|
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM VIII. BEŞ YILLIK KALKINMA PLANININ MAKROEKONOMİK POLİTİKALARI, HEDEFLERİ VE TAHMİNLERİ I. MAKROEKONOMİK POLİTİKALAR
196.
Bu temel hedefler çerçevesinde, maliye politikası, kamu açıklarını
kalıcı bir biçimde azaltacak ve kamu borç stokunun sürdürülebilir
bir yapıda gelişmesini sağlayacak şekilde yürütülecektir. 197.
Para ve kur politikası enflasyonla mücadeleyi destekleyecek ve ekonomik
birimlere uzun vadeli bir bakış açısı kazandıracak çerçevede uygulanacaktır. 198.
Gelirler politikası, üretim ile istihdamı artırma ve fiyat istikrarını
sağlama hedefleriyle tutarlı bir biçimde ve verimlilikle ilişkili
olarak yürütülecektir. 199.
Makroekonomik istikrarı sürekli kılacak ve ekonominin etkin, esnek
ve verimli bir yapıya kavuşmasını sağlayacak olan yapısal reformlar
hızla yürürlüğe konulacaktır. Bu çerçevede, tarımsal destekleme, sosyal
güvenlik, kamu mali yönetimi ve şeffaflık, vergi politikası, bankacılık
sisteminin denetimi ve gözetimi konularında kapsamlı yapısal reformlar
süratle hayata geçirilecektir. 1.
MALİYE POLİTİKASI 200.
Maliye politikasının temel amacı, kamu açıklarının kalıcı bir biçimde
azaltılması ve sürdürülebilir bir finansman yapısına geçişin sağlanması
olacaktır. Bu çerçevede, kamu harcama, gelir ve borçlanma politikaları
tutarlı ve etkin bir biçimde uygulanacaktır. 201.
Kamusal faaliyet alanı içinde yer alan ve hizmetin niteliği itibarıyla
bütçe ile ilgisi kurulması gereken kamusal harcamalar bütçe içine
alınacaktır. 202.
Kamusal karar alma sürecinde etkinliği artırmak amacıyla, politika
oluşturulması, planlama ve bütçeleme arasında kurulması gereken zorunlu
ilişki orta vadeli bir harcama sistemi perspektifine dayanan bütçeler
hazırlanması suretiyle sağlanacaktır. Bu çerçevede, bütçe hazırlanması
süreci ile ilgili yasal çerçeve yeniden düzenlenecek, modern bütçe
sistemlerinin gerektirdiği kurumsal ve fonksiyonel işleyiş ve mekanizmalar
sisteme dahil edilecektir. 203.
Mali disiplinin sağlanması, kaynakların stratejik önceliklere göre
dağıtılması ve etkin kullanılması gibi temel bütçesel sonuçların elde
edilmesinde önemli bir araç olan, mali saydamlığın yaygınlaştırılmasını
sağlayacak mekanizmalar geliştirilecektir. Bu anlamda, öncelikle muhasebe
ve mali raporlama standartları geliştirilecek ve sisteme aktif bir
şekilde dahil edilecektir. Mali disiplini sağlamak üzere kamu harcama
reformu biran önce gerçekleştirilecektir. 204. Siyasi ve yönetsel yetki ve sorumluluklar kamusal hizmetin üretilmesi sürecinde açık olarak tanımlanacak ve bu tanım üzerine kurulu bir hesap verme sorumluluğu geliştirilecektir. 205.
Denetimi sınırlayan düzenlemeler ve fiili uygulamalar, denetim sisteminin
bağımsız çalışmasını sağlayacak mekanizmaların güçlendirilmesi ile
birlikte kaldırılacaktır. 206.
Etkinliği ölçen temel araçlardan birisi olarak performans denetimine
geçilecektir. 207.
Kamu harcamalarının artışı kontrol altında tutulacak ve kaynakların
tahsisinde hizmet-maliyet ilişkisinin sıkı bir şekilde kurulmasına
ve sektörel önceliklere önem verilecektir. 208.
Vergi sistemi basit ve anlaşılır hale getirilecek, yeterli ve etkin
belge düzeni ve otokontrol mekanizmaları geliştirilecek, vergi kayıp
ve kaçakları azaltılacak, verginin tabana yayılması sağlanacaktır.
Vergi İdaresinin uygulama hizmet ve denetim gücünü arttırmak amacıyla
tam otomasyon projesine büyük önem verilecek ve süratli bir şekilde
tamamlanacaktır. 209.
Tevkif suretiyle vergi alınmasından vazgeçilmeksizin, gelir vergisinin
kişiselliği ve mali güce göre vergilendirme ilkelerini dikkate alan
üniter vergilemeye ağırlık verilecektir. 210.
İstisna, muafiyet ve vergi indirimi gibi vergi harcamaları ekonomik
ve sosyal politikalar çerçevesinde yeniden düzenlenecek, vergi harcamaları
yoluyla alınmasından vazgeçilen tutarlar bütçe kanunu kapsamında ayrıntılı
bir şekilde raporlanacaktır. 211.
Vergi affı uygulamasını gerektirmeyecek ortam oluşturulacak ve af
beklentilerinin ortadan kaldırılmasını sağlayacak düzenlemeler gerçekleştirilecektir. 212.
Mahalli idarelerin sağladıkları hizmetlerle ilişkili olan bazı vergi
ve harçların bu idarelere devri sağlanacaktır. 213.
Kamu borçlanmaları düzenli bir şekilde raporlanacak, kamu borç stoku
şeffaf bir hale getirilecektir. Kamu mali sisteminde öngörülen disiplinin
sağlanması amacıyla, borçlanmaya ilişkin ilke ve sınırlamaları içeren
bir borçlanma programı bütçe ekinde yayınlanacaktır. Borçlanmaya ilişkin
ilke ve sınırlamaların tespitinde Maastricht kriterleri dikkate alınacaktır. 214.
