam etmiş ve 12 aylık TEFE artış hızı Mart ayında yüzde 48,2 düzeyine
gerilemiştir. Ancak, uluslararası petrol fiyatlarındaki yükselme, kamu
kesimi imalat sanayiinde gerçekleştirilen fiyat ayarlamaları ve özel imalat
sanayii fiyat artışlarının dolar kurundaki artışa bağlı olarak bir miktar
hızlanması ile, 12 aylık fiyat artış hızları Nisan ayından itibaren tekrar
yükselme eğilimine girmiştir. 1999 yılı itibariyle, 12 aylık TEFE artış
hızı yüzde 62,9, 12 aylık TÜFE artış hızı ise yüzde 68,8 olarak gerçekleşmiştir.
1999 yılında ekonomik aktivitedeki ve ithalattaki daralama bütçe gelirlerindeki artışı sınırlarken; yüksek reel faizler, sosyal güvenlik transferlerindeki artış ve yaşanan deprem felaketleri bütçe harcamalarının önemli ölçüde yükselmesine yol açmıştır. 1999 yılında Konsolide Bütçe harcamaları bir önceki yıla göre yüzde 79,4 oranında artarak 28.018 trilyon lira, gelirleri ise yüzde 60,6 oranında artarak 18.973 trilyon lira olarak gerçekleşmiştir. Böylece 1999 yılında, bütçe açığı 9.045 trilyon lira, faiz dışı bütçe fazlası ise 1.676 trilyon lira olmuştur. 1999 yılında Hazine iki yıl vadeli sabit faizli ve üç yıl vadeli değişken faizli tahviller ihraç ederek iç borçlanmanın vade yapısını uzatmıştır. 1998 yılı itibariyle 233 gün olan içborçlanma vadesi 1999 yılında 479 güne yükselmiştir. 1998 yılı Aralık ayında yüzde 145,1 seviyesine kadar yükselen yıllık bileşik iç borçlanma faiz oranı, 1999 yılının Temmuz ayında yüzde 101,4'e gerilemiş, Ağustos ayında yaşanan deprem sonrası tekrar artarak yüzde 116,5 olmuştur. İç borçlanma faiz oranları Eylül ayında yüzde 113,2'ye, Ekim ayında yüzde 109,3'e, Kasım ayında ise yüzde 96,4'e gerilemiştir. 1999 yılı Aralık ayında Hazine iç borçlanma ihalesi yapılmamıştır. Böylece, 1998 yılında yüzde 115,5 olan iç borçlanma faiz oranı 1999 yılında yüzde 109,5 olarak gerçekleşmiştir. 1999 yılı Aralık ayı itibariyle emisyon hacmi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 80 oranında, rezerv para ise yüzde 83,3 oranında artmıştır. Reel faizlerin yüksekliği nedeniyle mevduatta yaşanan artışlara bağlı olarak geniş tanımlı para arzı büyüklükleri 1998 yıl sonuna göre önemli ölçüde artış kaydetmişlerdir. 1999 yılı Aralık ayı itibariyle M2 ve M2Y 1998 yıl sonuna göre, sırasıyla yüzde 108,1 ve yüzde 106,5 oranında artmıştır. Ekonomide gözlenen daralma kredi talebine de yansımış ve 1999 yılının Aralık ayı itibariyle kredilerdeki artış, mevduat artışının önemli ölçüde gerisinde kalmıştır. Bu dönem itibariyle mevduat bankası kredileri yüzde 51 oranında artarken toplam mevduattaki artış yüzde 105,9 oranında gerçekleşmiştir. Böylece, 1998 yılı sonunda yüzde 49,6 olan Mevduat Bankası Kredilerinin toplam mevduata (TL.