Türkiye'de özelleştirme uygulamaları - 3                                                                 Kilci, Metin

II-YASAL ÇERÇEVE

    1.Yasal Düzenlemelerin Kronolojik Gelişimi

Özelleştirmeye ilişkin ilk yasal düzenleme, 29.2.1984 tarih ve 2983 sayılı Kanun ile yapılmıştır. Kanun, özelleştirme uygulamalarına ilişkin geniş bir hareket alanı belirlemiş ve özelleştirmenin kurumsal mekanizmasını oluşturmuştur. Bu çerçevede, gelir ortaklığı senedi, hisse senedi ve işletme hakkı
devrinden oluşan özelleştirme yöntemleri tanımlanarak, Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kurulu, Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi ve Kamu Ortaklığı Fonu kurulmuştur. Daha sonra 2985 sayılı Kanun ile Toplu Konut Fonu kurularak, Fonun, Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kurulu ve Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi ile ilişkileri tanımlanmıştır.

Özelletirmeye ilikin ikinci yasal düzenleme 8/6/1984 tarih ve 233 sayılı KHK'nin 38'inci maddesi ile yapılmıştır. Bu madde ile daha önce Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kurulu'na verilen özelleştirme ile
ilgili karar alma yetkisi Ekonomik İşler Yüksek Koordinasyon Kurulu'na verilmiş ve yürütme görevi
Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi'nde kalmıştır.

Diğer taraftan, 1984 yılında, 4/12/1984 tarih ve 3092 sayılı Çay Kanunu ile çay tarımı, üretimi, işlenmesi ve satışı serbest bırakılmış, aynı tarih ve 3096 sayılı Kanun ile de Türkiye Elektrik Kurumu dışında, özel sektörün elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı yapabilmesine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerle devlet tekelindeki iktisadi faaliyet alanlarına özel sektörün girişini engelleyen hükümler kaldırılmıştır.

Daha sonra, 28.5.1986 tarih ve 3291 sayılı Kanun ile 233 sayılı KHK'nin 38'inci maddesinin uygulanmayacağı hükmü getirilerek, özelleştirmenin karar alma ve uygulama aşamalarına ilişkin yeni düzenlemeler yapılmıştır. 3291 sayılı Kanun ile getirilen en önemli düzenleme özelleştirme kapsamının
ve kapsama alınma sürecinin tanımlanması ve Ekonomik İşler Yüksek Koordinasyon Kurulu'na verilen görev ve yetkilerin yeniden Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kuruluna verilmesidir. 3291 sayılı Kanun ile getirilen bir diğer önemli düzenleme ise 1177 sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Kanunu'nda yapılan değişikliklerle özel kesimin tütün ve tütün mamulleri üretimi, ithalatı ve satışı yapabilmesine imkan tanınmasıdır.

Özelleştirme konusunda yetkili kurullarla ilgili olarak 28.12.1987 tarih ve 304 sayılı KHK ile yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu KHK ile Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kurulu ile Ekonomik İşler Yüksek Koordinasyon Kurulu kaldırılarak bu kurullara verilen görev ve yetkiler Yüksek Planlama Kurulu'na devredilmiştir.

Özelleştirme mevzuatında yapılan dördüncü önemli düzenleme 9.4.1990 tarih ve 414 sayılı KHK ile yapılmıştır. 2983 sayılı Kanunu değiştiren 414 sayılı KHK ile getirilen en önemli değişiklik Toplu Konut
ve Kamu Ortaklığı İdaresi'nin Kamu Ortaklığı İdaresine dönüştürülerek, özelleştirme ve Kamu Ortaklığı Fonu ile ilgili görev ve yetkilerinin Kamu Ortaklığı İdaresi'ne devredilmesidir. Bir diğer önemli düzenleme ise Yüksek Planlama Kurulu'nun özelleştirmeye ilişkin görev ve yetkilerinin Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı'na verilmesidir. Bu değişiklikler yanında 2985 sayılı Toplu Konut Kanununu değiştiren 412 sayılı KHK ile Toplu Konut İdaresi kurulmuş ve Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi'nin toplu konutla ilgili görev ve yetkileri bu idareye devredilmiştir.

Özelleştirme mevzuatında daha sonra yetkili kurullara ilişkin bir takım yeni düzenlemeler yapılmıştır. 6.3.1991 tarih ve 3701 sayılı Kanun ile Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı'na verilen özelleştirme ile ilgili karar alma yetkisi yeniden Yüksek Planlama Kurulu'na devredilmiştir. 3701 sayılı Kanun 17.7.1991
tarih ve 437 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış, 20.12.1991 tarihli ve 470 sayılı KHK ile Yüksek Planlama Kurulu'nun görevleri yeniden tanımlanmış, aynı tarih ve 473 sayılı KHK ile Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulu oluşturularak özelleştirme ve Kamu Ortaklığı Fonu hakkında karar alma yetkisi bu
kurula bırakılmıştır.

