http://ekutup.dpt.gov.tr/madencil/oik504/

Madencilik Özel İhtisas Komisyonu Enerji Hammaddeleri
        Alt Komisyonu: Petrol ve Doğalgaz Çalışma Grubu
        raporu. Ankara: DPT, Haziran 1996.

        105 s. (DPT.2447 - öıK.504)
        ISBN: 975-19-1394-2


    ıçıNDEKıLER

    ÖZET
1. GİRİŞ
   Tanım ve Sınıflandırma/// Sektörde Faaliyet Gösteren Uluslararası Organizasyonlar
2. DÜNYADA MEVCUT DURUM
   Dünyada Petrol ve Gaz Rezervleri /// Tüketim /// Üretim /// Uluslararası Ticaret /// İstihdam /// Çevre Sorunları
3. TÜRKİYE'DE DURUM
    Ham Petrol ve Doğal Gazın Türkiye'de Bulunuş Şekilleri/// Rezervler/// Tüketim /// Üretim /// Dış Ticaret ///
    İstihdam /// Çevre Sorunu /// TPAO'nın Yurt Dışında Petrol Arama ve Üretim Faaliyetleri
4. MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ
    Altıncı Plan Dönemindeki Gelişmeler /// Sorunlar /// Dünyadaki Durum ve Diğer Ülkelerle Kıyaslama
5. YEDİNCİ PLAN DÖNEMİNDE BEKLENEN GELİŞMELER VE ÖNERİLER
    Projeksiyonlar /// Teknolojik Alanda Beklenen Gelişmeler /// Yatırımlar ///
    Yedinci Plan Dönemine İlişkin Beklentiler
6. POLİTİKA ÖNERİLERİ



ÖZET

İnsanlığın en önemli ve vazgeçilmez gereksinimlerinden birisi enerjidir. Bugün kişi başına enerji tüketimi kalkınmışlığın ölçüsü olarak kullanılmaktadır. çeşitli enerji kaynaklarının başında ise fosil yakıtlar gelmektedir. Petrol, kömür ve doğal gaz fosil yakıt denilince akla gelen ilk enerji kaynaklarıdır. Dünyanın bugünkü birincil enerji tüketiminde petrol, % 40'lık pay ile ilk sırayı alırken, doğalgaz % 23 ile % 28'lik payı olan kömürün ardından gelmektedir.

Önümüzdeki yıllarda da petrol ve doğal gazın birincil enerji tüketiminde önemini koruyacağı aşikardır. Dolayısı ile bu stratejik enerjiye yönelik politikalar geliştirilmekte ve zamanın şartlarına uygun yatırım planları yapılmaktadır. Dünya petrol politikasını yönlendiren organizasyonların başında OPEC (Petrol üreten ve ıhraç Eden ülkeler), UEA (Uluslararası Enerji Ajansı) ve bunların yanısıra bu alanda faaliyet gösteren çok uluslu petrol şirketleri gelmektedir.

Dünya'da yaşanan politik ve ekonomik olayların da son yıllarda dünya petrol arama ve üretim faaliyetlerine yön vermekte etkin bir rol oynadığı görülmektedir. Körfez Savaşı sonrasında Ortadoğu ve OPEC üyesi ülkeler arasında şartların olumsuz yönde değişmesi dünya petrol endüstrisini etkilemiştir. Diğer taraftan dünya petrol endüstrisinde en önemli hadise, Sovyetler Birliği'nin çökmesi ile yaşanmış, Bağımsız Cumhuriyetlerin liberal ekonomik sisteme geçme çabaları petrol üretim ve talep modellerinde değişikliğe sebep olmuştur.

Dünya üretilebilir petrol rezervleri 1992 yılı sonu itibariyle 1006,8 milyar varil, doğal gaz rezervleri ise 138,3 trilyon metre küptür. 1992 yılı üretimi ile, yeni rezervler bulunmazsa ispatlanmış petrol rezervleri 43 yıllık, doğal gaz rezervleri ise 65 yıllık ihtiyacı karşılayacak düzeydedir.

1992 yılı dünya hampetrol üretimi 1283,7 milyon ton, doğal gaz üretimi ise 1838,7 milyon ton petrol eşdeğeri olarak gerçekleşmiştir.

Dünya enerji tüketimi nüfus artışına ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak artmaktadır. Artan talebi karşılamak ve enerji arzının sürekliliğini sağlamak amacıyla bir yandan yeni enerji kaynakları aranırken, diğer yandan mevcut enerji kaynaklarının daha verimli kullanılması için çeşitli inceleme ve araştırmalar yapılmaktadır.

Dünya ham petrol tüketimi 1992 yılında 937,9 milyon ton, doğal gaz tüketimi ise 1781 milyon ton petrol eşdeğeri olmuştur.

önümüzdeki yıllarda dünya petrol talebinde beklenmedik büyük artışların olmaması halinde petrol fiyatlarının büyük değişimler göstermeyeceği beklenmektedir.

Ülkemizde, başta milli petrol şirketi TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) olmak üzere, 1954 yılından 1992 yılı sonuna kadar 19'u yerli 129'u yabancı olmak üzere toplam 148 petrol şirketi 2520 arama, 46 adet işletme ruhsatı alarak faaliyette bulunmuşlardır.