Bütçe içi fonlar tümüyle kaldırılacak, bütçe dışı fonlardan kuruluş
amaçları doğrultusunda çalışmayanlar tasfiye edilecek, fonlara ek
mali yükümlülük getirilmeyecektir. Bu kapsamda, yeni fon kurulmayacak,
faaliyetine devam edecek olan bütçe dışı fonların denetiminde etkinlik
sağlanacaktır. 215.
Emeklilik ve sağlık sigortası hesapları ve hizmetleri birbirinden
ayrılacak, sağlık sigortası ve sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesine
çalışılacaktır. 216.
Sosyal güvenlik kuruluşlarının gelirlerinin artırılması amacıyla etkin
bir fon yönetimi politikası uygulanacaktır. Bu kapsamda, özellikle
Emekli Sandığına ait gayrimenkullerin rantabl kullanılması konusunda
gerekli tedbirler alınacaktır. Bu çerçevede, varlıkların doğrudan
işletilmesi yerine kiraya verilmesi, gayrimenkul yatırım ortaklığı
gibi araçlardan yararlanılacaktır. 217.
Sağlık harcamalarının kontrolü amacıyla, usulsüzlük yapanlara yönelik
yaptırımların caydırıcılığı artırılacaktır. 218.
Sosyal güvenlik kuruluşlarının sigortacılık dışındaki faaliyetleri
tasfiye edilecektir. 219.
Emekli Sandığında prime tabi tutulmayan gelirler prime tabi hale getirilecektir. 2.
PARA, KUR VE MALİ SİSTEME İLİŞKİN POLİTİKALAR 220.
VIII. Plan döneminde para politikası, enflasyonun Avrupa Para Birliği
kriterlerine uyumlaştırılmasını ve fiyat istikrarını hedefleyen bir
çerçevede uygulanacaktır. 221.
Kur politikası ilk 18 ay için hedeflenen enflasyon oranları referans
alınarak döviz kurunun günlük olarak ilan edilmesi, 2001 Temmuz ayında
başlayan ikinci 18 ayda da kur sepeti uygulamasının tedrici olarak
açılan bir bant içinde serbestçe belirlenmesi şeklinde olacaktır.
Böylece, kur bandı uygulamasıyla birlikte daha esnek bir net iç varlık
politikasının uygulanmasına başlanılacaktır. 2003 yılından itibaren
döviz kurları esnek bir çerçevede gelişirken, para politikası fiyat
istikrarının sürdürülmesi hedefi doğrultusunda uygulanacaktır. 222.
Mali sistemde kaynakların etkin dağılımının temini ve mali kurumların
daha rekabetçi ve etkin bir yapıya kavuşabilmeleri için gerekli ortam
oluşturulacaktır. Bu çerçevede, mali sistemde şeffaflık ve etkinliğin
sağlanmasına yönelik adımlar atılacak, kamu bankalarının yapısal sorunları
çözülerek, öncelikle özerkleştirilecek ve kamu kesimi kademeli olarak
bankacılık kesiminden çekilecektir. Ayrıca, fon maliyetlerinin uluslararası
seviyelere yaklaştırılması için mevduat munzam karşılıkları, disponibilite
yükümlülüğü, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintisi gibi yasal
yükümlülükler gözden geçirilecektir. 223.
Yatırım araçlarının vergilendirme açısından nötr bir konuma çekilmesi
sağlanacaktır. 224.
Mali sistemin AB normlarıyla uyumlaştırılması sağlanacaktır. 225.
Gelişen mali sistemin yapısında ayrı düzenleyici kurumların görev
alanlarından kaynaklanabilecek boşlukların önlenebilmesi ve mali piyasalarda
etkinlik ve saydamlığa ait uygulamaların homojenliğini sağlamak amacıyla
Mali Sistemi Düzenleme ve Denetleme Üst Kurulu oluşturulacaktır. Mali
sistemde faaliyette bulunan özerk düzenleme ve denetleme kurullarının
nihai aşamada tek çatı altında toplanmasıyla oluşan söz konusu kurumun
faaliyetleri konusunda parlamentoya karşı sorumlu olmasını ve sektörün
tamamında faaliyet gösteren kuruluşlar ile kamuyu bilgilendirmesini
sağlayacak düzenlemeler yapılacaktır. 226.
Şeffaflığın ön plana çıkacağı VIII. Plan döneminde yatırımcıların
kararlarını daha geniş bir veri setini dikkate alarak vermeleri mümkün
hale gelecek, derecelendirme kuruluşları faaliyete geçirilecek ve
risklilik hakkındaki bilgilerin herkese açık ve ulaşılabilir olduğu
bir ortamda mevduat sigortasının kapsamı daraltılacaktır. 227.
Mali piyasalarda şeffaflığın teminine yönelik olarak, 4487 sayılı
Kanunla oluşturulan Muhasebe Standartları Kuruluna etkinlik kazandırılacaktır.
Bu çerçevede, tüm işletmeler için geçerli ve işletme ile ilgili tüm
tarafların yararlanabileceği birörnek mali tablo ve raporlama standartları
oluşturulacaktır. 228.
Düzenleme ve denetleme otoritelerinin sürekli gözetim ve denetimine
imkan sağlamak amacıyla, mali sistemde faaliyet gösteren kuruluşların
ihtiyaçlarına uygun risk yönetimi ve iç denetim sistemlerinin kurulması
sağlanacaktır. 229.
Mali piyasalarda aracılık faaliyetinde bulunan kurumların sermaye
yapılarının güçlendirilmesi amacıyla, birleşme ve devralmalar desteklenecektir. 230.
Bankacılık kesiminde sistemik risklerin önlenebilmesi için, Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından gereken önlemlerin alınması
sağlanacak, bu açıdan sistemin şeffaflığı ve uluslararası kriterlere
uygun çalışması temin edilecektir. 231.
Bankacılık kesimini ilgilendiren işlemlerin yaygın olarak teknolojik
altyapı ve kart kullanımı ile yapılmasının sağlanması için gerekli
düzenlemeler gerçekleştirilecek ve Vergi Usul Kanunuyla Maliye Bakanlığına
tanınan mükelleflerin tahsilat ve ödemelerini finansal sistem kullanılarak
gerçekleştirmeleri hususundaki yetki kullanılacaktır. 232.