+DTH) oranı, 1999 yılı sonu itibariyle yüzde 39,5'e gerilemiştir. Makroekonomik performansı belirleyen büyüme, enflasyon, kamu finansmanı ve dış dengeye ilişkin göstergeleri tek bir endeks altında toplayan Bileşik Makroekonomik Göstergeler Endeksi (BMGE), 1999 yılının son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine ve bir önceki döneme göre azalmıştır. Bu azalmada, reel kesimde ortaya çıkan daralmanın devam etmesi ve BMGE'nin dış denge bileşenlerinin de bir önceki döneme ve geçen yılın aynı dönemine göre bozulma göstermesi etkili olmuştur. BMGE’nin fiyatlar bileşeninde nisbi bir bozulma gözlenirken, BMGE’nin kamu finansmanı bileşenleri bir önceki yılın aynı dönemine ve bir önceki döneme göre önemli değişiklik göstermemiştir. |

| 2. 2000 Yılı Gelişmeleri
2000 yılındaki makroekonomik politikalar ve gelişmeler, 1999 yılı Aralık ayında kamuoyuna açıklanan ve 2000-2002 dönemini kapsayan Makroekonomik Program çerçevesinde şekilenmiştir. Uygulamaya konulan programın temel amacı; üç yıllık bir dönem sonunda enflasyonu tek haneli rakamlara indirmek, reel faizleri süratle aşağı çekmek, kamu finansman dengesini sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak, ekonomide sürdürülebilir bir büyüme ortamını tesis etmek ve yapısal reformları hızla gerçekleştirmek olarak belirlenmiştir. Bu hedefler doğrultusunda 2000 yılında, TEFE 12 aylık artış hızının yüzde 20’ye düşürülmesi, GSMH büyümesinin yüzde 5,5 olarak gerçekleşmesi ve faiz dışı bütçe dengesinde (IMF tanımına göre) GSMH’nın yüzde 3,9’u oranında bir fazla elde edilmesi hedeflenmiştir. 2000 yılnın ilk aylarında programın maliye, para-kur, gelirler politikaları ile yapısal reformlar alanında önemli adımlar atılmıştır. |
|
2000
|
2001
|
2002
|
|
| GSMH Büyüme Hızı (% Değ.) |
5,6
|
5,2
|
5,8
|
| TÜFE Artış Hızı- Yıl sonu (% Değ.) |
25,0
|
12,0
|
7,0
|
| TEFE Artış Hızı- Yıl sonu (% Değ.) |
20,0
|
10,0
|
5,0
|
| Dış Ticaret Deng./GSMH (%) |
-7,1
|
-7,2
|
-7,0
|
| Cari İşlemler Açığı/GSMH (%) |
-1,8
|
-1,6
|
-1,5
|
| Konsolide Bütçe Açığı/GSMH (%) (1) |
-12,6
|
-6,0
|
-2,2
|
| Faiz Dışı Bütçe Dengesi/GSMH (%)(1) |
3,9
|
5,3
|
5,6
|
| Toplam Kamu Faiz Dışı Deng./GSMH (%) |
2,2
|
3,7
|
3,7
|
| Kamu Borç Stoku (net)/GSMH (%)(1) |
57,9
|
56,6
|
54,6
|
| 2000 yılı Ocak-Mart döneminde Konsolide
Bütçe gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 149,8 oranında
artarak 7.480 trilyon lira, harcamalar ise yüzde 108,9 oranında artarak
11.381 trilyon lira olarak gerçekleşmiş, aynı dönemde bütçe açığı 3.901
trilyon lira olmuştur. 1999 yılı Ocak-Mart döneminde 109 trilyon lira açık
veren faiz dışı bütçe dengesi, 2000 yılının aynı döneminde 2.700 trilyon
lira fazlaya dönüşmüştür. Bu fazlanın oluşmasında 1999 yılında yürürlüğe
giren vergi düzenlemelerinin de etkisiyle oluşan vergi gelirlerindeki yüksek
oranlı artış ve faiz dışı harcamaların kontrol altına alınması etkili olmuştur.
