YEDİNCİ
BÖLÜM
BÖLGESEL
GELİŞME HEDEF VE POLİTİKALARI
456. Küreselleşme sürecinde değişen koşullara uyum, rekabet, insan kaynaklarının geliştirilmesi, küresel piyasanın dinamik olarak izlenmesi, örgüt yapılarında esneklik ve maliyet kontrolü gibi önemli olgular, geleneksel bölge anlayışını değiştirerek yeni bir bölge yaklaşımı oluşturmuştur. Yeni dünya düzeninde, yerel dinamiklerin ekonomik kalkınma ve bölgesel gelişme sürecindeki önemi artmıştır. 457. Küreselleşme süreci, kentsel ve yerel ekonomilerin de küresel ekonomide birer aktör olarak yeralmasını sağlamıştır. Dünyada gözlenen yerel ekonomiler arasındaki rekabet, yerel ekonomilerin gelişme performansını da belirlemektedir. Yerel ekonomilerin küresel rekabet içerisinde geliştirdiği strateji ve politikalar, bölgesel gelişme politikalarının temelini oluşturmaktadır. 458. Finans sektöründe merkezileşmenin artması, bu sektörün gücünü üretim sektörünün önüne geçirmiştir. Sermayenin merkezileşmesine bağlı olarak, kontrol ve yönetim Dünya Kentlerinde toplanırken üretim, merkezdışı alanlara-yerele dağılmaktadır. Bu nedenle kentlerin önemi göreli olarak artmış, kentler/kent ağları/bölgeler arası yarış hızlanmıştır. Bu bağlamda, küresel ekonomide yeniden yapılanma, mekanda yeniden yapılanma ile birarada gelişmektedir. 459. Küresel rekabet süreci, karşılaştırmalı üstünlükler temelinde, yerel uzmanlaşma sürecini hızlandırmaktadır. Yerel girişimcilik, yerel kaynakların harekete geçirilmesi, bilgi ve beceri birikimi ve diğer yerel potansiyellere de bağımlı olarak, belirli sektörlerde uzmanlaşabilen yöreler, dünya ekonomisi içerisinde karşılaştırmalı üstünlük elde edebilmektedir. 460. Bu süreçte; ülkeler arasındaki, ülke içinde bölgeler ve alt bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarını gidermek amacıyla, özellikle AB ve OECD’de, ekonomik ve sosyal farklılıkları giderici politikalar uygulamaya konulmuştur. 461. Avrupa Birliğinde 1995-97 döneminde, satınalma gücü paritesine göre kişi başına gelir ortalama 100 iken, üye ülkelerden Lüksemburg’da 174, Danimarka’da 120, Yunanistan’da 66, İspanya’da 80, Portekiz’de 73 ve Türkiye’de ise 33’tür. 462. Bölgesel dengesizlikler AB ülkelerinde de mevcuttur. AB’ye üye ülkelerde görülen bölgesel dengesizlikleri gidermek için, Yapısal Fonların yaklaşık yarısını oluşturan Bölgesel Gelişme Fonu geri kalmış yörelerin kalkınması ve KOBİ’lerin desteklenmesi amacıyla kullanılmaktadır. 463. AB’nin başlıca bölgesel hedef ve politikaları; sosyal, ekonomik ve mekansal bütünleşme, çevrenin korunması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, taşımacılık, telekomünikasyon ve enerjide Trans-Avrupa ağı kurularak birliğin çevre bölgelerinin merkez bölgelerine bağlanması, bütünleşik bir sosyo-ekonomik ve coğrafi bilgi sisteminin kurulması, orta büyüklükteki kentlerin birbiriyle işlevsel bağını güçlendirecek gelişme aksları yaratılması ve alt bölgelerin sorun ve potan-siyellerine ağırlık verilmesi yönündedir. 464. OECD ülkelerinde bölgesel kalkınma politikaları; etkin bir kurumsallaşmanın sağlanması, devlet-özel sektör bağlantısının güçlendirilmesi, çevrenin korunması dikkate alınarak sürdürülebilir arazi kullanımının sağlanması, yerel girişimciliğin desteklenmesi ve sosyal dengenin sağlanması yönündedir. 465. Bölge planlamasının, stratejik bir perspektifle, çeşitli eylem programlarını bütünleştirdiği ölçüde başarılı olacağı görüşü yaygındır. Geçmiş uygulamalar, bölge planlamasının ulusal ve yerel hedeflere ulaşmada vazgeçilmez bir araç olduğunu göstermektedir. 466. Dünya'da ve Türkiye'de Yerel Sanayi Odakları, küresel ekonomi ve rekabet anlayIşında meydana gelen değişimlerin birer ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Yerel kurumların ortak hedefler doğrultusunda organize olması yanında, belirli sektörlerde uzmanlaşmış ve kendi aralarında bütünleşmeyi sağlamış KOBİ’lerin bulunduğu küçük ve orta boy kentlerin, dünya ekonomisinde önemi artmaktadır. II. TÜRKİYE'DE BÖLGESEL GELİŞME
a) Mevcut Durum 467. Türkiye’de bölgesel gelişme konusunda önemli mesafeler alınmasına rağmen, bölgelerarası gelişmişlik farkları sorun olmaya devam etmektedir. 468. 1996 yılında yapılan bölgelerin sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksi sonuçlarına göre, Marmara (1,69), Ege (0,5), İç Anadolu (0,46) ve Akdeniz (0,06) Bölgeleri Türkiye ortalamasının üzerinde; Karadeniz (-0,54), Güneydoğu Anadolu (-1,03) ve Doğu Anadolu (-1,13) Bölgeleri ise Türkiye ortalamasının altında kalmıştır. 469. Nitekim, bölgeler itibarıyla kişi başına GSYİH endeks değeri; 1983-1998 döneminde Türkiye 100 iken; Marmara (156) ve Ege (125) Bölgelerinde Türkiye değerinin üzerinde; Karadeniz (68), Güneydoğu Anadolu (56) ve Doğu Anadolu (41) Bölgelerinde Türkiye endeks değerinin altında kalmıştır. Akdeniz (95) ve İç Anadolu (91) Bölgeleri ise, Türkiye ortalamasına en yakın endeks değerlerine sahiptir. 470. 1997 yılı GSYİH sektörler itibarıyla incelendiğinde; bölge ekonomilerinin farklı sektörel yapıya sahip oldukları gözlenmektedir.