Sermaye piyasası araçlarının kaydileşmesi tavizsiz bir biçimde uygulanacaktır. 233.
Sermaye piyasasının arz yönünden gelişmesi sağlanırken, bu piyasalardaki
derinliğin kurumsal yatırımcılar vasıtasıyla artırılması için gereken
önlemler alınacaktır. 234.
Mülkiyetin tabana yayılması için azınlık hisselerinin haklarının korunmasına
yönelik Birikimli Oy Sistemi uygulamasının gelişmesi sağlanacaktır. 235.
Mali piyasalarda rekabetçi ortamı bozan manipülasyon, içerden öğrenenlerin
ticareti gibi konulara hassasiyetle eğilinecek ve özel uzmanlığa ihtiyaç
duyulan bu alanda ihtisas mahkemelerinin kurulması hususunda adımlar
atılacaktır. 236.
Sigortacılık sektörünün fon yaratabilir bir yapıya kavuşturulabilmesi
için özel emeklilik sigortalarının gelişmesi sağlanacak, hayat sigortası
dalındaki mevcut vergi mevzuatı tekrar gözden geçirilerek, vergisel
teşviklere açıklık getirilecektir. 237.
Sigortacılık sektörünün düzenlenmesi ve denetlenmesi hususunda mevzuattaki
boşluklar giderilecek, fonların plasmanında güvenli yatırımın gerçekleştirilebilmesi
amacıyla şeffaflığın uygulanması sağlanacaktır. 238.
Zorunlu sigorta uygulamaları yaygınlaştırılacaktır. 3.
KİT VE ÖZELLEŞTİRME POLİTİKALARI 239.
Devletin ekonomiye doğrudan müdahalesi özelleştirme politikaları çerçevesinde
olabildiğince daraltılacak, kamu hizmeti niteliğinde görevlerin yürütülmesinde
etkinlik ve verimlilik esaslarına uyulacaktır. Özelleştirme kapsamı
dışındaki işletmelerin faaliyetlerini özerk bir şekilde yürütebilmelerini
teminen yeniden yapılandırılmaları sağlanacaktır. 240.
Özelleştirme stratejisi geniş kamuoyu desteğine, uzlaşmaya ve özelleştirme
sürecinin şeffaflığına dayanacaktır. 241.
Özelleştirmeden beklenen hedeflere ulaşmak amacıyla kamu sermayesinin
belirleyici olduğu ulaştırma-haberleşme ve enerji sektörlerinde serbestleşmeye
gidilerek, özel sektör katılımının sağlanmasına yönelik düzenlemelere
devam edilecektir. Yap-işlet-devret, yap-işlet ve işletme hakkı devri
gibi finansman modelleri yeniden gözden geçirilerek bu modellerin
rekabeti engelleyici uygulamalara yol açması önlenecektir. Özel sektörün
katılımına açılan iletişim ve enerji gibi sektörlerde, tüketici hak
ve çıkarlarını korumak ve rekabeti tesis etmek başta olmak üzere gerekli
her türlü yapısal düzenlemeler özerk düzenleyici kurullar vasıtasıyla
sağlanacaktır. 242.
Özelleştirme uygulamalarında sermaye piyasalarından yararlanılarak
sermayenin tabana yayılması sağlanacaktır. 4.
YATIRIM POLİTİKALARI a)
Kamu Yatırımları 243.
Ülkemizde son yıllarda süreklilik kazanan kamu açıklarının yol açtığı
borçlanma gereğinden kaynaklanan yüksek faiz oranları yatırımları
olumsuz etkilemiştir. 244.
Kamu yatırımlarında, mevcut proje stokunun büyüklüğü, ayrılan kaynakların
yetersizliği, proje seçiminde teknik, ekonomik ve sosyal kriterlere
ve önceliklere yeterince uyulamaması, önemli projelerdeki gecikmeler
başlıca sorunlar olmaya devam etmektedir. 245.
VIII.Plan döneminde kamu ve özel kesim kaynaklarının akılcı ve birbirlerini
tamamlayan yatırım alanlarına yönlendirilmesi esas olacaktır. Bu politikaya
paralel olarak kamu kesimi yatırımları ağırlıkla ekonomik ve sosyal
altyapı alanlarında yoğunlaştırılacak, özel kesimin ise kamu kesiminin
çekildiği tüm alanları da kapsayacak şekilde yatırımlarını artırarak
sürdürmesi özendirilecektir. Özel kesimin, ülke genelinde yüksek katma
değer yaratabilecek üretim gücüne erişilmesine, ekonominin rekabetgücünün
geliştirilmesine, istihdamın, verimliliğin ve ihracatın artırılmasına
ve uygun teknolojilerin üretimi ve/veya transferine yönelik yatırımlara
ağırlık vermesi büyük önem taşımaktadır. 246.
Kamu yatırımları devletin ekonomideki rolü ve belirlenecek öncelikler
çerçevesinde gerçekleştirilecek, mevcut proje stoku teknik, ekonomik
ve sosyal yapılabilirlik kriterleri çerçevesinde gözden geçirilerek
rasyonel bir yapıya kavuşturulacak, proje döngüsü yönetimi kapsamlı
ve etkin hale getirilerek mevcut kamu kaynaklarının daha verimli kullanımı
sağlanacak ve kamu projeleri uygulamasında disiplin artırılacaktır.
247.
Kamu yatırımlarında, eğitim, sağlık, teknoloji altyapısı, enerji,
sulama, kentsel altyapı yatırımlarına ve ulaştırma alt sektörleri
arasında dengeyi sağlayıcı yatırımlara, bölgesel gelişme stratejileri
dikkate alınarak öncelik verilecektir. 248.
Kamu kesiminde önemli sektörlerde gerçekleştirilecek projelerin planlanmasında
ve uygulanmasında ana planlar çerçevesinde oluşturulacak öncelikler
belirleyici olacaktır. 249.