Para ve kur programının ilk dört aylık döneminde öngörülen kur hedeflerine ulaşılmıştır. 2000 yılının ilk üç aylık döneminde kur sepeti artışı hedeflerle uyumlu olarak yüzde 8,3 oranında gerçekleşmiştir. Programın Net İç Varlıklara ilişkin hedeflerinin de gerçekleştiği görülmektedir. Bu çerçevede, 2000 yılının ilk çeyreğinde –1.006 trilyon TL ile –1.394 trilyon TL ile sınırlandıran bir bant içinde gerçekleşmesi hedeflenen Net İç Varlıklar, Mart ayının son beş işgünü ortalamasına göre –1,260 trilyon TL olarak gerçekleşmiş ve söz konusu hedeflere ulaşılmıştır. Ayrıca, 2000 yılı Mart ayı sonu itibariyle 12 milyar doların altına inmemesi öngörülen Merkez Bankası Net Uluslararası Rezervleri 16,6 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Programın uygulamaya konulmasından bu yana yapısal reformlara ilişkin bir dizi yasal düzenleme gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede tarımsal desteklemeye yönelik "Tarımda Yeniden Yapılandırma ve Destekleme Kurulu" oluşturulmuş, kamu bankalarının düşük faizli kredi desteği rasyonel bir yapıya kavuşturacak düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. Kamu mali yönetiminin iyileştirilmesi ve şeffaflık kapsamında 15 adet fon tasfiye edilmiş, 7 adet fonun tasfiyesine ilişkin yasal süreç devam etmektedir. Özelleştirme faaliyetlerini ve yabancı sermaye girişini hızlandırmak amacıyla, iletişim ve enerji sektörlerini devlet imtiyazı olmaktan çıkaracak yasal düzenlemeler gerçekleştirilmiş, uluslararası tahkimin geriye dönük işletilmesine imkan tanıyan yasal değişiklik yapılmıştır. Türk Telekom’un özel bir şirket gibi faaliyet göstermesine ve iletişim sektöründe düzenleyici kurul oluşturulmasına imkan veren yasal çerçeve oluşturulmuştur. Ayrıca, programda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun daha şeffaf ve bağımsız çalışmasını sağlamak üzere Bankacılık Kanununda yapılması öngörülen düzenlemeler gerçekleştirilmiş bulunmaktadır. Yılın ilk dört ayında özelleştirme uygulamalarında da önemli adımlar atılmıştır. Özelleştirme faaliyetlerinden beklenen gelirin önemli bir kısmını oluşturan Petrol Ofisi’nin yüzde 51 hissesinin devri ve Tüpraş’ın hisselerinin bir bölümünün halka arz işlemleri gerçekleştirilmiş, İş Bankası-Telekom Italia ortaklığı 2.525 milyon dolarlık teklif ile üçüncü GSM 1800 lisanasını almaya hak kazanmıştır. Gelirler politikası kapsamında 2000 yılı asgari ücret ve memur maaş artış oranları hedeflenen enflasyonla uyumlu bir şekilde gerçekleştirilmiş, tarımsal destekleme fiyatları kapsamında tütün ve yaş çay alım fiyatları hedeflenen enflasyona uygun olarak yüzde 25 oranında artırılmıştır. Programın uygulanmasında sağlanan başarı mali piyasalar, fiyat gelişmeleri ve reel sektöre ilişkin göstergelere de yansımıştır. Uygulamaya konulan programın ilk etkileri faizler üzerinde görülmüş ve 1999 yılınında 109,5 düzeyinde gerçekleşen bileşik ağırlıklı ortalama iç borçlanma faiz oranları, 2000 yılının Ocak-Nisan döneminde yüzde 38,5 seviyesine gerilemiştir. Tarım sektöründeki ve uluslararası petrol fiyatlarındaki yüksek oranlı artışlarında etkisiyle 1999 yılı Aralık ve 2000 yılı Ocak ayında yüksek seviyesini koruyan fiyat artışları Şubat ayından itibaren yavaşlama eğilimine girmiş ve bu eğilim Mart ve Nisan aylarında da devam etmiştir. Nisan ayında TEFE artış hızı yüzde 2,4, TÜFE artış hızı ise yüzde 2,3 olarak gerçekleşmiştir. TEFE aylık artışında son sekiz yılın, TÜFE aylık artış hızında ise son onüç yılın en düşük değerleri gerçekleşmiştir. Böylece, Nisan ayı itibariyle, yıl sonuna göre TEFE artış hızı yüzde 16,2, TÜFE artış hızı ise yüzde 14,5 olarak gerçekleşmiş, 12 aylık artış hızları ise sırasıyla yüzde 61,5 ve yüzde 63,8'e gerilemiştir. Yılın ilk dört ayında özel kesim imalat sanayii fiyat artış hızındaki yavaşlama çok daha belirgin olmuştur. 