472. Türkiye toplam sanayi ve hizmetler katma değerinin sırasıyla yüzde 51,8’ini ve yüzde 36,9’unu Marmara Bölgesi sağlamaktadır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Karadeniz Bölgelerinin payı ise oldukça düşüktür. 473. 1997 Genel Nüfus Tespiti sonuçlarına göre; ülke nüfusunun yüzde 25,8'i Marmara, yüzde 16,8'i İç Anadolu, yüzde 13,4'ü Ege, yüzde 12,8'i Akdeniz, yüzde 12,5'i Karadeniz, yüzde 9,8'i Güneydoğu Anadolu ve yüzde 8,9'u Doğu Anadolu Bölgelerinde yaşamaktadır. 474. Ülkemizde, sanayinin mekansal dağılımına ilişkin olarak ortaya çıkan temel eğilimin, sanayinin yoğunlaştığı geleneksel bölge merkezlerinin nispî öneminin azalması şeklinde ortaya çıktığı görülmektedir. İstanbul, İzmir, Adana ve Ankara gibi illerin Türkiye imalat sanayii üretimi içindeki payı azalırken, GSYİH içindeki payları artmıştır. Bunun başlıca nedeni, bu illerdeki sanayi faaliyetlerinin çevre illere yayılması ile birlikte; finans, bankacılık, pazarlama, ticaret ve turizm gibi hizmet faaliyetlerinde yoğunlaşarak, bölgesel düzeyde merkez olma özelliklerinin artmasıdır. Bunun sonucu olarak; İçel, Kırklareli, Sakarya ve Tekirdağ gibi yeni sanayi merkezleri oluşmuştur. 475. Diğer bir gelişme ise, bazı illerin, Türkiye toplam imalat sanayii üretiminde ve GSYİH'ya katkılarında meydana gelen artıştır. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde yeralan ve kendi potansiyellerini kullanarak gelişme gösteren bu illerin başında; Gaziantep, Denizli, Afyon, Çorum, Kayseri, Kahramanmaraş ve Karaman gibi iller gelmektedir. 476. 1999'da yaşanan Marmara ve Bolu-Düzce depremleri, yanlış arazi kullanımı, çarpık yapılaşma gibi nedenlerin de etkisiyle, büyük zararlar meydana getirmiş, bölgesel gelişme politikalarının etkin bir şekilde uygulanması gerektiğini ortaya koymuştur. 477. Bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması ve geri kalmış bölgelerin gelişmesinin sağlanmasında önem arzeden altyapı yatırımlarının; nakit akışı, ödenek yetersizlikleri gibi nedenlerle zamanında tamamlanamaması, bölgesel gelişmeyi olumsuz yönde etkilemeye devam etmekte ve özel sektörün kamu yatırımlarının yarattığı dışsallıktan yararlanmasını geciktirmektedir. 478. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde güven ortamının sağlanması ve makro-ekonomik istikrarın gerçekleştirilmesi ile birlikte, bu bölgelerimizde ekonomik gelişmelerin yeni bir ivme kazanması beklenmektedir. Ancak, bu bölgelerimizde nitelikli işgücü, girişimcilik yetersizliği ve pazarlama sorunları, ekonomik gelişmenin önündeki başlıca darboğazlar olarak önemini korumaktadır. 479. Bölgelerarası göç sorun olmaya devam etmektedir. Bölgelerarası göç yanında, aynı bölgede kırsal yörelerden kentlere doğru da bir göç yaşanmaktadır. Göçün olumsuz etkileri, Ankara, Bursa, İstanbul ve İzmir'e ilave olarak Adıyaman, Antalya, Diyarbakır, Batman ve İçel illerinde ağırlıklı olarak hissedilmektedir. 480. Bölge içi bu göçler, bölgede mevcut nüfusu barındırmada yetersiz olan kentleri, kentsel altyapı, işsizlik, konut, eğitim, sağlık gibi ağırlaşan sosyoekonomik problemlerle karşı karşıya bırakmıştır. 481. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde, 1990 sonrasında, terör nedeniyle kırsal kesimden kentlere ve özellikle Adıyaman, Diyarbakır, Van, Şanlıurfa gibi bölge merkezlerine doğru yaşanan toplu göçler, bu kentlerin nüfusunda önemli oranda artışlara yol açmıştır. 482. Nüfus artış hızının yüksekliği geçim koşullarını güçleştirirken, kamu hizmetlerinin ve istihdam olanaklarının yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, VII. Plan döne-minde; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde bazı ihtiyaçların hızla karşılanması için bir Aksiyon Planı ve Acil Destek Programı uygulanmıştır. 483. Bölge kalkınmasını olumsuz yönde etkileyen terörün ortadan kaldırılıp, huzur ve güvenliğin sağlanmış olması, bölgede bozulan sosyoekonomik dengesizliklerin giderilerek, bölgesel gelişmeyi hızlandıracak projelerin uygulanmasına imkan vermiştir. 484. Ülke ortalaması ile karşılaştırıldığında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki, eğitim seviyesinin düşüklüğü, nüfus planlaması faaliyetlerinin yeterince etkinleşti-rilememesi, anne ve çocuk sağlığındaki bozukluklar ve kadının statüsünün yeterince geliştirilememesi dikkat çekmektedir. 485. VII. Plan döneminde bölgesel gelişme projeleri ile bölge planlaması çalışmaları hızlandırılmıştır. Zonguldak-Bartın-Karabük Bölgesel Gelişme Projesi tamamlanarak uygulamaya konulmuş, Doğu Karadeniz (DOKAP) ve Doğu Anadolu (DAP) Bölgesel Gelişme Plan çalışmaları ise devam etmektedir. Doğu Akdeniz Bölgesel Gelişme Projesi ve Marmara Bölge Planının hazırlık çalışmaları sürdürülmektedir. 