Kamu yatırım tahsislerinin belirlenmesinde, Yatırım Programında yer
alıp dış finansmanı sağlanmış, uygulamasında önemli aşama kaydedilmiş,
diğer projelerle bağlantılı ve/veya eş zamanlı olarak yürütülmesi
önem taşıyan ve Plan dönemi içinde tamamlanarak ekonomiye kazandırılabilecek
projelere belirlenen sektörel öncelikler çerçevesinde ağırlık verilecektir.
Ayrıca 1999 ve 2000 yıllarında deprem hasarlarının telafisi amacıyla
başlatılmış bulunan projelerden tamamlanamayanların Plan döneminin
ilk iki yılında öncelikle tamamlanmasına çalışılacaktır. 250.
Yatırım programlarına alınacak yeni projelerin belirlenmesinde kamu
proje stokunun optimum düzeyde tutulması hususu dikkate alınarak seçici
davranılacak, yeni proje stokunun teknik, mali, ekonomik, sosyal ve
çevresel yapılabilirliği yüksek projelerden oluşturulmasına azami
dikkat gösterilecektir. 251.
Özelleştirme kapsamındaki kuruluşların yatırım programları, uygulanan
özelleştirme politikalarıyla uyumlu olacaktır. 252.
Altyapı hizmetlerinin sağlanmasında, kamu yararı ve etkinlik ilkeleri
esas alınarak, bir taraftan yeni finansman modelleri geliştirilirken,
diğer taraftan Yap-İşlet-Devret ve benzeri modellerin uygulaması etkin
hale getirilecektir. 253.
Toplumun büyük kesimini ilgilendiren önemli projelerde, halkın proje
oluşumuna katılımını sağlayacak katılım mekanizmaları geliştirilecektir. 254.
Bilgi toplumuna geçiş amacı doğrultusunda, yatırım alanları konusunda
da bilgi üretimi ve bilginin yaygınlaştırılması desteklenecektir. b)
Yatırımlarda Devlet Yardımları 255.
VII. Plan döneminde teşvik belgesi almış yatırımlarda düşüş görülmüştür.
1995, 1996, 1997, 1998 ve 1999 yıllarında verilen teşvik belgelerinin
sayısı ve toplam tutarı, sırasıyla 4.955 adet ve 48,9 milyar dolar,
5.023 adet ve 24,6 milyar dolar, 5.144 adet ve 21,5 milyar dolar,
4.291 adet ve 15,4 milyar dolar, 2.967 adet ve 11,2 milyar dolar olmuştur.
Sektörel bazda ise 1995-1999 döneminde teşvik belgelerinin toplam
yatırım tutarı içinde imalat sanayinin payı yüzde 87,6'dan yüzde 43,4'e
düşerken enerji, turizm, ulaştırma ve diğer hizmet sektörü yatırımlarının
payı artmıştır. İmalat sanayii payındaki bu gerilemede, Gümrük Birliği'ne
hazırlık amacıyla tekstil sektörü başta olmak üzere 1995 yılında aşırı
düzeyde artan yatırım eğilimi etkili olmuştur. Bu dönemde teşvik belgelerinde
tevsi ve modernizasyon yatırımlarının payı artarken komple yeni yatırımlar
yüzde 70-80 düzeyindeki ağırlığını korumuştur. 256.
VII. Plan döneminde KOBİ'lere, OHAL ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerdeki
yatırımlara ve büyük ölçekli sınai yatırımlara ilave destek imkanları
sağlanmış, teşvik için ayrılan kaynak bütçeleştirilmiş, ancak bu kaynağın
yetersizliği, uygulamada mevzuatın sık değişmesi, bürokrasinin fazlalığı
ve devlet yardımlarını sağlayan kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliği
önemini korumuştur. 257.
Yatırımları teşvik politikalarının temel amacı; dünya ile entegrasyonu
sağlamak, bilgi toplumuna erişmek ve yabancı sermayeyi özendirmektir.
Bu çerçevede, yazılım başta olmak üzere bilgi teknolojileri, Ar-Ge
ve teknoloji geliştirme, altyapı, Yap-İşlet-Devret ve benzeri modellerle
yürütülen projeler, çevre koruma, küçük ve orta boy işletmelerin gelişmesi,
kalifiye işgücü sağlanması, istihdam yaratma, döviz kazandırma ve
bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasına yönelik yatırım
ve faaliyetler desteklenecektir. 258.
Yatırımların desteklenmesinde; AB uygulamaları da dikkate alınarak,
değişen iç ve dış piyasa şartlarına uyum sağlamak üzere, daha etkin
araçların kullanılması, bürokrasinin azaltılması, şeffaflık, genellik
ve yansızlık temel ilke olacaktır. 259.
Bürokrasiyi azaltmak için; belli büyüklükteki projelerin dışındaki
yatırımlar, mali mevzuatlarda yapılacak yeni düzenlemelerle belgesiz
teşvik sistemine geçilecektir. Ayrıca yine bürokrasiyi azaltmak ve
yatırımcıya kolaylık sağlamak üzere; yatırım teşvik belgesine ait
bazı işlemlerin yatırımın bulunduğu illerde yapılması sağlanacaktır. 260.
Devlet yardımlarının uygulanmasında karmaşık hale gelen bölge ve yöre
tanımlamaları, desteğin etkinliğini artırmak üzere yeniden yapılacaktır. 261.
Türkiye'nin sanayi haritası çıkarılarak, birbirini besleyen, birbirinin
altyapısını tesis eden yatırımlar ile bölgesel gelişmeye yönelik projeler
desteklenecektir. 262.
Devlet yardımları ile sağlanan desteklerin etkinliğini ölçmek, ayrılan
kaynağın amacına uygun kullanıp kullanılmadığını araştırmak üzere
takip, kontrol ve değerlendirme mekanizması etkin hale getirilecektir. 263.
Çok sayıda ve karmaşık olan "Yatırımlarda Devlet Yardımları Mevzuatı"
sade, anlaşılır ve tek bir çerçeve karar haline getirilecektir. Buna
bağlı olarak yatırım teşvik sisteminin basitleştirilmesi ve daha etkin
hale getirilmesi için mevcut mevzuatta gerekli değişiklikler en kısa
sürede yapılacaktır. 5.