Özelleştirme ilgili yasal boşlukların zaman içerisinde belirginleşmesi ve genel yetki kanunları ile bu
yetki kanunlarına dayanılarak çıkarılan KHK'lerin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle, sadece özelleştirme ile ilgili düzenlemeleri kapsayan ve iptal gerekçelerini dikkate alan bir düzenleme yapılması gereği ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda, çıkarılan 5.5.1994 tarihli ve 3987 sayılı Kanun ile hükümete üç ay süre ile özelleştirme konusunda KHK çıkarma yetkisi verilmiştir. Bu yetkiye dayanılarak çıkarılan 30.5.1994 tarihli ve 530, 531 ve 532 sayılı KHK’ler ve 13.6.1994 tarih ve 546 sayılı KHK ile özelleştirme ve özelleştirmeye bağlı istihdam sorunlarının çözümüne yönelik önemli düzenlemeler yapılmıştır.

530 sayılı KHK ile 2983 sayılı Kanun büyük ölçüde değiştirilerek, özelleştirmenin kurumsal yapısı yeniden düzenlenmiştir. Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulu ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığına dönüştürülmüş, ayrıca Kamu
Ortaklığı Fonu yanında yeni olarak Özelleştirme Fonu kurulmuştur. Kamu Ortaklığı Fonu ile ilgili
görev ve yetkiler ise Hazine Müsteşarlığı ile ilişkilendirilmiştir.

531 sayılı KHK ile 3291 sayılı Kanunun özelleştirme ile ilgili 13, 14, 15 ve 16'ncı maddelerinde çeşitli değişiklikler ve Kanuna eklemeler yapılmıştır. Bu değişikliklerle özelleştirme uygulamalarının kapsamı genişletilmiş ve uygulama esas ve usulleri ayrıntılı bir şekilde yeniden düzenlenmiştir.

532 sayılı KHK ise, özelleştirme sonucunda ortaya çıkabilecek istihdam sorunlarının çözümü için uygulama esaslarını düzenlemekte ve bu konuda İş ve İşçi Bulma Kurumu'nu görevlendirmektedir.

Son olarak 13.6.1994 tarih ve 546 sayılı KHK ile özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlarda çalışan Emekli Sandığı iştirakçilerinin durumuna ilişkin düzenlemeler yanında, 530 sayılı KHK ile değişik
2983 sayılı Kanun ve 531 sayılı KHK ile değişik 3291 sayılı Kanun'da bazı yeni düzenlemeler
yapılmıştır.

Anayasa Mahkemesi’nin 7.7.1994 tarih ve 1994/45-2 sayılı Kararı ile 3987 sayılı Kanunun iptal
edilmesi dolayısyla, Anayasa Mahkemesi 21.7.1994 tarihli ve 1994/60-2, 1994/61-2, 1994/62 ve 1994/64-2 sayılı Kararları ile sırasıyla 530, 531, 532 ve 546, sayılı KHK’leri iptal etmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin özelleştirme mevzuatını düzenleyen KHK’leri iptal etmesi üzerine, iptal gerekçelerini dikkate alan kapsamlı bir düzenleme yapma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine 24.11.1994 tarihli 4046 sayılı “Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” çıkarılarak özelleştirme konusundaki en kapsamlı mevzuat değişikliği gerçekleştirilmiştir.

4046 sayılı Kanun 530 sayılı KHK ile değiştirilen, ancak 530 sayılı KHK’nin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile yürürlükten kaldırılan 2983 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin yeniden
kendi bünyesinde, iptal gerekçelerini de dikkate alarak düzenlemiştir.

4046 sayılı Kanun özelleştirme konusunda yapılan en kapsamlı yasal düzenleme niteliğindedir.
Temel olarak Anayasa Mahkemesi’nin iptaline neden olan hükümleri dışlamanın yanında
Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun, Özelleştirme Fonu’nun ve Özelleştirme İdaresi’nin kuruluşunu,
amaç ve görevlerini ayrıntılı bir şekilde belirlemektedir. Kanunda yer alan bir diğer önemli
düzenleme ise iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, kamu bankaları ve kamu hizmetlerinin gördürülmesinin özelleştirilmelerine ilişkin ayrı ayrı düzenlemelerin yapılmış olmasıdır.
Diğer taraftan Kanun ile genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların
mal ve hizmet üretim birimlerinin, varlıklarının ve iştirak paylarının özelleştirilmelerine imkan
tanınmıştır.

Kanunda özelleştirme uygulamaları sonucu rekabetin korunmasına ve uygulamaya ilişkin ayrıntılı hükümler yanında özelleştirmeden doğan istihdam sorunlarının çözümüne yönelik düzenlemeler yer almakta, mahalli idareler tarafından yapılacak özelleştirme uygulamaları düzenlenmektedir.

4046 sayılı Kanunun bazı hükümleri Anayasa Mahkemesi’nin sırasıyla 31.1.1997 tarih ve E.1996/66-K.1997/7 sayılı ve 9.4.1997 tarih ve E.1997/35-K.1997/45 sayılı Kararları ile iptal edilmiş,
bazı hükümleri ise 27.4.1995 tarih ve 4105 sayılı Kanun ve 3.4.1997 tarih ve 4232 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış ya da değiştirilmiştir.

