2. BİTKİSEL ÜRETİM
a) Mevcut Durum
Tarımsal işletmelerin küçük ve çok parçalı oluşu, çiftçilerin alım
gücü ile üretici örgütlenmesinin yetersizliği, eğitim ve yayım eksikliği
gibi nedenlerle ülke genelinde buğday ve arpada sertifikalı tohum
talebi yetersiz olup, sertifikalı tohum ihtiyacı yıldan yıla dalgalı
bir seyir göstermektedir.
Hububatta sertifikalı tohum kullanım bilincini geliştirmek için 2004
yılı Haziran ayında TİGEM tarafından Sertifikalı Hububat Tohumluğu
Özendirme Kampanyası başlatılmıştır. Bu kapsamda tohumluk dağıtımının
zamanında yapılabilmesini sağlamak amacıyla 2004 yılı Eylül ayı itibarıyla
ülke genelinde anlaşma yapılan tohumluk dağıtım bayisi sayısı 264'e
ulaşmıştır.
Hibrit çeşitleri ile sebze tohumluklarında ise, yurt içi üretimin
ihtiyacı tam olarak karşılayamaması nedeniyle tohumluk büyük ölçüde
ithalat yoluyla karşılanmaktadır.
1963 yılında yürürlüğe girmiş olan 308 sayılı Tohumlukların Tescil,
Kontrol ve Sertifikasyonu Hakkında Kanun AB mevzuatına uyum çerçevesinde
uluslar arası tohumculuk sistemleri ve gelişen teknolojiler de dikkate
alınarak Tohumculuk Kanun Tasarısı olarak yeniden hazırlanmış ve TBMM'ye
sevk edilmiştir.
Ülkemizde hububat üretim alanlarının yaklaşık yüzde 45'i süne tehdidi
altındadır. 2004 yılında toplam 14 milyon dekar alan ve 37 ilde süne
ile mücadelenin gerçekleştirilmesi beklenmektedir.
Ülke genelinde entegre mücadele programı çerçevesinde; 2004 yılında
toplam 28 ürün, 95.430 ağaç ve 20.329 dekar alanda programlanmış mücadele
çalışmaları devam etmektedir.
Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi kapsamında hazırlanmış olan Kartagena
Biyogüvenlik Protokolü, biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir
kullanımı amacıyla genetiği değiştirilmiş ürünlerin sınıraşan hareketlerinin
düzenlenmesi ve bu ürünlerin güvenli kullanımı, işlenmesi ve nakli
konularında kurallar ve standartlar getirmektedir. Söz konusu Protokol
4898 sayılı Kanun ile TBMM tarafından onaylanmış ve Ocak 2004 tarihi
itibarıyla ülkemizde uygulama süreci başlamıştır. Protokolün etkin
uygulanmasını sağlamak üzere hukuki, fiziki ve insan altyapısının
geliştirilmesi önem taşımaktadır. Bu çerçevede, Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı tarafından çalışmalar sürdürülmektedir.
İklim özellikleri ve topraklarımızın az kirlenmişliği ülkemizde organik
tarımın gelişimini destekleyen faktörlerdir. Üretim yıllar itibarıyla
artış göstermekle birlikte organik tarım yapılan arazilerin toplam
tarım alanları içindeki payı yüzde 1'in altındadır. Ülkemizde organik
tarım üretimi ağırlıklı olarak ihracata yönelik yapılmaktadır. Kuru
üzüm, kuru kayısı, kuru incir, fındık ve nohut, organik tarım ihracatımızda
ilk sıralarda yer alan ürünlerdir. Organik tarım uygulamalarını disipline
etmek ve organik tarım konusunu hukuki dayanağa kavuşturmak üzere
Organik Tarım Kanunu Tasarısı hazırlanmış ve TBMM'ye sevk edilmiştir
.