DIŞ TİCARET VE ÖDEMELER DENGESİ POLİTİKALARI 264.
İhracatta sürekli bir artış gerçekleştirilmesi amacıyla, rekabetgücünün
artırılmasına ve ihracatın yapısında dünya ticaretindeki eğilimlere
paralel yapısal bir dönüşüm gerçekleştirilmesine önem verilecektir.
265.
İhracatta yeni bir atılım yapılabilmesi amacıyla, tüketim malı üreten
ve yoğun hammadde ve emek kullanımına dayalı üretim yapan sınaî yapıdan,
bilgi ve teknoloji yoğun sınaî yapıya geçişi sağlayacak ve ihracatta
yeni teknoloji yaratarak pazar payını artıracak politikalara önem
verilecektir. 266.
AB'ye uyum ve Dünya Ticaret Örgütü anlaşmalarında öngörülen gerek
geçiş süreci esneklikleri ve gerekse yasak olmayan sübvansiyonlar
kapsamında başvurulabilecek Ar-Ge, çevre koruma, bölgesel kalkınma
amaçlı sübvansiyonların etkin bir şekilde kullanımı sağlanacaktır.
Ayrıca, tanıtıma yönelik faaliyetler ile uluslararası Türk markası
kullanımının teşvikine önem verilecektir. 267.
Eximbank kredi, garanti ve sigorta mekanizmalarına yeterli kaynak
sağlanarak ihracatın finansmanına katkıda bulunulacaktır. Ayrıca,
Eximbank kredilerinin artan oranda ihracat sigortası, proje kredileri
ve yurtdışı projelerin finansmanına tahsis edilmesi sağlanacaktır.
İhracat sayılan yurtiçi satış ve teslimlerin de Eximbank kredilerinden
yararlandırılması için gerekli çalışmalar ve düzenlemeler yapılacaktır. 268.
İhracatın ve yurtdışına doğrudan yatırımların desteklenmesi açısından,
politik ve diğer risklerin garanti ve sigorta programları kapsamında
üstlenilmesini, yurt dışındaki yatırımların istikraz ve istikraz garantileri
yoluyla desteklenmesini sağlayacak bir yapı oluşturulacaktır 269.
KOBİ'lerin uluslararası piyasalarda yoğun rekabet koşullarına uyum
sağlamaları, uluslararası pazarlama, tanıtım ve ticari bilgiye ilişkin
eksikliklerini gidermeleri amacıyla Sektörel Dış Ticaret Şirketleri
modelininin teşvikine devam edilecektir. Ayrıca, KOBİ'lerin organizasyon
yapıları içinde pazarlama ve ihracat birimlerinin oluşturulması yönünde
gerekli danışmanlık ve destek hizmetleri sağlanacaktır. 270.
Dahilde işleme rejimi çerçevesinde yapılan uygulamalarda, ülke kaynakları
değerlendirilerek, yurtiçi stoklar devreye sokulacaktır. Özellikle
GAP'ın devreye girmesi sonucunda artan üretimin, işlenmeden veya işlendikten
sonra ihraç edilebilir mallara yönlendirilmesi sağlanacaktır. 271.
AB dışındaki bölgesel bütünleşmelerden beklenen faydanın sağlanabilmesi
için öncelikle tercihli bir tarife rejimi oluşturulacaktır. Ayrıca,
Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu ülkeleri ile ticari ilişkilerin geliştirilmesine
çaba gösterilecektir. 272.
Serbest Bölgelerden daha etkin şekilde yararlanmaya yönelik olarak,
sektörel kümeleşmenin, yüksek teknolojiyi içerecek şekilde olması
sağlanacak ve tanıtım faaliyetleri artırılacaktır. 273.
Mevcut serbest bölgelerin tam kapasiteyle ve etkin çalışmasına öncelik
verilecek, serbest bölgelerin alt ve üst yapı olanaklarının iyileştirilmesi
sağlanacaktır. 274.
Ülke, sektör ve ürün bazında güncel verilerin oluşturulması, bunlara
bağlı olarak pazar araştırması faaliyetlerinin düzenlenmesi ve uluslararası
ticaret ve rekabet kuralları konularında ilgili kuruluşlar bünyesinde
veri tabanı oluşturulması ve ihracatçıların bu bilgilere kolaylıkla
ulaşabilmeleri sağlanacaktır. 275.
İhracata yönelik destek ve yardımların kapsamı ile uygulama yöntemleri
bakımından sıklıkla yaşanılan değişikliklerin asgariye indirilmesi
ve üretici ihracatçıların planlama ve ödemeler konusunda karşılaştıkları
sorunların giderilmesi sağlanacaktır. 276.
Elektronik ticaretin dünyada artan önemi göz önüne alınarak, ülke
genelinde yaygınlaştırılması hızlandırılacaktır. 277.
Bilgi çağının gereklerine uygun hızlı ve sağlıklı bir şekilde veri
üretimi ve bürokratik işlemlerin azaltılması açısından, mevcut Gümrüklerin
Modernizasyonu Projesine dış ticaretle ilgili işlem yapan ve veri
üreten ihracatçı birlikleri de dahil edilecektir. 278.
İthalatın haksız rekabete neden olmaması, ülke standartları ve sağlık
koşullarına uygun olması ve çevreye zarar vermemesi için uluslararası
kurallarla uyumlu bir biçimde yapılan düzenlemelerin etkin olarak
uygulanmasına devam edilecek, gerekli durumlarda yeni düzenlemeler
ve değişiklikler yapılacaktır. 279.
İthalatta haksız rekabetin araştırılması hususunda gerekli danışmanlık
hizmetlerinin ve teknik yardımın ilgili kuruluşlarca sağlanmasına
çaba gösterilecektir. 280.
Dahilde işleme rejimi çerçevesinde yapılan ithalatın izlenebilmesi
ve daha etkin uygulama yapılabilmesi için, dahilde işleme rejimi çerçevesinde
verilen izinlerin gümrük kapılarında kodlanarak kayıtlara geçirilmesi
sağlanacaktır. 281.
