| Türkiye'de özelleştirme uygulamaları - 4 Kilci, Metin |
2.1. 2983 Sayılı Kanun’da Yer Alan Hükümler
2983 sayılı Kanun’nun Özelleştirme İdaresi’ne ilişikin hükümleri 4046 sayılı Kanun kapsamında yeniden düzenlenmiş olmakla birlikte, Kanunun başta altyapı tesislerine ilişkin gelir ortaklığı senedi ihracına dair hükümleri ile Kamu Ortaklığı Fonu’na dair hükümleri yürürlüktedir. Kanunun halen yürürlükte olan kamu iktisadi teşebbüslerinin tesis, müessese ve bağlı ortaklıklarının gelir ortaklığı senedi, hisse senedi ihracı ve işletme hakkı devri suretiyle satışına ilişkin hükümlerinin bir bölümü 4046 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiş olması sebebiyle uygulanmamaktadır. Bununla birlikte 2983 sayılı Kanunun uygulanmayan ancak yürürlükte olan sözkonusu hükümlerinin kısaca açıklanmasında yarar görülmektedir.
2983 sayılı Kanunun temel amacı kamu yatırımlarının finansmanında özel tasarrufların harekete geçirilmesi olarak özetlenebilir. Kanun, bu amaçla üç temel araç ve düzenleme öngörmektedir.
i) Gelir Ortaklığı Senedi: Kamu kurum ve kuruluşlarına (KİT'ler dahil) ait alt yapı tesislerinin gelirlerine gerçek ve tüzel kişilerin ortak olmasını sağlamak için çıkarılan senetleri ifade etmektedir. Altyapı tesisleri de Kanunda, köprü, baraj, elektrik santralı, karayolu, demiryolu, telekomünikasyon sistemleri ile sivil kullanıma yönelik deniz ve hava limanları v.b. şeklinde tanımlanmıştır.
Bu yönüyle, doğal tekel niteliğindeki kamu faaliyetlerinden elde edilecek gelirlere özel kesimin ortak olmasını sağlamak suretiyle kamu yatırımları için ek finansman temini amaçlanmaktadır. Diğer taraftan Gelir Ortaklığı Senetlerinin özel tasarrufçular açısından çekici olması için, sözkonusu bu faaliyetlerin, piyasa şartlarında fiyatlandırılması ve etkinliklerinin artırılması amaçlanmaktadır.
Gelir Ortaklığı Senedi mülkiyet devrini içermemekte, sadece ait olduğu tesisin gelirlerine ortak olmayı ifade etmektedir. Dolayısıyla kendileri için Gelir Ortaklığı Senedi çıkarılan tesislerin, bu senetlerin piyasa şartlarında makul bir getiri sağlamasını güvence altına almak için, karlı ve verimli çalışmaya özen göstermelerinin temini amaçlanmaktadır.
ii) İşletme Hakkı Devri: Kamu iktisadi teşebbüslerinin müessese, işletme, bağlı ortaklıklarına ve benzerlerine ait tesislerin belirli süre ve şartlar dahilinde gerçek ve tüzel kişiler tarafından işletilmesi ve varsa mamullerinin pazarlama ve dağıtımının yapılması hakkının devrini ifade etmektedir.
Finansal kiralama yöntemine benzeyen bu uygulama biçimi, genellikle özelleştirmenin bir ön aşaması olarak değerlendirilmektedir. Mülkiyet devri sözkonusu olmamakla birlikte işletme ve yönetim hakları doğrudan bir bedel karşılığı devredilmektedir.
iii) Hisse Senedi: Kamu iktisadi te?ebbüsleri ve bunlara ait tesislere gerçek ve tüzel kişilerin ortaklığını sağlamak üzere çıkarılan senetlerdir.
Burada gerçek anlamda bir mülkiyet devri sözkonusudur. Kamu hisselerinin özel kesime devri ya da artırılan sermayenin özel kesimin katılımına sunulması şeklinde uygulanabilmektedir.
