XII. ÇEVRE
a) Mevcut Durum
Çevrenin korunması ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı konusunda
kurum ve kuruluşlar arasındaki görev ve yetki dağılımındaki belirsizlikler
giderilememiştir. Çevre koruma amaçlı bazı münferit projelere rağmen
hızlı nüfus artışı ve sanayileşme süreci doğal kaynakların sürdürülebilir
kullanımı üzerinde önemli bir baskı unsuru olmaya devam etmekte, kalkınmanın
çevreyi gözetecek şekilde gerçekleştirilmesi sağlanamamaktadır.
2002 yılında Johannesburg'da yapılan Dünya Sürdürülebilir Kalkınma
Zirvesinin bir çıktısı olan Uygulama Planında sürdürülebilir kalkınma
için ulusal politika ve stratejilerin formülasyonu ve geliştirilmesinde
2005 yılına kadar somut adımların atılması ve bu politikalara en üst
düzeyde odaklanılabilmesinin sağlanması beklenmektedir. Bu çerçevede
ekonomik, çevresel ve toplumsal kaynakların akılcı bir şekilde kullanılmasını,
ülkemiz özelliklerine uygun ve dinamik bir sürdürülebilir kalkınma
göstergeler seti oluşturulmasını, sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının
ilgili bütün tarafların etkin katılımını sağlayacak bir sistem bütünlüğü
içinde bütün plan, program ve stratejilere entegre edilmesini sağlamak
amacıyla Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu kurulmuştur.
Ülkemizde çevre koruma kavramının sürdürülebilir kalkınma olarak algılanmasıyla
birlikte, çevre başlığı altında çok sayıda veri tabanı, eylem planı,
proje ve doküman hazırlanmış ve çeşitli kurul, komite ve çalışma grubu
gibi oluşumlar ortaya çıkmıştır. Bu faaliyetlerin birbirleri ile bağlantılarının
kurulması, çevre ve sürdürülebilir kalkınma konusunda bütüncül bir
bakışın ülke çapında yerleşebilmesi için etkin bir koordinasyon ve
izleme mekanizmasının oluşturulması ihtiyacı devam etmektedir.
Biyolojik çeşitliliğin ve genetik kaynakların korunması, değerlendirilmesi
ve ekonomik değere dönüştürülmesi ihtiyacı devam etmektedir. Bu amaçla,
referans merkezi niteliğinde araştırma kurumlarının oluşturulması
ihtiyacı duyulmaktadır.
Doğal bitki gen kaynağı ile biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilirliği
için biyoteknoloji ürünlerinin kullanımı ve dolaşımı konusunda standartların
oluşturulmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
Çölleşme ile Mücadele Ulusal Eylem Planı Taslağı hazırlanmış olup
bu çalışmanın kısa zamanda tamamlanması hedeflenmektedir.
Sera gazı salınımlarını belli bir miktarda tutmak ya da belirlenen
bir yıla kadar istenen oranda azaltmak amacıyla oluşturulan Birleşmiş
Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) kapsamında ülkemiz
özellikle enerji ilişkili CO2 ve diğer sera gazlarında önemli oranda
indirim yükümlülükleri getiren EK-I ülkeleri listesinde yer almaktadır.
Sözleşmenin TBMM tarafından onaylanmasıyla ülkemiz 24 Mayıs 2004 tarihi
itibarıyla İDÇS'ye taraf olmuştur.
AB mevzuatının üstlenilmesi kapsamında Atık Yağların Kontrolü, Benzin
ve Motorin Kalitesi, Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü ve Atık
Pil ve Akümülatörlerin Kontrolüne ilişkin dört yönetmelik çıkarılmıştır.
Çevre veri tabanı oluşturulması amacıyla çevresel veri arzı ve talebine
ilişkin envanter çalışmalarının yapılması, ilgili kuruluşlar arasında
bilgi akışının ve paylaşımının sağlanması ihtiyacı devam etmektedir.
Deniz, su ve hava kirliliği izleme, ölçme, değerlendirme sisteminin
alt yapısının geliştirilerek bu konularda başta yerel yönetimler olmak
üzere yetki ve sorumluluk paylaşımının açıklığa kavuşturulması ve
uygulamaların etkinleştirilmesi yönünde yasal düzenlemelere ihtiyaç
duyulmaktadır.
b) Amaçlar, İlkeler ve Politikalar
İnsan sağlığını, ekolojik dengeyi, kültürel, tarihi ve estetik değerleri
korumak suretiyle ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlamak esastır.
Çevre konusundaki mevcut kurumsal yapılanmanın ülkenin ihtiyaçları
ve öncelikleri de gözetilerek yerel yönetimlere ve uygulayıcı kurumlara
ağırlık verecek şekilde yeniden düzenlenmesi yönünde çalışmalara devam
edilecektir.
Çevre ile ilgili mevzuat AB müktesebatı da göz önüne alınarak çelişki
ve mükerrerliklerin giderildiği bir yapıya kavuşturulacaktır.
Çevre ile ilgili ölçme, izleme ve değerlendirme çalışmaları geliştirilerek
daha sistematik bir yapıya kavuşturulacaktır.
Çevreye ilişkin farklı kurum ve kuruluşlar tarafından toplanan verilerin,
uluslar arası standartlara uygun, güvenilir ve ilgili tarafların erişmesine
imkan verecek şekilde kullanılması sağlanacaktır.
Eko-turizm, genetik olarak değiştirilmiş organizmalar ve biyoteknoloji
ürünlerinin doğal kaynaklar üzerinde oluşturabileceği baskıları belirlemeye
ve gidermeye yönelik çalışmalar başlatılacaktır.
Üretim ve tüketim kalıplarında çevreye duyarlılığın artırılması, ISO
çevre yönetim sistemi araçlarının kullanımının etkinleştirilmesi,
temiz üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılması sağlanacaktır.
Biyolojik çeşitliliğin ve gen kaynaklarının ekonomik bir değer olarak
kullanılması yönündeki çalışmalar desteklenecektir.
c) Hukuki ve Kurumsal Düzenlemeler
Biyolojik çeşitliliğin korunması, sürdürülebilir kullanımı, genetik
yapısının değiştirilmesi, türlerin toplanması ve uluslar arası dolaşımı
ile ilgili mevzuat geliştirilecektir.