Sınır ticareti kapsamındaki ithalatın, sınır ticaretine konu il ve
bölge ihtiyaçlarını aşarak haksız rekabete yol açan uygulamalara dönüşmesi
engellenecektir. 282.
Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının, ülkemizin üretim ve teknoloji
kapasitesi ve rekabetgücüne katkısına önem verilecek, ihracata dönük
ve yüksek katma değer yaratabilecek projeler özendirilecektir. 283.
Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile ilgili mevzuat AB normlarıyla
uyumlu hale getirilecektir. 284.
Yabancıların Türkiye'de çalışma hakları ve yabancı yatırımcının mülk
edinmesi ile ilgili alanları düzenleyen kanunlar günün ihtiyaçlarına
cevap verecek şekilde yeniden düzenlenecektir. 285.
Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile ilgili Türkiye'nin imzaladığı
sözleşmelere işlerlik kazandırılacaktır. 286.
Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını ileri teknoloji gerektiren
üretim alanlarına yönlendirecek bir şekilde etkin tanıtım kampanyaları
yapılacaktır. II.
MAKROEKONOMİK ÖNGÖRÜLER 1.
GİRİŞ 287.
1997 yılının ikinci yarısında Güneydoğu Asya ülkelerinde yaşanan ekonomik
kriz ve bir yıl sonra ortaya çıkan Rusya krizi, ülkemizde dış kaynak
yetersizliğine ve kamu borçlanmasında iç piyasalara daha fazla yönelinmesine
neden olmuştur. Artan iç borç stoku nedeniyle, iç borç faiz ödemeleri
bütçenin en büyük kalemlerinden biri haline gelmiş, kamu gelir ve
faiz dışı harcamalarından oluşan bütçe birincil dengesinin, kamu maliyesi
performansı açısından gösterge niteliği en aza inmiştir. 1998 yılında,
kamu kesiminde sürdürülebilir bir dengenin sağlanması amacıyla uygulamaya
konan istikrar programı ve dış talep yetersizliğine bağlı olarak yavaşlayan
ekonomi, Marmara ve Bolu-Düzce depremlerinin de olumsuz etkisiyle
1999 yılında yüzde 6,4 oranında küçülmüştür. 288.
Bu gelişmeler sonucunda, ekonomik istikrarı yeniden sağlamaya yönelik
olarak 2000-2002 dönemini kapsayan 3 yıllık Makro-ekonomik Program,
IMF Stand-By Anlaşması desteği ile uygulamaya konulmuştur. Program
temel olarak "bağlı kur politikası" aracıyla, 2002 yılının
sonunda enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmeyi hedeflemektedir.
Bu bağlamda, TEFE yıllık artışının 2000 yılı sonu itibariyle yüzde
20, 2001 yılı sonunda yüzde 10 ve 2002 yılı sonunda da yüzde 5 düzeyine
düşeceği tahmin edilmektedir. Ayrıca, 2000-2002 döneminde ekonomik
büyümenin yüzde 5'ler seviyesinde gerçekleşmesi, öngörülen yapısal
reformlar ile kamu kesimi dengesinin yeniden sürdürülebilir bir yapıya
kavuşturulması amaçlanmıştır. Bu çerçevede, dış kaynak ve özelleştirme
gelirleri ile kamunun iç borç stoku ve faiz yükünün azaltılması planlanmakta
ve bunun sonucunda, iç borç kullanımının kısa vadeden uzun vadeye
doğru kayması ve reel faizlerin düşmesi beklenmektedir. Enflasyonu
düşürme programı, enflasyon hedefiyle tutarlı gelirler politikası
ve sıkı maliye politikasıyla desteklenmektedir. 289.
VIII. Planın 2001-2002 dönemi makroekonomik istikrarın sağlanacağı,
2003-2005 dönemi ise yapısal reformlara devam edilerek, kamu gelir
ve harcamalarının orta vadeli planlanabileceği, enflasyonun tek haneli
rakamlar seviyesinde tutulması için gerekli politikaların uygulanarak,
büyümenin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulacağı bir dönem olacaktır. 2.
MİLLİ GELİR TAHMİNLERİ 290. VIII. Plan döneminde yıllık ortalama olarak GSYİH'nin yüzde 6,5, GSMH'nın ise yüzde 6,7 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Sektörler itibariyle yıllık ortalama katma değer artış hızının tarımda yüzde 2,1, sanayide yüzde 7 ve hizmetlerde yüzde 7,5 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Böylece, Plan dönemi sonunda tarımın GSYİH içindeki payının yüzde 17,2'den yüzde 14,0'e düşmesi, sanayinin payının yüzde 23,3'den yüzde 23,8'e ve hizmetlerin payının ise yüzde 59,5'den yüzde 62,2'ye yükselmesi beklenmektedir.
291. Plan
döneminde GSMH büyümesine en yüksek marjinal katkının Toplam Faktör
Verimliliğinde (TFV) öngörülen artıştan gelmesi beklenmektedir. TFV
artışı; üretim artışının sermaye, işgücü gibi geleneksel üretim faktörlerindeki
değişme tarafından açıklanamayan kısmıdır. Sürdürülebilir büyüme açısından
önemli bir olgu olan TFV'nin başlıca belirleyicileri; eğitim, Ar-Ge
harcamaları, doğrudan yabancı sermaye yatırımları, dışa açıklık, kurumsal
yapı ve altyapı yatırımlarıdır. Türkiye ekonomisinde son otuz yıllık
dönemde yılda ortalama yüzde 15'ler civarında seyreden ve son yıllarda
yüzde 20 düzeyini aşan TFV'nin büyümeye katkısının Plan dönemi boyunca
yüzde 30'lara yükseleceği tahmin edilmektedir. Plan döneminde TFV
artışı, kamu kaynaklarının artan ölçüde eğitim, sağlık, Ar-Ge, haberleşme
ve enerji yatırımlarına yönlendirilmesiyle mümkün olacaktır. 292. Plan
döneminde, büyümenin üretim yönünden geleneksel belirleyicileri olan
sermaye stoku ve istihdamda da belirgin bir artış öngörülmektedir.