486. Güneydoğu Anadolu Projesinde öngörülen fiziki ve sosyal altyapı proje yatırımlarına devam edilmektedir. 487. Büyükşehir Belediyeleri ve metropol alanlar içindeki ilçe belediyeleri, kentlerin fiziki olarak büyümesine karşın; kaynak yetersizliği, kaynakların etkili kullanılamaması, uzun dönemli hedeflerin belirlenememesi, yeterli nitelikli personel istihdam edilememesi ve eşgüdüm eksikliği nedenleriyle, altyapı hizmetlerini zamanında gerçekleştirememişlerdir. Metropol niteliği kazanmış yerleşme merkezlerinde yaşanan sağlıksız yapılaşma, enerji ve su yetersizlikleri, çevre kirliliği, ulaşım ve önemli boyuttaki işsizlik sorunları önemini korumaya devam etmektedir. 488. Türkiye genelindeki mevcut 43 Organize Sanayi Bölgesinin, 10’u Ege, 9’u İç Anadolu, 6’sı Marmara, 6’sı Karadeniz, 5’i Akdeniz, 4’ü Güneydoğu Anadolu ve 3’ü Doğu Anadolu Bölgelerinde bulunmaktadır. Etüd-proje, kamulaştırma ve inşaat aşamasında bulunan Organize Sanayi Bölgesi projelerinin; 46'sı Marmara, 36'sı Ege, 18'i Akdeniz, 31'i İç Anadolu, 37'si Karadeniz, 18'i Doğu Anadolu ve 6'sı Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yeralmaktadır. 489. Toplam 74 üniversitenin; 29'u Marmara, 16'sı İç Anadolu, 9'u Ege, 7'si Akdeniz, 5'i Doğu Anadolu, 5'i Karadeniz ve 3'ü Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunmaktadır. Ancak geri kalmış yörelerimizde bulunan ve bölgesel gelişmenin sağlanmasında önemli görevler üstlenen üniversitelerin, öğretim elemanı, fiziki altyapı ve donanım yetersizlikleri sürmektedir. b)
Amaçlar, İlkeler ve Politikalar 490. Ulusal kaynakların, en yüksek ekonomik ve sosyal faydayı sağlayacak şekilde geliştirilmesi ve bölgelerarası dengesizliklerin en aza indirilmesi temel amaçtır. 491. Bölgesel gelişme politikalarının uygulanmasında; sürdürülebilirlik, bölgelerarası bütünleşme, sosyal ve ekonomik dengelerin sağlanması, yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, fırsat eşitliği, kültürel gelişme ve katılımcılık ilkeleri esas alınacaktır. 492. Ülkemiz bölgesel gelişme politikalarının AB politikalarına uyumu için gerekli çalışmalara hız verilecek, bölgesel politikalar konusunda başlatılan işbirliğine yönelik çalışmalar yoğunlaştırılacaktır. 493. Bölge planlaması açısından uygulamaların kolaylığı ve ekonomik kararlarda tutarlılık sağlanması ve plan hedeflerinin iyi saptanabilmesi için Yerleşme Merkezlerinin Kademelendirilmesi Araştırması güncelleştirilerek plan bölgeleri oluşturulacaktır. 494. Ulusal tercihler doğrultusunda, bölgelerin mevcut ve gelişmesi muhtemel sektörlerde uzmanlaşmalarına yönelik gerekli çalışmalar yapılacaktır. 495. Yatırımlarda Devlet Yardımları politikalarının belirlenmesinde, bölgelerin sosyo-ekonomik yapıları ve potansiyelleri dikkate alınacaktır. 496. Bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması, geri kalmış yörelerde yaşayan nüfusun refah düzeylerinin yükseltilmesi, metropollere büyük yük getiren göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulması hedeflenmektedir. Bu çerçevede; bölgelerin özellikleri, farklılıkları, gelişmişlik düzeyleri ve temel sorunları ile potansiyellerinin belirlenmesine yönelik bölge planlama çalışmalarına devam edilecektir. Hazırlıkları devam eden projeler yanında, İç Anadolu, Akdeniz ve Ege Bölgeleri için de plan çalışmaları başlatılacaktır. 497. Gelir dağılımı dengesizliklerinin enaza indirilmesi, bölgesel gelişmenin hızlandırılması ve rasyonel kaynak dağıtımı açısından önem taşıyan, bölge planlarıyla uyumlu, il düzeyinde İl Gelişme Planları çalışmaları başlatılacaktır. Bu çerçevede, İl Planlama ve Koordinasyon birimleri güçlendirilecek ve il gelişme planlarının hazırlanması ve uygulanmasında ilgili tüm kesimlerin katılımı sağlanacaktır. 498. İl gelişme planının hazırlanmasına veri tabanı oluşturacak olan il envanter ve istatistik raporlarının güncelleştirilmesi ile bilginin ortak kullanımını sağlayacak İl Envanteri Modellemesi Projesi tamamlanacaktır. 499. Mahalli idareler koordinatörlüğünde, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin katılımı da sağlanarak, potansiyeli olan geri kalmış yörelerde, gelir artırıcı ve uygulamaya yönelik, küçük ölçekli yöresel projeler oluşturulacak ve uygulamalar yaygınlaştırılacaktır. 500. Yeni sanayi odaklarının oluşturulmasında ve sektörel uzmanlaşma sürecinin hızlandırılmasında; eğitim ve danışmanlık hizmetlerine, Ar-Ge ve teknoloji desteğine, işbirliği ve ortaklıklar oluşturulmasına, girişimciliğin geliştirilmesine ve kurumsallaşmanın, uzmanlaşmanın hızlandırılmasına yönelik sınai destek faaliyetlerine ağırlık verilecek ve bu hizmetleri verecek destek birimleri, kurumsal ve finansal açıdan güçlendirilecektir. 