Toplam hububat üretimi son yıllarda yaklaşık 29 milyon ton civarında
gerçekleşmektedir. Bu üretim miktarının yaklaşık yüzde 50'si piyasaya
arz edilmektedir. Bu çerçevede TMO'nun hububat alımları, piyasaya
arz edilen miktarın 2003 yılında yüzde 4'ünü oluşturmuş, 2004 yılında
ise yaklaşık yüzde 7'sini oluşturması tahmin edilmektedir.
TMO tarafından 2003/2004 yılı hasat döneminde 544 bin ton buğday,
27 bin ton arpa, 4,4 bin ton çavdar, 1,9 bin ton yulaf, 381 bin ton
mısır, 130 bin ton çeltik ve 48 bin ton haşhaş olmak üzere toplam
1.137 bin ton alım gerçekleştirilmiştir. 2004 yılında 2.060 bin ton
ürün alımı programlanmıştır.
b) Amaçlar, İlkeler ve Politikalar
Bitkisel üretimde verimlilik ve kalitenin sağlanmasına yönelik olarak,
üstün vasıflı tohumlukların yaygın biçimde kullanılması temel amaçtır.
Sertifikalı tohumluk ile fide ve fidan gibi kaliteli bitki çoğaltım
materyalinin üretim ve kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik gerekli
çalışmalara devam edilecektir.
Gen aktarımlı (transgenik) bitkilerin insan sağlığı ve çevre üzerindeki
olumsuz etkilerini engellemek ve ticareti düzenlemek amacıyla AB ile
uyumlu gerekli yasal düzenlemelerin yanı sıra, kurumsal yapı ve insan
gücü kaynaklarının geliştirilmesine önem ve öncelik verilecektir.
AB Mali İşbirliği kapsamından alınacak destek ile organik tarım mevzuatının
AB mevzuatı ile uyumlaştırılması, bilgi sistemlerinin kurulması, kontrol
ve sertifikasyon sisteminin geliştirilmesi amacıyla bir proje başlatılacaktır.
Bitki hastalık ve zararlılarına karşı yapılan mücadele çalışmalarında;
uluslar arası taahhütlerimiz, çağdaş bitki koruma anlayışı, gıda güvenliği,
ekolojik denge ile çevre boyutu dikkate alınarak çevreye zarar vermeyen
metotların uygulamaya aktarılması ile zararlıların ekonomik zarar
eşiği altında tutulması çalışmalarına devam edilecektir.
Borsaların geliştirilmesi ve toptancı hallerinin etkin çalışması sağlanacak,
çiftçi/özel kesim silo ve depolama kapasitesinin artırılmasına yönelik
girişimler özendirilecektir.
Tarımsal yayım, çiftçi eğitimi ve tarımla ilgili öğretim kurumlarının
gelişmelere uygun olarak yeniden düzenlenmesi sağlanacaktır. Mevcut
eğitim, yayın ve yayım sistemi yeniden değerlendirilecek, özel yayımcılığa
önem verilecektir. Genç çiftçilere sertifikalı eğitim ve yetişkin
çiftçiye talebe göre eğitim temel yaklaşım olacaktır.
Arz fazlası olan ürünlerde ekim alanları daraltılarak, alternatif
ürüne geçiş sağlanacak ve söz konusu alanlarda arz açığı bulunan ürünlerin
yetiştirilmesine yönelik projelere hız verilecektir. Ayçiçeği, soya,
mısır ve pamuk gibi arz açığı olan ürünlerde ise pazarlama alt yapısının
geliştirilmesi ve prim sistemi uygulaması ile üretim artışı sağlanacaktır.
Ayrıca, mısır üretim artışını teminen kurutma tesisleri yapımı özendirilecektir.
c) Hukuki ve Kurumsal Düzenlemeler
Kartagena Protokolü ve AB düzenlemeleri çerçevesinde, transgenik ürünlerin
güvenli biçimde işlenmesi, taşınması ve kullanımına yönelik sistemin
oluşturulması amacıyla mevzuat çalışmaları sonuçlandırılacaktır.
Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin
Kanunun uygulamasına yönelik Yönetmelik çalışmaları tamamlanacaktır.