2.2. 4046 Sayılı Kanun’da Yer Alan Düzenlemeler
2.2.1. Kanun’un Amacı ve Kapsamı
Yukarıda da ifade edildiği gibi özelleştirme uygulamalarına ilişkin en kapsamlı yasal düzenleme 4046 sayılı Kanun ile yapılmıştır. Kanunun Amaç ve Kapsam başlıklı birinci maddesinde Kanunun amacı;
Kanun kapsamında yukarıda belirtilen amaçlara yönelik olarak;
Diğer taraftan birinci maddede ayrıca,
“genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların
mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıklarının (baraj, gölet, otoyol,
yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim
birimleri) işletme haklarının verilmesi veya kiralanması ile kamu iktisadi
teşebbüsleri arasında yer alan ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede
tanımlanmış bulunan "kamu iktisadi kuruluşları"nın ve bunların müessese,
bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, mülkiyetin
devri dışında kalan yöntemler ile özelleştirilmesi işlemlerinin bu Kanun
hükümlerine göre yapılacağı, ancak bu kuruluşların mülkiyetinin devrine
ilişkin hususların, kuruluşların gördükleri kamu hizmetinin esaslarına
ve özelliklerine göre ayrı kanunlarla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
2.2.2. Özelleştirme İlkeleri
4046 sayılı Kanun ile özelleştirme mevzuatında ilk kez özelleştirme ilkeleri tespit edilmi?tir. Kanunun ikinci maddesinde yer alan bu hükme göre;
Özelleştirme uygulamalarında ilkeler;
2.2.3. Kurumsal Yapı
4046 sayılı Kanun ile özelleştirmenin
kurumsal yapısı yeniden düzenlenmiştir. Özelleştirme sürecinde zaman zaman
Bakanlar Kurulu, Hazine Müsteşarlığı ve İş ve İşçi Bulma Kurumu yer alsa
da, kurumsal yapı başlıca Özelleştirme Yüksek Kurulu, Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı ve Özelleştirme Fonundan oluşmaktadır. 4046 sayılı Kanunun 3
ila 12’nci maddelerinde bu konulara ilişkin yapılan düzenlemeler aşağıda
özetlenmektedir.
2.2.3.1. Özelleştirme Yüksek Kurulu
Özelleştirme Yüksek Kurulu, Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği bir Devlet Bakanı, özelleştirmeden sorumlu Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulunun birden fazla siyasi parti tarafından oluşturulması halinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde en çok üyesi olan diğer iktidar partisine mensup Başbakan Yardımcısı, Sanayi ve Ticaret Bakanı ve Maliye Bakanından oluşmaktadır. Kurulun sekreterya hizmetlerini yürütme görevi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na verilmiştir.
Kanunda Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevleri;
4046 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen Özelleştirme İdaresi Başkanlığı kamu tüzel kişiliğine sahip özel bütçeli ve geçici bir teşkilat olup, bütçesinin denetiminin Sayıştay Başkanlığı’nca yapılması, çalışmalarının ise Yüksek Denetleme Kurulu tarafından denetlenmesi öngörülmüştür. Özelleştirme İdaresi’ne 17’si taşra olmak üzere 325 kadro tahsis edilmiştir.
Kanun ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığına;
2.2.3.3. Özelleştirme Fonu
4046 sayılı Kanun ile özelleştirme işlemlerinden elde edilen gelirlerin tek bir fonda toplanması ve kullanımların bu fondan yapılmasının sağlanması amacıyla T.C. Ziraat Bankası nezdinde açılacak bir hesapta Özelleştirme Fonu kurulumuştur.
Fonun kaynakları;
Özelleştirme Fonu'nun;
Diğer taraftan fondan Bütçeye ve Kamu
Ortaklığı Fonu hariç diğer fonlara kaynak aktarılmaması Kanun ile hüküm
altına alınmıştır. Fona ilişkin olarak Kanunda yer alan diğer düzenlemeler
ise fon bakiyesinin kullanımı ve nemalandırılması ile ilgilidir.
2.2.4. Özelleştirme Kapsamı ve Uygulama Esasları
4046 sayılı Kanunun 17’nci maddesinde
özelleştirme kapsamına alınacak kuruluşlar ve diğer birimler yeniden sayılmıştır.
Buna göre idarenin teklifi üzerine, birlikte ve/veya ayrı ayrı özelleştirme
kapsamına alınması öngörülen kuruluş ve varlıklar şu şekildedir;
Kanunda özelleştirme kapsamına alınma kararının içeriği de ayrıca tanımlanarak, kuruluşların özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin Kurul kararında, bu Kuruluşlardan hangilerinin mali ve hukuki yönden özelleştirmeye hazırlık işlemine tabi tutulacağı, hangilerinin özelle?tirilmek üzere doğrudan özelleştirme programına alınacağı ve özelleştirmenin hangi yöntemle ve hangi süre içinde gerçekleştirileceğinin belirtilmesi de öngörülmüştür.