501. Yeni sanayi odaklarının oluşmasında önemli bir işlev gören ve altyapısı hazır olarak girişimcilere sunulan Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Sitesi uygulamalarına ilave olarak, orta boy işletmelerin yaygınlaştırılması için Örnek Sanayi Siteleri uygulaması başlatılacaktır. 502. Göç, metropoller yerine gelişme potansiyeli yüksek, hinterlandı ile ticari, sosyal bağları güçlü, bölgede gelir ve istihdam yönünden çarpan etkisi yaratabilecek fonksiyonel bölge merkezlerine yönlendirilecek ve bu merkezlerdeki alt yapı yatırımlarına öncelik verilecektir. 503. Kırsal kesimden gelen ve kent çevrelerinde sağlıksız yapılarda yaşayan işsiz nüfusun kent ile uyumunu ve bütünleşmelerini sağlamak üzere, istihdam sorununun çözümüne yönelik Meslek Edindirme çalışmaları hızlandırılacak ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca, konut finansman ihtiyaçlarının karşılanmasına öncelik verilecektir. 504. Yerel radyo ve televizyonların halkın eğitimine yönelik program üretmeleri ve yayınlamaları özendirilecektir. 505. Başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri olmak üzere kadın nüfusun bilgi ve becerilerini artırmaya yönelik kurslara hız verilecektir. 506. Yanlış ve sağlıksız yapılaşma, enerji ve su kaynakları yetersizlikleri, çevre kirliliği, ulaşım ve önemli boyuttaki işsizlik ile sosyal altyapı sorunları bulunan metropoller, çevre illeri de kapsayacak şekilde, bölge planları çerçevesinde ele alınacaktır. 507. Metropollerin ihtiyaçlarına yönelik olarak, çağdaş ve etkili bir yönetim şekli uygulamaya konulacaktır. 508. İstanbul’un ticaret, finans, turizm, kültür ve sanat ağırlıklı uluslararası bir metropol haline getirilmesi çalışmalarına devam edilecektir. III. BÖLGE PLANLAMASI
a) Mevcut Durum 509. Bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması, geri kalmış bölgelerde yaşayan nüfusun refah düzeylerinin yükseltilmesi, göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulması hedeflerine ulaşmak için, bölge planlama çalışmalarına devam edilmektedir. 510. Toplam yatırım tutarı 32 milyar dolar olan GAP’a bugüne kadar 14 milyar dolar tutarında bir harcama yapılmıştır. Yatırımların gerçekleşme oranı yüzde 44 civarındadır. Bu harcamaların çok büyük bir bölümü ulusal kaynaklardan karşılanmıştır. 511. GAP kapsamında bugüne kadar sulama ve enerji amaçlı 10 adet proje (Atatürk Barajı ve HES, Karakaya Barajı ve HES, Kralkızı Barajı ve HES, Dicle Barajı ve HES, Çağ Çağ HES, Hancağız, Derik-Dumluca, Hacıhıdır, Devegeçidi, Çınar-Göksu) ile 8 adet sulama projesi (Silvan I. ve II. Kısım, Silopi-Nerdüş, Akçakale Yeraltı Sulaması-YAS, Ceylanpınar YAS, Şanlıurfa-Harran Ovası sulamasının bir kısmı, Nusaybin, Suruç YAS, Garzan-Kozluk) tamamlanmıştır. 512. GAP kapsamında bugün için sulanabilen alan; 186 bin hektar Fırat Havzasında, 26 bin hektar alanda Dicle Havzasında olmak üzere toplam 212 bin hektardır. Hedeflenen sulama alanı münferit projeler dahil 1,8 milyon hektar olup, hedefin ancak yüzde 12'si gerçekleştirilmiştir. Sulama projelerinin yüzde 9'u inşa halindedir. 513. GAP’ın enerji projelerinin yüzde 62’si işletmede, yüzde 12'sinin yatırımı sürmekte, yüzde 19'unun projesi hazır ve yüzde 7'si ise planlama aşamasındadır. 514. Tamamlanan Atatürk, Karakaya, Kralkızı ve Karkamış Barajları hidroelektrik santrallerinden 15 Ocak 2000 tarihi itibarıyla kümülatif olarak 161.194 milyon kWh enerji elde edilmiştir. 515. GAP çerçevesinde yap-işlet-devret modeli (Birecik Barajı) ve anahtar teslimi (Karkamış Barajı) ile gerçekleştirilmekte olan projelere devam edilmektedir. 516. GAP Master Planında, 1987-2005 döneminde GSYİH'nın yıllık ortalama yüzde 6,8 hızında bir büyüme göstermesi hedeflenmiş ancak, 1987-1998 döneminde yıllık ortalama yüzde 4,2'lik bir büyüme gerçekleşmiştir. 517. Kişi başına GSYİH’nın, 1987-2005 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,7 oranında bir büyüme göstermesi hedeflenmiş ancak, 1987-1998 döneminde yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 1,4 olmuştur. 518. 1987-1997 döneminde yıllık ortalama büyüme hızı Türkiye genelinde sanayide yüzde 5,5, tarımda yüzde 1,2 iken, GAP Bölgesinde sanayide yüzde 5,0, tarımda da yüzde 5,3 olmuştur. Bölgenin tarım sektöründeki büyüme hızı Türkiye ortalamasının oldukça üzerindedir. 519. GAP Bölgesinin sosyal yapısına ve sorunlarına çözüm amacıyla sürdürülebilir kalkınmaya yönelik GAP Sosyal Eylem Planı hazırlanmıştır. 