1993 yılında Türkiye'de tek başlarına ve/veya ortaklıklar halinde üretim yapan 9 şirket mevcuttur. Bunlar TPAO, NV Turkse Shell, Mobil Exploration Mediterranean Inc., Aladdin Middle East, Trans Med. Oil, Tür-Kan Petrol Ltd., Arco Turkey Inc., Dorchester ve Ersan Petrol Sanayii'dir.

1992 yılı sonu itibariyle Türkiye'deki kalan üretilebilir petrol rezervi 281 milyon varil, doğal gaz rezervi ise 11 milyar metreküptür.

Türkiye'de 1992 yılı toplam ham petrol üretim miktarı 4,3 milyon ton, doğal gaz üretim miktarı ise 198 milyar metreküp olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye'nin 1992 yılı ham petrol tüketimi 23 milyon ton, doğal gaz tüketimi ise 4,6 milyar metreküp olmuştur.

Petrol ve doğal gaz tüketiminin ekonomik gelişmeye paralel olarak artması beklenmektedir.

Türkiye birincil enerji arzının %54'ü ithalatla karşılanmakta olup toplam tüketimde en büyük payı %49,7 ile petrol ve doğal gaz oluşturmaktadır. Türkiye'nin yerli ham petrol üretimi toplam ihtiyacın ancak %15-18'ini karşılamaktadır. Bu oran 1960'lı yıllardan bu yana yaklaşık aynı düzeyde seyretmektedir.

Bugüne kadar yapılan çalışmalar çerçevesinde, ülkemiz jeolojik açıdan yüksek hidrokarbon potansiyeline sahip görünmüyorsa da, petrol ve doğal gazın stratejik hammaddeler oldukları düşünülerek yurt içi arama faaliyetlerinin devam ettirilmesi gereklidir.

Türkiye'deki arama ve üretim faaliyetlerinin büyük bir bölümünün yapıldığı Güneydoğu Anadolu'daki çalışmalar, bölgedeki olağanüstü durumdan etkilenmektedir. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda petrol arama yatırımlarının nisbeten daha az aranmış bölgelere ve bilhassa denizlere kaydırılması yararlı olacaktır. Ayrıca, son yıllarda gelişen teknolojinin, derin deniz ortamlarında arama ve üretimi mümkün kılması, yurdumuzdaki bu tür alanların, bilhassa Karadeniz'in değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır.

Aynı zamanda, Petrol Kanunu'nda yapılacak değişiklik ve düzenlemelerin ivedilikle sonuçlandırılması yabancı ve yerli gerçek yatırımcıları teşvik edici bir unsur olacaktır.

Türkiye'nin gittikçe artacağı beklenen enerji talebinin büyük kısmını oluşturan petrol ve doğal gazın ekonomimize getireceği mali külfetin azaltılması amacıyla, yurtdışında, özellikle Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nde petrol ve doğal gaz arama, üretim ve boru hattı ile taşıma çalışmalarına etkin bir şekilde ağırlık verilmelidir.

Tüm dünyada petrol ilişkin faaliyetler, aramadan üretime entegre bir yapı içinde yürütülmektedir. TPAO'nın yalnızca riski yüksek arama ve üretim alanlarında faaliyet göstermesi, daha karlı ve riski az, taşıma, rafinaj ve pazarlama alanlarında birimlerinin olmaması, yatırımlar için kaynak yaratılması bakımından önemli bir sorun oluşturmaktadır. Bu bakımdan TPAO'nın petrol sanayiinin tüm alanlarında faaliyeti bulunan bir holdinge dönüştürülmesi mutlaka sağlanmalıdır.

Türkiye'deki yatırımların büyük çoğunluğu TPAO tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu yüzden TPAO her alanda desteklenmeli ve kuruluşa yatırımlar için gerekli kaynaklar sağlanmalıdır. TPAO'nın gerek yurtiçinde ve gerekse yurtdışında, uluslararası firmalarla rekabet edebilmesi için, kuruluşun modern teknolojiyi yakından izlemesi, istihdam ihtiyacının karşılanması, personelin bilgi ve deneyimlerinin arttırılması büyük önem taşımaktadır.

Yurt dışındaki, bilhassa Asya Türk Cumhuriyetlerindeki petrol ve doğal gaz arama ve üretim çalışmaları bir devlet politikası olarak ele alınmalı ve ilgili kuruluşlar arasında gerekli koordinasyonlar sağlanarak, çalışmalar belirlenmiş plan ve programlar doğrultusunda yürütülmelidir.


Dosyaların listesi

oik504.html (Bibliyografik künye, Kapak, İçindekiler, özet, Dosyaların listesi, Yayının elektronik nüshasının temin edildiği kişi)

1.zip (doc dosyası, 1-2. Bölüm, sayfa 1-49)
2.zip (doc dosyası, 3. Bölüm, sayfa 50-89)
3.zip (doc dosyası, 4-6. Bölüm, sayfa 90-105)


Yayının elektronik nüshasının temin edildiği kişi: Ergün Yiğit.

Bu çalışma, Devlet Planlama Teşkilatı'nın görüşlerini yansıtmaz.  Sorumluluğu, yazarına aittir.

© DPT.YBM 1997 - 4 .10 .2000
"http://ekutup.dpt.gov.tr/madencil/oik504/" adresi ile erişilen bu bilgiler, kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
dpt