Kamu ve özel yatırımlarda gerçekleşmesi beklenen artış nedeniyle toplam
sabit sermaye yatırımlarının yılda ortalama yüzde 7,1 oranında artacağı
tahmin edilmektedir. İstihdam yapısının tarımdışı sektörler lehine
değiştirilmesi, işgücü piyasasının etkinleştirilmesi ve bilgi çağının
gerekleri doğrultusunda nitelikli işgücünün büyümeye katkısının artırılması
sağlanacaktır. 293. Plan
döneminde nüfus artış hızının düşüş eğiliminin süreceği tahmin edilmektedir.
2000 yılında cari olarak yaklaşık 3.000 dolar düzeyinde olan kişi
başına GSMH'nın, 2005 yılında 4.300 dolar seviyesine yükseleceği tahmin
edilmektedir. 3. BÜYÜMENİN
TALEP BİLEŞENLERİ 294. Makroekonomik
Programın uygulanma döneminde (2000-2002) GSMH'nın yılda ortalama
yüzde 6,3 büyümesi öngörülmektedir. VIII. Plan döneminde ise GSYİH'nın
reel olarak yılda ortalama yüzde 6,5, net dış alem faktör gelirlerinde
beklenen olumlu gelişmelerin etkisiyle GSMH'nın yılda ortalama yüzde
6,7 büyüyeceği tahmin edilmektedir. 295. VIII.
Plan döneminde toplam sabit sermaye yatırımlarının, büyük ölçüde reel
faiz oranındaki düşüşe bağlı olarak yılda ortalama yüzde 7,1 oranında
reel artış göstermesi ve cari GSMH içindeki payının da 2005 yılı itibariyle
yüzde 21,5 düzeyinde gerçekleşmesi beklenmektedir. 296. Plan
döneminde kamu sabit sermaye yatırımlarının yıllık ortalama yüzde
8,5 artması planlanmakta ve özel sabit sermaye yatırımlarının ise
yüzde 6,5 artacağı tahmin edilmektedir. Özel sabit sermaye yatırım
harcamalarında öngörülen artış, ağırlıklı olarak makina-teçhizat yatırımlarından
kaynaklanmaktadır. 297. Plan döneminde iç borç faiz ödemelerinin GSMH içindeki payının önemli derecede düşmesine bağlı olarak kamudan özel kesime yapılan transferlerin azalmasıyla, özel harcanabilir gelirin GSMH içindeki payı 2000 yılındaki yüzde 95,5 düzeyinden (kamu kesimi harcanabilir gelirinin GSMH içindeki payı yüzde 4,5; Tablo 8) Plan dönemi sonunda yüzde 83 düzeyine (Tablo 8) inmesi beklenmektedir. Ancak özel kesim tasarruf oranlarının da düşmesi sonucunda Plan döneminde ortalama özel tüketim eğiliminin belirgin bir değişiklik göstermemesi beklenmektedir.
298. 2000-2005
döneminde özel tüketim harcamalarının cari GSMH içindeki payının yüzde
68'den yüzde 66,4'e düşmesi, kamu tüketim harcamalarının payının ise
yüzde 14'den yüzde 15'e yükselmesi öngörülmektedir. 299.
Dış talebin olumlu seyredeceği, turizm gelirlerinin önemli ölçüde
artacağı ve Plan döneminin ilk iki yılında tüketim artışını sınırlı
tutacak politikaların uygulanacağı varsayımıyla toplam mal ve hizmet
ihracatının ortalama yıllık yüzde 8,4 oranında artacağı tahmin edilmektedir.
Buna karşılık mal ve hizmet ithalatının aynı dönemde ortalama yıllık
yüzde 8,2 oranında artması beklenmektedir.
4. YATIRIMLAR
VE TASARRUFLAR 300.
VIII. Plan döneminde özellikle faiz giderlerinde sağlanacak azalışa
bağlı olarak, kamu reel harcanabilir gelirinin GSMH içindeki payının
2000 yılındaki yüzde 4,5 seviyesinden 2005 yılında yüzde 17,1 düzeyine
yükselmesi beklenmektedir. Öte yandan, 2000 yılında kamu faiz giderlerindeki
artışın özel harcanabilir gelir üzerindeki konjonktürel etkisi nedeniyle
yüzde 95,5'e yükselen özel harcanabilir gelirin GSMH içindeki payının,
2005 yılında yüzde 83 civarına düşmesi beklenmektedir. 301.
Plan döneminde, 1998 fiyatlarıyla toplam 73 katrilyon TL. düzeyinde
sabit sermaye yatırımının gerçekleşeceği, bu büyüklüğün yaklaşık 50
katrilyon TL'sinin özel kesim, 23 katrilyon TL. kadarının da kamu
kesimi tarafından gerçekleştirileceği öngörülmektedir. 302.
Plan döneminde hedeflenen büyümenin gerçekleşmesi, büyük ölçüde TFV'de
öngörülen artışa, bu da kamu kaynaklarının TFV'yi artırıcı yönde kullanımına
bağlıdır. Bu çerçevede Plan döneminde, kamu yatırım harcamalarının
eğitim, enerji ve sağlık sektörlerinde yoğunlaşması öngörülmektedir.
VII. Plan döneminde 100 kabul edilen kamu yatırım reel endeksinin
VIII. Plan döneminde eğitimde 243,6'ya, enerjide 241,5'e ve sağlıkta
181,4'e yükselmesi hedeflenmektedir. 303.
VII. Plan döneminde 100 kabul edilen özel yatırım reel endeksinin
de benzer bir eğilimle, VIII. Plan döneminde eğitimde 223,5'e, enerjide
117,4'e ve sağlıkta 108,3'e yükselmesi beklenmektedir. Söz konusu
endeks değerinin imalatta 95,5'e gerileyeceği, turizm ve konutta ise
sırasıyla, 185,3 ve 115,8 düzeyine ulaşacağı tahmin edilmektedir. 304.