520. Sosyal Eylem Planı çerçevesinde GAP Bölgesinde yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcıya danışmanlık hizmeti vermek amacıyla; Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Mardin ve Şanlıurfa illerinde Girişimci Destekleme ve Yönlendirme Merkezleri (GİDEM) ile kadının statüsünün yükseltilmesi ve kalkınma sürecine entegrasyonu amacıyla Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (ÇATOM) kurulmuştur. 521. GAP'ın 2010 yılına kadar tamamlanabilmesi için çalışmalar hızlandırılacaktır. 522. Doğu Anadolu Bölgesine yönelik olarak, bölgenin kalkınmasına yeni bir ivme kazandırmak üzere, bölgenin öncelikli sektörleri olan tarım ve hayvancılık başta olmak üzere, tüm ekonomik ve sosyal sektörleri içerisine alan, plan olgusunun mekansal boyutunu ön plana çıkaran, bölgenin gelişme potansiyellerinden daha fazla yararlanılmasına ağırlık veren, özel kesimin bölgede gelişimini öngören ve özel sektör için uygun yatırım ortamı oluşmasını amaçlayan Doğu Anadolu Projesi Ana Planı (DAP) hazırlanmaktadır. 523. Ana Plan; Doğu Anadolu Bölgesinde yeralan 14 ili (Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Tunceli, Van) ve bu bölge ile homojenlik gösteren Gümüşhane ve Bayburt illerini kapsamaktadır. Ana Plan alanı 158.972 km2 olup, nüfusu 1997 itibarıyla 5,9 milyondur. 524. Ana Plan çalışması kapsamında; mevcut durumun sektörel bazda tespiti ve analizi, bölgesel potansiyelin belirlenmesi, bölgenin Türkiye içindeki konumunun diğer bölgeler ile mukayeseli olarak tespiti, bölgesel gelişme stratejisi ve senaryoların oluşturulması, orta ve uzun dönem bölgesel gelişme ana planının hazırlanması ve Doğu Anadolu Bölgesinin diğer bölgeler ve komşu ülkeler ile etkileşiminin incelenmesi yer almaktadır. Plan çalışmasının 2000 yılının sonunda tamamlanması programlanmıştır. 525. Doğu Karadeniz Bölgesinin potansiyellerini harekete geçirerek, sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirmek ve bölge ile ülkenin diğer bölgeleri arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla Devlet Planlama Teşkilatının koordinasyon ve denetiminde, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) tarafından yürütülen Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) çalışmalarında son aşamaya gelinmiştir. 526. DOKAP kapsamında; Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize ve Trabzon olmak üzere Doğu Karadeniz Bölgesindeki yedi il yer almaktadır. Plan alanı 39.203 km2 olup, toplam bölge nüfusu 1997 yılı itibarıyla 2,9 milyondur. 527. Plan hazırlıkları sırasında; Sosyal Yapı Araştırması, Doğal Yapı Araştırması, Kentsel Etki Alanları Araştırması, Sanayi Araştırması, DOKAP Tanıtım Programı ve Coğrafi Bilgi Sistemi (GIS) çalışmaları gerçekleştirilmiştir. 528. DOKAP Ana Planında farklı sektörlerle ilgili toplam 10 program paketi ve 53 proje yer almaktadır. Bu programlarla, ulaştırma ve telekomünikasyon ile kentsel altyapının iyileştirilmesi, daha az gelişmiş iç bölgelerin büyümelerine ivme kazandırılması, toprak verimliliğinin ve çevre kalitesinin artırılması amaçlanmaktadır. 529. Bölgesel gelişmenin başarılı ve hızlı bir şekilde sağlanabilmesi için, hem kamu sektöründe hem de özel sektörde dış kaynakların harekete geçirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla DOKAP Kimliğinin Oluşturulması Özel Programı belirlenmiştir. Bu Program; turizm, sanayi ve ticaretin yanısıra yüksek teknoloji gerektiren sanayi alanlarında girişimciliği özendirmeyi, yeni istihdam olanakları yaratmayı ve bu yolla DOKAP bölgesine, Karadeniz Bölgesi öncelikli olmak üzere, yurtiçi ve yurtdışı kamu ve özel sektör yatırımlarını çekmeyi amaçlamaktadır. 530. Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi ile, Yeşilırmak Havzası'nda ekolojik dengeyi bozmadan, arazinin uygun ve ekonomik kullanımı, doğal kaynakların güncel takibinin ve yönetilmesinin sağlanması, bu kapsamda erozyonun önlenmesi, su kirliliğinin belirlenmesi ve meraların ıslahı, orman alanlarının belirlenmesi ve takibi, kentleşme ve sınaileşmenin izlenmesi ve planlı gelişimi konularında, sorunların çözümü amaçlanmaktadır. Proje kapsamında Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı kurulması çalışmaları TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezince yürütülmektedir. Yeşilırmak Havza Gelişim Projesinde önemli bir yer tutan Kızılırmak ve Yeşilırmak deltalarında yer alan ovaların tarımsal potansiyel kullanımını hızlandırmak ve yörede organize sanayi bölgeleri ile ulaştırma altyapısını geliştirmek için gerekli yatırımlara önem verilecektir. 531. Doğu Akdeniz Bölgesi Gelişme Projesi, Devlet Planlama Teşkilatı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devlet Planlama Örgütü tarafından başlatılmıştır.