2000 yılı Ocak ayında yüzde 5,8 oranında gerçekleşen özel kesim imalat sanayii fiyat artış hızı, Şubat ayında yüzde 3,0'e, Mart ayında yüzde 2,5'e, Nisan ayında ise yüzde 1,9'a inerek, kur sepeti gelişmelerine yakınsamaya devam etmiştir. DİE verilerine göre, 2000 yılı Ocak ayında ihracat yüzde 7,7 oranında artarken, Şubat ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,2 oranında gerilmiştir. Böylece, 2000 yılının Ocak-Şubat döneminde ihracat, bir önceki yılın dönemine göre yüzde 0,8 oranında artarak 4,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 2000 yılı Ocak-Şubat döneminde ithalat baz etkisinin de ortadan kalkması ile yüzde 41,6 oranında artarak 7,1 milyar dolar olmuştur. Böylece, 2000 yılının ilk iki aylık döneminde dış ticaret açığı, geçen yılın aynı döneminde 994 milyon dolar olan düzeyine göre yüzde 219,6 oranında artarak 3,0 milyar dolara yükselmiştir. 1999 yılı Ocak ayında 870 milyon dolar fazla veren cari işlemler dengesi 2000 yılın aynı ayında 365 milyon dolar açık vermiştir. 2000 yılına ilişkin mevcut veriler, reel sektörde toparlanma eğiliminin başladığını göstermektedir. Nitekim, aylık sanayi üretim endeksi 1999 yılı Kasım ayındaki yüzde 2,9’luk daralmanın ardından 1999 yılının Aralık, 2000 yılının Ocak ve Şubat aylarında sırasıyla yüzde 3,1 yüzde 2,7 ve yüzde 6,0 oranında artışlar sağlamıştır. 2000 yılının Mart ayında ise sanayi üretimi artışı daha önceki aylara göre yavaşlamış ve yüzde 1,0 olarak gerçekleşmiştir. Böylece 2000 yılı Ocak-Mart döneminde sanayi üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,2 oranında artmıştır. 2000 yılı Ocak-Mart dönemi itibariyle imalat sanayi ve enerji sektörleri üretimleri sırasıyla yüzde 3,6 ve yüzde 2,9 oranında artarken madencilik sektörü üretiminde yüzde 3,2 oranında bir azalma kaydedilmiştir. 2000 yılı Ocak-Mart döneminde dayanıklı tüketim malları üretim ve satışları sırasıyla yüzde 30,5 ve yüzde 45,5 oranlarında artış göstermiştir. Otomobil üretimi 2000 yılı Ocak-Mart döneminde yüzde 80,2 oranında artarken, otomobil satışları bu dönemde yüzde 87,3 oranlarında artış göstermiştir. Bu gelişmede özellikle ithal otomobil satışlarındaki artış etkili olmuştur. |
| II. ÜRETİM VE TALEP GELİŞMELERİ
GSMH BÜYÜMESİ VE ÜRETİM 1. GSMH ve Sektörel Büyüme Hızlarındaki Gelişmeler GSMH’da 1998 yılının son çeyreğinde başlayan yavaşlama, 1999 yılının ilk çeyreğinde daralmaya dönüşmüş ve bu dönemde GSMH yüzde 8,7 oranında gerilemiştir. Yılın ikinci çeyreğinde sanayi sektöründeki toplarlanmanın da etkisiyle GSMH’daki düşüş hızı yüzde 3,2’ye yavaşlamış, ancak yaşanan deprem felaketlerinin doğrudan ve dolaylı etkileri sonucu GSMH’daki gerileme 1999 yılının üçüncü çeyreğinde yeniden hızlanarak yüzde 7,4’e yükselmiştir. 1999 yılının son çeyreğinde, tarım sektörü üretiminde bir önceki yılın aynı dönemine göre gözlenen belirgin düşüşe rağmen, sanayi ve hizmetler sektörlerindeki daralma hızının yavaşlamasının da etkisiyle GSYİH’daki daralma yüzde 3,4 düzeyinde kalmıştır. Aynı dönemde net dış alem faktör gelirlerinin önemli ölçüde gerilemesi sonucunda GSMH’daki düşüş yüzde 6,1 olmuştur. Böylece, 1999 yılının tamamında GSMH’daki gerileme yüzde 6,4 olarak gerçekleşmiştir. |