Özelleştirme mevzuatında bazı sektörlere ilişkin özel düzenlemeler de yapılmıştır. 20.8.1993 tarihli
ve 509 sayılı KHK ile PTT'nin haberleşme hizmetleri ayrılarak yeni bir şirket kurulmuş ve bu şirketin özelleştirilmesine ilişkin hükümler ihdas edilmiştir. Ancak 509 sayılı KHK 21/10/1993 tarihli ve
93/40-2 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi tarafından 509 sayılı KHK’nin iptal edilmesi sonucunda, 10.6.1994 tarih ve
4000 sayılı Kanun ile 406 sayılı Kanunda yeni düzenlemeler yapılmıştır. 4000 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile 406 sayılı Kanunun 1 inci maddesi değiştirilerek posta ve telgraf tesis ve işletmesine
ilişkin hizmetler için T.C. Posta İşletmesi (P.İ.), telekomünikasyon hizmetleri için ise 233 sayılı KHK
ile Türk Ticaret Kanununa (kuruluş ve tescile ilişkin hükümler hariç) ve özel hukuk hükümlerine tabi
Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi kurulmaktadır. 4000 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 406
sayılı Kanuna ek 17 ve 18 inci maddeler ve geçici 1,2,3 ve 4 üncü maddeler eklenerek
telekomünikasyon hizmetlerinin özelleştirilmesine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. 406 sayılı Kanunun 4000 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile değişik Ek 17 nci maddesi Anayasa Mahkemesi’nin
22.12.1994 tarih ve E.1994/70-K.1994/65-2 sayılı Kararı ile iptal edilmiş ve daha sonra 3.5.1997 tarih
ve 4107 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile yeniden düzenlenmiştir. 1.8.1996 tarih ve 4161 sayılı
Kanunun 1 inci maddesi ile Ek 17 nci maddeye iki fıkra eklenerek sözkonusu madde son halini
almıştır.

4000 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 406 sayılı Kanuna eklenen Ek 18 nci maddenin ikinci ve
üçüncü fıkraları ve 4107 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile eklenen beş fıkradan “İşletme lisans ve ruhsatına ilişkin değer tespit ve ihale işlemleri 24.11.1994 tarihli 4046 sayılı Kanun hükümleri
dahilinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür” fıkrası sırasıyla Anayasa Mahkemesi’nin 22.12.1994 tarih ve E.1994/70-K.1994/65-2 sayılı ve 28.12.1996 tarih ve E.1995/38-K.1996/7 sayılı Kararları ile iptal edilmiş, 1.8.1996 tarih ve 4161 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile sözkonusu
Ek 18 inci maddeye iki yeni fıkra ilave edilmiştir.

Diğer taraftan 406 sayılı Kanuna 4107 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile EK 19 ve 20 maddeler ve Geçici 5 inci madde, 4161 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile Ek 21 inci ve Geçici 6 ncı maddeler eklenmiştir.

Bir diğer özel düzenleme ise 3911 sayılı Yetki Kanununa dayanılarak çıkarılan 13.8.1993 tarihli ve
513 sayılı KHK ile yapılmıştır. 513 sayılı KHK ile 3291 sayılı Kanuna Türkiye Elektrik Kurumu'nun özelleştirilmesine ilişkin hükümler eklenmiştir. 513 sayılı KHK ile getirilen hükümler, daha sonra 22.2.1994 tarihli ve 3974 sayılı Kanun ile kabul edilerek, 3291 sayılı Kanuna eklenmiştir. Ancak
Anayasa Mahkemesi’nin 9.12.1994 tarih ve E.1994/43-K.1994/42-2 sayılı Kararı ile 3291 sayılı
Kanunun mülkiyet devrine imkan veren hükmünün iptal edilmesi sonucunda 3291 sayılı Kanun ile özelleştirme yapmak imkanı ortadan kalkmıştır.

Özelleştirme konusu kapsamında değerlendirilebilecek bir diğer yasal düzenleme ise 8.6.1994 tarih
ve 3996 sayılı Kanun ile yapılmıştır. Bu Kanun ile yap-işlet-devret modelinin uygulanabilmesi için
yasal dayanak oluşturulmuştur.

Son olarak 16.7.1997 tarih ve 4283 sayılı “Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun” ile yerli ve/veya yabancı sermaye şirketlerine mülkiyetleri kendilerine ait olmak üzere termik santral kurma ve işletme izni verilmesi ile enerji satışına dair esas ve usuller belirlenmiştir.

Aşağıda önemli hususları incelenen yürürlükteki özelleştirme mevzuatının kronolojik bir listesi Ek
Tablo: 1’de sunulmaktadır.


içindekiler
önceki bölüm
sonraki bölüm
dpt


©  DPT.YBM, 18 Kasım 1998