532. 1999 yılında meydana gelen Marmara ve Bolu-Düzce depremleri, ülkemizin gerek nüfus gerekse ekonomik aktivite bakımından en yoğun bölgesini etkilemiş, özellikle Kocaeli, Sakarya ve Yalova’da ağır can ve mal kaybına yol açmıştır. 533. Kocaeli, Sakarya, Yalova illerine öncelik vermek üzere Marmara Bölge Planı hazırlık çalışmaları başlatılmıştır. b)
Amaçlar, İlkeler ve Politikalar 534. Ülke düzeyindeki sosyoekonomik planlar ile yerel düzeydeki ayrıntılı fiziki planlar arasında yatay ve dikey ilişkilerin kurulması ile ulusal önceliklerin yerel ölçekteki gereksinimlere yanıt verecek biçimde mekana yansıtılması; yerel ve bölgesel kaynakların harekete geçirilmesi için kamu ve özel sektör açısından yapılacakların belirlenmesi, bölge planlama çalışmalarının temel amacıdır. 535. Bölge planlama; bölgelerin farklı imkanlara, özelliklere ve sorunlara sahip olduğu gerçeğinden hareketle, kapsamlı ve katılımcı bir yaklaşımla ele alınacaktır. Bölge planları, ulusal öncelikleri ve yerel talepleri yansıtarak sektörlerarası bağları kuracak, bölge için stratejik vizyon geliştirecek ve dinamik bir yapılanmaya sahip olacaktır. 536. Bölge planlama çalışmaları VIII. Plan döneminde de hızlandırılarak sürdürülecektir. 537. GAP Master Planının revizyon ve güncelleştirme çalışması ile, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin değişen demografik, toplumsal, çevresel ve ekonomik koşulları dikkate alınarak 2010 yılı perspektifi için öngörülen yeni hedef ve stratejiler ortaya konulacaktır. 538. GAP kapsamındaki sulama projelerine öncelik verilecektir. 539. Doğu Anadolu Projesinde (DAP) temel amaç, bölgenin diğer bölgelere göre geride olan sosyoekonomik gelişmesini hızlandıracak, özel sektörün bölgede gelişmesini sağlayacak ve uygun yatırım iklimini oluşturacak politika ve uygulamaları ortaya koymaktır. DAP, belirlenen hedef ve stratejiler doğrultusunda VIII. Plan döneminde uygulamaya konulacaktır. 540. Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planında, bölgenin ekonomik yapısını güçlendirmek ve bu yolla yeni istihdam olanakları yaratmak, gelir düzeyini yükseltmek ve bölgede sermaye birikimini sağlamak, bölgeden dışarıya göçü ve bölge içi farklılıkları azaltarak sosyal dayanışmayı teşvik etmek ve bölgenin kaynaklarını harekete geçirmek temel hedef olarak belirlenmiştir. 541. Bu hedefler doğrultusunda belirlenen bölgesel gelişme politikası; ulaşım ve iletişim altyapısının güçlendirilmesi, çok amaçlı su kaynaklarının geliştirilmesi ve yönetilmesi, toprak mülkiyeti ve kullanımının iyileştirilmesi, mahalli idarelerin güçlendirilmesi ve insan kaynaklarının geliştirilmesi olmak üzere beş ögeden oluşmaktadır. 542. VIII. Plan dönemi DOKAP Ana Planının Birinci Dönemini oluşturmakta olup, Ana Planın bu dönem için öngördüğü projelerin uygulamaya konulması amaçlanmaktadır. 543. Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi kapsamında, bölgenin önem arz eden sorunlarını çözmek için temel stratejileri belirleyecek ve tüm sektörel hedefleri kapsayacak bir Bölgesel Gelişme Ana Planı çalışmasına başlanacaktır. 544. Doğu Akdeniz Bölgesi Gelişme Planı ile, bölgenin geliştirilmesinin yanında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. 545. Marmara Bölge Planı ile, depremin yarattığı olumsuzlukların giderilmesi, kentsel alanlara yönelik göçün istikrarlı bir yapıya kavuşturulması, tarım, sanayi, ticaret, konut, turizm, vb. konulara ilişkin yerleşim alanlarının afet riskleri de dikkate alınarak hazırlanacak bir arazi kullanım planına göre yönlendirilmesi, çevre ve mekan kalitelerinin korunarak kentsel büyümenin denetim altına alınabilmesi ve sosyo-ekonomik orta vadeli gelişme deseninin belirlenmesi amaçlanmaktadır. c) Kurumsal ve Hukuki Düzenlemeler546. Planların, Programların ve Bölgesel Planların hazırlık, uygulama, koordinasyon ve izleme aşamalarının etkinliğini artırmak üzere, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca ihtiyaç duyulan merkezlerde birimlerin oluşturulması için düzenlemeler yapılacaktır. IV.KALKINMADA ÖNCELİKLİ YÖRELERİN GELİŞTİRİLMESİa) Mevcut Durum 547. 2000 yılı itibarıyla Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yöreler 49 il ve 2 ilçeyi kapsamakta olup, bu yörelerin yüzölçümü ülke yüzölçümünün yüzde 55’ini, nüfusunun ise yüzde 36’sını oluşturmaktadır. 548. Planlı dönemde geri kalmış bölgelerin kalkınmasında ve bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılmasında olumlu gelişmeler sağlanmasına rağmen, bölgelerarası dengesizlikler hedeflenen ölçüde giderilememiştir. 549. Kalkınmada Öncelikli Yörelerin önemli bir bölümünü oluşturan Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da güvenli ortamın sağlanmış olmasına rağmen; komşu ülkelerdeki siyasi sorunların bu yörelerdeki ekonomik faaliyetleri olumsuz yönde etkilemiş olması, bu bölgelerde kişi başına düşen GSYİH’nın düşük seviyelerde bulunması; iç talebin daralmasında, yeni yatırım girişimlerinin azalmasında ve mevcut tesislerin düşük kapasitede çalışmasında etkili olmuştur. Ayrıca, bu yörelerde; yayla ve mera hayvancılığına ilişkin sorunlar, bölge içi göçün devam etmesi ve işsizliğin artma eğilimine girmiş olması, sosyal ve ekonomik gelişmenin önünde duran önemli engeller olarak görülmektedir. 