Tablo: II.1 GSMH ve Sektörel Büyüme Hızları (Bir Önceki Yılın Aynı Dönemine Göre Yüzde Değişme)
|
|
|
|||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| Dönemsel | ||||||||||
| 1.Tarım |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| 2.Sanayi |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| 3.Hizmetler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| GSYİH |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| GSMH |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| Kümülatif | ||||||||||
| 1.Tarım |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| 2.Sanayi |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| 3.Hizmetler |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| GSYİH |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| GSMH |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| Yıllıklandırılmış | ||||||||||
| 1.Tarım |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| 2.Sanayi |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| 3.Hizmetler |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| GSYİH |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| GSMH |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| Mevsimsel Düzeltilmiş(1) | ||||||||||
| 1.Tarım |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| 2.Sanayi |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| 3.Hizmetler |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| GSYİH |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| GSMH |
|
|
|
|
|
|
|
|
||
| 1999 yılında tarım sektörü katma değeri birinci çeyrekte yüzde 5,0, ikinci çeyrekte yüzde 4,7, üçüncü çeyrekte yüzde 3,2 ve dördüncü çeyrekte yüzde 8,3 oranında azalmıştır. Böylece 1999 yılının tamamında tarım sektörü katma değerindeki daralma yüzde 4,6 olarak gerçekleşmiştir. Tarım sektöründeki daralmada özellikle hububat ve meyve üretiminde sırasıyla yüzde 12,5 ve yüzde 9,4 oranlarındaki düşüşler etkili olmuştur. |
Tablo: II.2 Tarımsal Üretim ve Katma Değerdeki Gelişmeler (Bir Önceki Yıla Göre Yüzde Değişme)
|
|
|
|||||
|
1998
|
1999
|
I.
|
II.
|
III.
|
IV.
|
|
| Çiftçilik ve Hayvancılık Üretimi |
7,8
|
-4,2
|
-1,8
|
-3,8
|
-3,8
|
-6,3
|
| Hububat |
11,6
|
-12,5
|
-
|
-21.3
|
-10.9
|
4.7
|
| Bakliyat |
-3,5
|
-11,2
|
-
|
-23.9
|
-6.3
|
-10.2
|
| Diğer Tarla Ürünleri |
3,1
|
-0,3
|
-
|
4.9
|
-1.9
|
3.6
|
| Meyveler |
18,8
|
-9,4
|
2.6
|
7.0
|
-4.6
|
-24.2
|
| Sebzeler |
14,5
|
6,5
|
-3.0
|
9.8
|
7.5
|
5.1
|
| Hayvancılık |
1,0
|
-1,9
|
-6,7
|
-5,4
|
-3,6
|
-3,6
|
| Çiftçilik ve Hay. Tar. San. Kat. Değ. |
8,6
|
-4,9
|
-3,8
|
-5,8
|
-3,6
|
-8,2
|
| Ormancılık Katma Değeri |
-0,6
|
-4,2
|
-16,1
|
4,3
|
11,3
|
10,9
|
| Balıkçılık Katma Değeri |
18,5
|
2,4
|
4,8
|
5,9
|
8,9
|
-6,5
|
| Tarım Sektörü Katma Değeri |
8,4
|
-4,6
|
-5,0
|
-4,7
|
-3,2
|
-8,3
|
| 1999 yılında sanayi katma değeri
bir önceki yıla göre yüzde 5,0 oranında gerilemiştir. Sanayi sektöründe
1998 yılının son çeyreğinde başlayan daralma, 1999 yılının ilk çeyreğinde
artarak devam etmiş ve bu dönemde sanayi sektörü katma değerindeki daralma
yüzde 9,8’e ulaşmıştır. Yılın ikinci çeyreğinde ise sanayideki daralma
yerini yüzde 0,8 oranında ılımlı bir artışa bırakmış, fakat yılın üçüncü
çeyreğinde yaşanan deprem felaketinin etkisiyle daralma tekrar artarak
yüzde 8,3’e çıkmıştır. Yılın son çeyreğinde sanayi sektöründeki daralma
yüzde 2,6’ya yavaşlamıştır.