Kanunda ayrıca, mali ve hukuki yönden özelleştirmeye hazırlanmalarına karar verilenlerin bu hazırlık işlemleri tamamlanıncaya kadar, bunların bağlı oldukları bakanlık veya kurumlar ile ilgileri ve önceki statülerinin aynen devam edeceği, bunlarla ilgili mali ve hukuki yönden özelleştirmeye hazırlık işlemlerinin Kurulca belirlenecek kuruluş veya kuruluşlar tarafından yürütüleceği, özelleştirmeye hazırlık işlemleri tamamlananların Kurulun vereceği yeni bir karar ile özelleştirme programına alınacağı ve bu şekilde hazırlıkları tamamlanarak özelleştirme programına alınanlar ile doğrudan özelleştirme programına alınanların (bağlı ortaklıkların iştirak payları ve varlıkları ile bağlı ortaklık statüsünde olmayan, ancak sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait kuruluşların iştirak payları ve varlıkları hariç), Kurul kararının alındığı tarihte başka bir işleme gerek olmadan ve bedel alınmaksızın İdareye devredilmiş sayılacağı belirtilmiştir. Özelleştirme programına alınarak İdareye devredilen kuruluşlar buna ilişkin Kurul kararı tarihinden itibaren bağlı oldukları bakanlık veya kurumla ilişkileri kesilerek İdareye bağlanmış sayılmaktadır.
Burada yapılan düzenleme özelleştirme sürecinde gerek özelleştirme konusu kuruluşun ve gerekse diğer ilgili kurumların katılımının ve katkısının sağlanması açısından son derece önemlidir.
4046 sayılı Kanun kuruluşların özelleştirme kapsamından çıkarılmasına ilişkin hükümleri de kapsamaktadır. Özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlardan zaman içinde değişen şartlar da dikkate alınarak özelleştirme kapsamından çıkarılmaları gerekli görülenler Kurul kararı ile eski statülerine iade edilebilmektedir.
Özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlar, 233 sayılı KHK’de de öngörüldüğü üzere fiyat ve tarifelerini belirleme konusunda serbest bırakılmışlardır. Ancak 233 sayılı KHK’den farklı olarak özelleştirme kapsamındaki kuruluşların fiyat ve tarifelerine Bakanlar Kurulu Kararı ile müdahale ve görev zararı ödenmesi imkanı tanınmamıştır.
Diğer taraftan genel ve katma bütçeli idarelerle, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları ile kamu iktisadi kuruluşlarının ve bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarının mülkiyetin devri dışındaki yöntemlerle yapılacak özelleştirme işlemlerinin İdare tarafından yürütüleceği, ancak, bunların mülkiyetinin bağlı bulundukları kurum ve/veya kuruluşlara aidiyeti ve statüleri aynen devam edeceği ifade edilmiştir.
4046 sayılı Kanun ile özelleştirme, değer tespit ve ihale yöntemleri oldukça ayrıntılı bir biçimde tanımlanmıştır. Kanun başlıca beş özelleştirme yöntemi belirlemektedir. Bunlar satış, kiralama, işletme hakkının verilmesi, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve gelir ortaklığı modelidir. Ayrıca işin gereğine uygun sair hukuki tasarrufların uygulanmasına ise Kurulca Karar verileceği hükme bağlanmıştır. Kanunda öngörülen yöntemler ?u ?ekilde tan?mlanmaktadır.
Satış; Kuruluşların aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimleriyle varlıklarının mülkiyetinin kısmen veya tamamen bedel karşılığı devredilmesi ya da bu kuruluşların hisselerinin tamamının veya bir kısmının -kuruluşların içinde bulundukları şartlar da dikkate alınarak- yurt içi ve yurt dışında, halka arz, gerçek ve/veya tüzelkişilere blok satış, gecikmeli halka arzı içeren blok satış, çalışanlara satış, borsada normal ve/veya özel emir ile satış, menkul kıymetler yatırım fonları ve/veya menkul kıymetler yatırım ortaklıklarına satış veya bunların birlikte uygulanması yoluyla bedel karşılığı devredilmesidir.
Kiralama; Kuruluşların aktiflerindeki varlıklarının kısmen veya tamamen bedel karşılığında ve belli bir süre ile kullanma hakkının verilmesidir.
İşletme hakkının verilmesi; Kuruluşların bir bütün olarak veya aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin -mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla- bedel karşılığında belli süre ve şartlarla işletilmesi hakkının verilmesidir.
Mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi; Kuruluşların aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimleri ile varlıklarının mülkiyeti ilgili kuruluşa ait olmak kaydıyla, Türk Medeni Kanununda öngörülen şekil ve şartlar dahilinde, malike ait kullanma hakkına ilişkin bazı tasarruflara rıza gösterilmesine veya maliki mülkiyete bağlı haklarını kullanmasından vazgeçmesi sonucunu doğurmasına ilişkin hakların tesisidir.
Gelir Ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar; Kuruluşların özellikleri ve yapıları da dikkate alınarak yukarıda belirtilen özelleştirme yöntemleri dışında kalan ve genel hükümler ile özel kanunlarda belirtilen diğer yöntemlerdir.