550. Kalkınmada Öncelikli Yörelerde nitelikli işgücü ve sermaye yetersizliği ile Pazarlama güçlükleri, özel girişimcilerin yatırım yapma isteklerini sınırlamaktadır. Aynı nedenlerle, kamunun fiilen üretimde bulunan 187 tesisi ile özel kesimin 3.170 tesisi düşük kapasitede çalışmaktadır. 551. VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde, ülkemizin nispî olarak geri kalmış illerinden oluşan bu yörelerin daha hızlı gelişmesini sağlamak için yatırım ve personel politikalarına önem verilmiştir. 552. Kalkınmada Öncelikli Yörelerde Teşvik Belgeli Yatırımlar, Devlet Yardımları Kararı çerçevesinde Gümrük ve Fon Muafiyeti, Katma Değer Vergisi İstisnası ve Yatırım İndirimi gibi teşvik araçlarından yararlandırılmaktadır. Ayrıca bu yörelerdeki Küçük ve Orta Boy İşletmeler (KOBİ) yatırım ve işletme kredisi ile desteklenmektedir. 553. Kalkınmada Öncelikli Yörelerdeki tarım, imalat sanayii, turizm ve diğer kamu hizmetleri kapsamına giren projelerin desteklenmesi amacıyla İl Özel İdareleri ve Belediyelerin gerçekleştirecekleri projelerin desteklenmesine devam edilmektedir. 554. Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile ilgili 4325 Sayılı Kanun çerçevesinde, Olağanüstü Hal Bölgesindeki illerin de dahil olduğu 22 ilde uygulanmak üzere; Gelir ve Kurumlar Vergisi İstisnası, Çalışanlardan Kesilen Vergilerin Ertelenmesi, İşlemlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası, Sigorta Primi İşveren Paylarının devletçe karşılanması ve Bedelsiz Yatırım Yeri Tahsisi gibi ilave teşvik araçları uygulamasına devam edilmektedir. 555. Türkiye’de hizmet veren 17 serbest bölgenin 5’i, Kalkınmada Öncelikli Yörelerde yer almaktadır. 556. Türkiye genelinde, 1999 yıl sonu itibarıyla tamamlanmış bulunan 43 Organize Sanayi Bölgesinin 13’ü Kalkınmada Öncelikli İllerde bulunmaktadır. 557. Ülke genelinde,1999 yılı sonu itibarıyla toplam 304 Küçük Sanayi Sitesi tamamlanmış olup, yaklaşık 73 bin civarında işyerini kapsamaktadır. Kalkınmada Öncelikli Yörelerde bu süre içerisinde 133 Küçük Sanayi Sitesi tamamlanmıştır. Toplam 28.048 iş yerinden oluşan Küçük Sanayi Sitelerinin istihdama katkısı yaklaşık 168 bin kişi olarak tahmin edilmektedir. 558. 1998-1999 öğretim yılı itibarıyla Türkiye genelinde 171 Yatılı İlköğretim Bölge Okulunun 151’i Kalkınmada Öncelikli İllerde bulunmaktadır. 559. 1998-1999 öğretim yılında ülke genelindeki toplam 53 Devlet Üniversitesinden 13’ü, Kalkınmada Öncelikli Yörelerde yer almaktadır. b) Amaçlar, İlkeler ve Politikalar 560. Ekonomik ve sosyal kalkınmada bölgelerarası gelişmişlik farkları azaltılacak, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri olmak üzere Kalkınmada Öncelikli Yörelerin gelişmesine hız kazandırılmaya devam edilecektir. 561. Bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması ve gelişme imkanlarının belirlenmesi amacıyla, bölge planlaması yapılan alanlarda, bu planlarla uyumlu olarak ilgili kurumlarca fiziksel planlama çalışmaları sürdürülecektir. 562. Nitelikli eleman temini için; eğitim, öğretim, sağlık ve yayım hizmetleri ile teknik hizmetlerde çalışan kamu personelinin bu yörelerde uzun süreli kalmasını özendirecek ilave tedbirlerin alınması konusunda çalışmalar başlatılacaktır. 563. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri başta olmak üzere, Kalkınmada Öncelikli Yörelerde aile işletmeciliğinin geliştirilmesine ve istihdam artırıcı projelerin devamına hız verilecek ve fiziki ve sosyal altyapı yatırımlarına öncelik verilmeye devam edilecektir. 564. Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile ilgili 4325 sayılı Kanun çerçevesinde illerde ilave teşvik araçlarının uygulanması sürdürülecektir. 565. Kalkınmada Öncelikli Yöreler kapsamında bulunan 26 ilde Yarım Kalmış, İşletme Sermayesi Yetersizliği Nedeniyle İşletmeye Geçememiş veya Kısmen İşletmeye Geçmiş Yatırımların Ekonomiye Kazandırılmasına Dair Karar çerçevesinde, yatırım ve işletme kredisi imkanının sağlanmasına devam edilecektir. 566. Hayvancılığın öncelikli faaliyet dalı olduğu illerde mera ıslahına ve mera yönetimi çalışmalarına önem verilecektir. 567. Kalkınmada Öncelikli Yörelerde, insan gücü kaynaklarının harekete geçirilmesi, merkezi nitelik taşıyan köylerin güçlendirilmesi ve tarım ve hayvancılığa dayalı sanayilerin desteklenmesine devam edilecektir. 568. Yatılı İlköğretim Bölge Okullarının ve Mesleki Teknik Okulların yaygınlaştırılması çalışmalarına devam edilecektir. Koşulların elverdiği yerlerde taşımalı eğitim yaygınlaştırılacaktır. 569. Beceri kazandırma ve meslek edindirme kurslarının yaygınlaştırılması sağlanacaktır. V.