Öngörülen TFV artışının gerçekleşmesi için önem arzeden üniversitelerin
araştırma projelerine yönelik harcamaların, Plan döneminde yılda ortalama
yüzde 74,3 oranında artarak, toplam kamu sabit sermaye yatırımları
içindeki payının Plan dönemi sonunda yüzde 1,8 oranına ulaşması hedeflenmektedir. 305. Plan döneminde 1998 fiyatlarıyla, yurtiçi tasarruf oranının, 2000 yılına göre belirgin bir değişiklik göstermeyeceği ve yaklaşık yüzde 17 düzeyinde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Bununla birlikte, özel tasarruf (özel tasarruf/özel harcanabilir gelir) oranının yaklaşık 8 puan azalacağı, kamu tasarruf (kamu tasarrufu/kamu harcanabilir gelir) oranının ise 2002 yılı itibariyle pozitife geçerek 2005 yılında yüzde 16'ya ulaşacağı tahmin edilmektedir.
da yüzde 16'ya ulaşacağı tahmin edilmektedir.
5.
ÖDEMELER DENGESİ 306.
VIII. Plan döneminde, ihracatın (FOB) yılda ortalama yüzde 11 oranında
artarak 2005 yılında cari fiyatlarla yaklaşık 46,5 milyar dolara
ulaşması beklenmektedir. Aynı dönemde ithalatın (CIF) yılda ortalama
yüzde 10 oranında artarak 2005 yılında cari fiyatlarla yaklaşık
79 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Böylece, ihracatın
ithalatı karşılama oranının Plan dönemi sonunda yüzde 63 olması
beklenmektedir. 307.
Türkiye'nin turizm potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek amacıyla
başlatılan çalışmalar sonucunda, Plan dönemi boyunca turizm gelirlerinde
artış beklenmektedir. 2000 yılında 7,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmesi
beklenen turizm gelirlerinin 2005 yılında 11,6 milyar dolara ulaşacağı
tahmin edilmektedir. 308.
Makroekonomik Program çerçevesinde artması beklenen dış kaynak kullanımına
paralel olarak, Plan döneminde dış borç faiz ödemelerinde artış
beklenmektedir. 2000 yılında yaklaşık 6,9 milyar dolar olması beklenen
dış borç faiz ödemelerinin, 2005 yılında 7,3 milyar dolara yükseleceği
tahmin edilmektedir. 309.
Bu gelişmelere bağlı olarak, 2000 yılında yüzde 5,6 olarak gerçekleşmesi
beklenen toplam mal ve hizmet ticaret açığının GSMH içindeki payının
2005 yılında yüzde 5 seviyesine gerilemesi öngörülmektedir. 310.
2000 yılında yaklaşık 4,9 milyar dolar olarak gerçekleşmesi beklenen
cari işlemler açığının 2005 yılında 7,7 milyar dolara yükseleceği
ancak, cari işlemler açığının GSMH içindeki payının temel yıldaki
değerini koruyarak 2005 yılında yüzde 2,5 olarak gerçekleşeceği
tahmin edilmektedir. 311. Uygulanmakta olan Makroekonomik Programın ve ekonomide sağlanacak iyileşmenin etkisiyle, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının dönem boyunca artarak 2005 yılında 2,7 milyar dolara ulaşması beklenmek-tedir. Plan döneminde portföy ve diğer uzun-kısa vadeli sermaye hareketlerinin de artacağı ve 2005 yılında yaklaşık 8,8 milyar dolara yükseleceği tahmin edilmektedir.
6.
KAMU FİNANSMANI 312.
Makroekonomik dengelerin kurulmasıyla VIII. Plan döneminde Türkiye
ekonomisinin dış kaynak kullanma imkanı artacaktır. 313.
1994 yılından bu yana yüksek faiz ödemeleri ile sürdürülemez bir yapıya
giren kamu kesimi dengesi sürekli faiz dışı harcamalar ile dengelenmeye
çalışılmış, bu durum orta vadeli kamu harcama politikalarının tespiti
ve uygulanmasını engellemiştir. Faiz oranlarında sürdürülebilir düzeylerin
2002 sonu itibariyle sağlanması ile, kamu harcama politikalarının
orta vadeli bir perspektifle ve verimlilik ilkesi çerçevesinde belirlenmesi
mümkün olabilecektir. 314.
Kamu kesimi dengesinin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi
için kamu kesimi net dış borç kullanımı ve özelleştirme gelirleri
kritik önem arz etmektedir. Planın ilk iki yılında enflasyonda öngörülen
hızlı düşüş nedeniyle gerçekleşen reel faizler yüksek düzeyde kalmış
olacaktır. 2000-2002 döneminde, faizlerin belirlenmesi açısından iç
borç stokunun önemi azalarak da olsa sürecektir. 315.
Bu bağlamda, kamu vergi gelirlerinin GSMH'ya oranı, depremlere bağlı
olarak uygulamaya konulan ek vergi ve vergi benzeri uygulamaların
sona ermesiyle Plan dönemi sonunda 2000 yılına göre 0,5 puanlık bir
düşüş kaydedecektir. Özelleştirme programına bağlı olarak faktör gelirleri
gerileyecek, sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan transfer harcamalarının
GSMH'ya oranı ise 2000 yılındaki yüzde 2,5'lik düzeyinden Plan dönemi
sonunda yüzde 1,7 seviyesine düşecektir. Plan döneminin ilk iki yılı
sonunda yüzde 1,7 olarak gerçekleşmesi beklenen özelleştirme gelirlerinin
GSMH içindeki payının tedricen azalarak Plan dönemi sonunda yüzde
0,1 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. 316. Bu çerçevede, kamu kesimi dengesi ve finansmanının 2005 yılında, AB'ye tam üyelik sürecinin önemli bir aşaması olan Maastricht kriterlerini sağlaması ve 2005 yılında toplam kamu kesimi borçlanma gereğinin yüzde 3,0 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Faiz dışı fazlanın GSMH'ya oranının yüzde 0,3, faiz ve özelleştirme dışı fazlanın ise yüzde 0,4 olarak gerçekleşeceği öngörül-mektedir.
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ..... © DPT.YBM, 28.2.2003 |
|
|