Kanunda değer tespitine ve ihale komisyonlarının
oluşumu ile usul ve işlemlerine ilişkin düzenlemeler Anayasa Mahkemesi’nin
9/4/1997 tarih ve E.1997/35-K.1997/45 sayılı Kararı ile iptal edilmiş fakat
oldukça ayrıntılı bir şekilde 3.4.1997 tarih ve 4232 sayılı Kanun ile yeniden
düzenlenmiştir.
2.2.5. Özelleştirme Uygulamalarına İlişkin Diğer Düzenlemeler
4046 sayılı Kanun stratejik konu ve kuruluşların belirlenmesi ve bu kuruluşlara ilişkin imtiyazlı hakların düzenlenmesi görev ve yetkisini de Özelleştirme Yüksek Kurulu’na vermektedir. Bu kapsamda, Türk Hava Yolları A.O., T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası A.Ş., T.M.O Alkoloid Müessesesi ve Türkiye Petrolleri A.O.’ndaki kamu hisselerinin yüzde 49’dan fazlasının özelleştirilmesi halinde imtiyazlı hisse oluşturulması zorunlu hale getirilmiştir.
Yabancılara gayri menkul satışlarının ise mütekabiliyet esasları gözönünde tutularak yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yapılacağı ifade edilmiştir.
Diğer taraftan özelleştirme uygulamaları sonucu ortaya çıkabilecek rekabet sorunlarının çözümüne yönelik düzenlemeler ve özelleştirme programına alınan kuruluşların taşınmazlarının Özelleştirme İdaresi’ne devri, ayni sermaye olarak konulması ve bu taşınmazlar üzerindeki her türlü tasarruf hakkının kullanımına ve kuruluşların anonim şirket haline dönüştürülmelerine ilişkin düzenlemeler de Kanun’da ayrıntılı olarak yer almaktadır.
4046 sayılı Kanun Özelleştirme sürecinde ve özelleştirme uygulamaları sonucunda ortaya çıkabilecek istihdama ilişkin sorunların çözümüne ilişkin ayrıntılı düzenlemeleri de içermektedir. Bu çerçevede özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlarda (iştirakler hariç) bir hizmet aktine dayalı olarak ücret karşılığı çalışırken bu kuruluşların özelleştirmeye hazırlanması, özelleştirilmesi, küçültülmesi veya faaliyetlerinin kısmen veya tamamen durdurulması, süreli veya süresiz kapatılması veya tasfiye edilmesi nedenleriyle; hizmet akitleri, tabi oldukları iş kanunları ve toplu iş sözleşmeleri gereğince tazminata hak kazanacak şekilde sona erenlere, 30 gün içinde İş ve İşçi Bulma Kurumu’na başvurmaları halinde kanunlardan ve yürürlükteki toplu iş sözleşmelerinden doğan tazminatları dışında ilave olarak iş kaybı tazminatı ödenmesi hükme bağlanmıştır. İş kaybı tazminatı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 77 ve 78 inci maddesindeki usul ve esaslar çerçevesinde belirlenecek günlük net kazanç tutarı olup, hizmet akdinin sona erdiği tarihte aynı işveren ile hizmet akdi kesintisiz en az; 550 günden beri devam edenlere 90 gün, 1.100 günden beri devam edenlere 120 gün, 1.650 günden beri devam edenlere 180 gün, 2.200 günden beri devam edenlere 240 gün üzerinden yapılacak hesaplama ile belirlenmektedir.
Bu kapsamda özelleştirme programına alınan kuruluşlarda 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığına tabi personelden; T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre, hizmet süresi itibariyle emeklilik hakkını kazananlara bu hakkı kazandıkları tarihten itibaren iki ay içinde emekli olmayı istemeleri halinde, emeklilik ikramiyelerinin % 30 fazlasıyla ödenmesi ve bu miktarın Özelleştirme Fonundan karşılanması hükme bağlanmıştır. Ayrıca özelleştirme programına alınan, özelleştirilen, faaliyeti durdurulan, küçültülen, kapatılan veya tasfiye edilen kuruluşlarda çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel ile sözleşmeli personelin nakledilmelerine ilişkin Kanunda ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır.
Kanunda yer alan bir diğer önemli düzenleme ise mahalli idarelerdeki özelleştirme uygulamalarının 4046 sayılı Kanun kapsamında kendi yetkili organlarınca yapılmasının hüküm altına alınmasıdır.
Bu düzenlemeler yanında Kanunda işlemlerin yapılmasına ve geçiş dönemine ilişkin hükümler de yer almaktadır.
|
|
|
|
|