KIRSAL KALKINMA a)
Mevcut Durum 570. Bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılması ve kırsal alanda kalkınma çalışmaları için VII. Beş Yıllık Plan döneminde; Bingöl-Muş ve Yozgat Kırsal Kalkınma Projelerinin uygulanmasına devam edilmiş, Ordu-Giresun Kırsal Kalkınma Projesi başlatılmıştır. 571. 1999 yılı sonu itibarıyla, Bingöl-Muş Kırsal Kalkınma Projesi kapsamında; 1.187 hektar alan sulamaya açılmış, 50 köy ünitesine içmesuyu tesisi, 226 km. köy yolu tesviyesi, 222 km. stabilize yol yapılmış, 308 hektar alan ağaçlandırılmış, 6.935 hektarlık alanda enerji ormanı tesis edilmiş, 3.707 çiftçiye eğitim verilmiş, 44 adet arıcılık ve 228 adet halı-kilim ünitesi kurulmuştur. 572. 1999 yılı sonu itibarıyla, Yozgat Kırsal Kalkınma Projesinde ise 3.919 hektarlık alan sulama imkanına kavuşturulmuş, 25 köy ünitesine içmesuyu tesisi yapılmış, 3.485 hektar alan ağaçlandırılmış, 900 hektar alanda enerji ormanı tesis edilmiş, 105.962 adet tabii ve sun'i tohumlama, 64.452 çiftçiye eğitim verilmiş, 2,4 milyon büyük ve küçük baş hayvan aşılaması gerçekleştirilmiştir. 573. Ordu-Giresun Kırsal Kalkınma Projesine, 1998 yılından itibaren hız kazandırılmış olup, yayım hizmetlerinin yanısıra, 40 adet çiftçi eğitim kursu, 50.000 adet tabii ve sun'i tohumlama faaliyetleri gerçekleşmiştir. 574. Sivas-Erzincan ve Gümüşhane-Bayburt-Rize Kırsal Kalkınma Projeleri ise etüd safhasındadır. 575. Ülkemizde kırsal alanda örgütlenmenin; merkezi yönetimin taşra teşkilatları, yerel yönetimler, birlikler, kooperatifler, ortaklıklar, vakıflar ve sivil toplum örgütlenmeleri şeklinde oluştuğu görülmektedir. 576. Kırsal kalkınmanın yaygınlaştırılarak hızlandırılmasını sağlayacak olan kırsal alandaki idari örgütlenme çalışmaları henüz istenen düzeye getirilememiştir. Mevcut yapının da çağın gereklerine uygun olarak yeniden yapılandırılması ihtiyacı sürmektedir. 577. Tarımsal yayım ve eğitim hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle; bilinçsiz gübreleme ve ilaçlama, anız yakma, nadasa bırakma ve topografik yapıya uygun olmayan toprak işleme faaliyetleri, verimliliği olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. 578. Orman içi yerleşimlerin düzenlenmesi, ormanların korunması ve geliştirilmesine yönelik olarak, orman-köylü ilişkilerini düzenleyen uygulamalarda, devletin sağlayacağı destek ve etkin yönlendirme ihtiyacı devam etmektedir. b)
Amaçlar, İlkeler ve Politikalar 579. Sürdürülebilir kalkınma ilkesi çerçevesinde yerel potansiyellerin harekete geçirilerek, gelir ve istihdamın artırılması temel amaçtır. 580. Kırsal alanda istihdamın artırılması, insangücü kaynaklarının geliştirilmesi, kırsal nüfusun gelirini artırıcı ekonomik faaliyetlerin desteklenmesi, yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, etkili örgütlenme ve her düzeyde katılımcılık önem taşımaktadır. Sivil toplum örgütlerinin kalkınma sürecine katılımlarını artırıcı düzenlemeler yapılacaktır. 581. Kırsal altyapı hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve etkinliğinin artırılmasında merkezi kamu kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin eşgüdüm içerisinde çalışmaları sağlanacaktır. 582. Tarıma dayalı sanayi geliştirilerek paketleme, muhafaza etme ve pazarlama yöntemleri konusunda gerekli teknik destek verilecektir. 583. Sulama projelerinin, arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri ile birlikte yürütülmesine önem verilecektir. 584. Kırsal alanda yaşayan nüfusun gelirini artırmak ve işsizliği azaltmak için yöresel potansiyeli bulunan; turizm, el sanatları, hayvancılık, dokumacılık gibi alanlarda girişimciler desteklenecektir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde terörün yok edilmesine yönelik çabalar paralelinde, bu yörelerdeki köylerini terketmek zorunda kalan yurttaşlarımızdan, dönüş yapmak isteyenler için ekonomik ve sosyal alt yapının sağlanmasına önem verilecektir. 585. Kırsal alanda yaşayan ve kamulaştırma nedeniyle baraj gölü altında kalan yerleşim birimlerindeki nüfusun yeni iskan alanlarında ekonomik ve sosyal yaşantılarının iyileştirilmesine özen gösterilecektir. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ..... © DPT.YBM, 28.2.2003 |
|
|