1999 yılında sanayi sektöründeki gerilemede özel kesim sanayi üretiminin yüzde 7,8 oranında gerilemesi, kamu kesimi sanayi üretimindeki artışın ise yüzde 0,8 ile sınırlı kalması etkili olmuştur. 1999 yılında madencilik sektörü ve imalat sanayi üretimi sırasıyla yüzde 9,9 ve yüzde 4,3 oranında daralırken enerji sektörü üretimi yüzde 4,0 oranında artış göstermiştir. 1999 yılında özel imalat sanayiinde makina-teçhizat, tekstil, taşıt araçları ve taş-toprak sektörlerinde önemli üretim düşüşleri gözlenmiştir. Hizmetler sektörü katma değeri 1999 yılının ilk çeyreğinde yüzde 8,9, ikinci çeyreğinde yüzde 2,6, üçüncü çeyreğinde yüzde 6,3 ve dördüncü çeyreğinde yüzde 2,7 düşmüştür. 1999 yılının tamamı itibariyle hizmetler sektöründeki daralma yüzde 5,1 oranında gerçekleşmiştir. Alt sektörler itibariyle bakıldığında, inşaat sektörünün bütün çeyreklerde yüzde 10’un üzerinde daraldığı, yılın tamanında ise daralmanın yüzde 12,7 oranında gerçekleştiği gözlenmiştir. Ticaret sektöründe daralma, en şiddetli olarak yılın ilk çeyreğinde gerçekleşmiş, yılın son çeyreğinde ise sanayi üretimindeki düşüşün yavaşlaması ve ithalatın artmasıyla birlikte ticaret sektöründeki daralma iyice yavaşlamıştır. Bununla birlikte, ticaret sektörü katma değeri 1999 yılının tamamında yüzde 6,8 oranında gerilemiştir. Ulaştırma sektöründe ise yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1,1 oranında katma değer artışı sağlanmasına rağmen, özellikle yılın ilk ve son çeyreğinde yaşanan yüksek oranlı daralmaların da etkisiyle yılın tamamında ulaştırma sektörü katma değeri yüzde 4,0 oranında düşmüştür. |
|
|
|
|||||
|
1998
|
1999
|
I.
|
II.
|
III.
|
IV.
|
|
| Hizmetler |
2.4
|
-5.1
|
-8.9
|
-2.6
|
-6.3
|
-2.7
|
| İnşaat |
0.7
|
-12.7
|
-10.5
|
-11.5
|
-12.9
|
-15.2
|
| Ticaret |
1.4
|
-6.8
|
-13.2
|
-4.1
|
-9.3
|
-0.7
|
| Ulaştırma-Haberleşme |
4.9
|
-4.0
|
-7.5
|
1.1
|
-2.4
|
-7.4
|
| Mali Kuruluşlar |
6.9
|
5.3
|
7.8
|
7.5
|
2.5
|
3.8
|
| Konut Sahipliği |
2.1
|
1.1
|
2.0
|
2.1
|
1.0
|
-0.8
|
| Serbest Meslek ve Hizmetler |
3.4
|
-4.8
|
-8.5
|
-0.8
|
||