| ... VIII. BYKP - 2005 Yılı Programı | Sosyal Refahın Artırılması :Gelir Dağılımının İyileştirilmesi ve Yoksullukla Mücadele ... |
|
III. SOSYAL REFAHIN ARTIRILMASI 1. GELİR DAĞILIMININ İYİLEŞTİRİLMESİ VE YOKSULLUKLA MÜCADELE a) Mevcut Durum Türkiye'de yaşanan sosyo-ekonomik değişim süreci gelir dağılımı ve yoksulluk konularının önemini artırmıştır. Bütçe içerisinde, özellikle faiz ödemelerinin payının büyük boyutlara ulaşması ve uygulanan ekonomik istikrar programının mali ve parasal disiplini ön planda tutan bir nitelik taşıması, devletin genelde sosyal refahı, özelde ise gelir dağılımını düzeltici ve yoksulluğu azaltıcı politikalar uygulama imkanlarını daraltmıştır. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından 2004 yılında yayımlanan eğitim, sağlık ve kişi başına gayri safi yurt içi hasılanın temel alındığı İnsani Gelişmişlik İndeksi sıralamasında Türkiye 2001 yılı verilerine göre 96. sırada iken, 2002 yılı verilerine göre 88. sıraya yükselmiştir. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) tarafından 1994 Hanehalkı Gelir ve Tüketim Anketinden sonra 2002 ve 2003 yılları için Hanehalkı Bütçe Anketleri yapılmıştır. Bu anketlerde de 2002 ve 2003 yılları için gelir dağılımı sonuçları mevcuttur. TABLO: VI. 6- Yüzde 20’lik Dilimlere
Göre Yıllık Kullanılabilir Gelirlerin Dağılımı
DİE'nin 2002 ve 2003 yıllarında yaptığı Hanehalkı Bütçe Anketi sonuçlarına göre gelir dağılımındaki eşitsizlik yıllar itibarıyla azalmış olmakla birlikte hala önemini korumaktadır. Bu araştırmaların kapsam ve yöntemleri arasında bazı farklılıklar bulunmakla birlikte, Türkiye'de gelir dağılımı eşitsizliğini gösteren Gini katsayısı 1994'de 0.49 iken, 2002 yılında 0.44'e, 2003 yılında ise 0.42'ye düşmüştür. Hanehalkı gelirlerinin yüzde 20'lik nüfus dilimlerine göre dağılımına bakıldığında en alt yüzde 20'lik grubun geliri 1994'de yüzde 4,9 iken, 2002'de yüzde 5,3'e, 2003 yılında ise yüzde 6'ya yükselmiştir. TABLO: VI. 7 - Toplam Yıllık Net Gelirin Türlerine Göre Dağılımı
Yıllık toplam net gelirin türlerine göre dağılımına bakıldığında; maaş, ücret, yevmiye gelirlerinin toplam yıllık net gelirden aldığı pay 1994 yılında yüzde 28,3 iken, 2003 yılında yüzde 41,7'ye yükselmiştir. Müteşebbis gelirlerinin toplam yıllık net gelir içindeki payının ise 1994 yılındaki yüzde 42,4 seviyesinden, 2002 yılında yüzde 34,5'e, 2003 yılında yüzde 32'ye düştüğü görülmektedir. Transfer gelirleri, 1994 yılındaki yüzde 10 seviyesinden 2002 yılında yüzde 17,5'e, 2003 yılında ise yüzde 20'ye yükselmiştir. Bunun en önemli nedeni devlet transferleri içinde yer alan emekli aylığı ödemeleridir. 1994 ve 2003 yılları arasında ödeme yapılan emekli sayısı yaklaşık yüzde 75 artmıştır. TABLO: VI. 8 - Hanehalkı Fertlerinin
Esas İşteki Durumlarına Göre İstihdam ve Toplam
Gelirden Aldıkları Pay (Yüzde)
Türkiye'de 2000'li yıllarda kendi hesabına çalışanların gelirleri ve istihdam içindeki ağırlığı azalmıştır. Ücretli kesimin ise istihdam içindeki oranı ve toplam gelirden aldığı pay artmıştır. Ücretsiz aile işçiliğinin azalması ise tarımdaki istihdamın giderek azaldığını göstermektedir. 2002 Hanehalkı Bütçe Anketi ile birlikte Türkiye'de ilk kez yoksulluk sınırı ve oranı resmi olarak açıklanmıştır. 2003 Hanehalkı Bütçe Anketi kapsamındaki Yoksulluk Çalışması sonuçlarının da 2004 yılı sonuna kadar açıklanması beklenmektedir. 2002 yılı Yoksulluk Çalışmasında dört kişilik bir hanenin aylık yoksulluk sınırı gıda için 133 milyon TL , gıda ve gıda dışı harcamalar için ise 310 milyon TL'dir. 2003 yılı Aralık ayı itibarıyla bu rakamlar sırasıyla 167 milyon TL ve 387 milyon TL'dir. 2002 yılı Yoksulluk Çalışması sonuçlarına göre, gıda yoksulluğu açısından ülkemizde ciddi bir sorunun olmadığı görülmektedir. Türkiye'de fertlerin yüzde 1,35'i gıda harcamalarını içeren yoksulluk sınırının altındadır. Gıda ve gıda dışı harcamaları içeren yoksulluk sınırı altındaki nüfusun oranı ise yüzde 26,96 olarak tespit edilmiştir. Yoksulluk, özellikle çok çocuklu haneler, eğitim seviyesi düşükler, işsizler, kendi hesabına çalışanlar, ücretsiz aile işçileri ile tarım ve inşaat sektörlerinde çalışanlar arasında yaygındır. Eğitim seviyesinin düşüklüğü ortalama gelir düzeyinin düşüklüğünü açıklayan önemli bir nedendir. Toplam nüfus içindeki oranları da dikkate alınarak eğitim durumlarına göre yoksulluk oranları, 2002 yılında Türkiye geneli için yüzde 11,27 nüfus payına sahip okur-yazar olmayan fertlerde yüzde 41,07 iken, yüzde 3,79 nüfus payına sahip yüksek okul, fakülte ve üstü eğitimli fertlerde yüzde 1,57'ye düşmektedir. 2001 yılındaki ekonomik krizin olumsuz etkileri 2003 ve 2004 yıllarında giderek azalmıştır. Kişi başına GSMH, bu iyileşmeye paralel olarak 2003 yılında 3.390 ABD dolarına yükselmiş ve 2004 yılında da 4.112 ABD dolarına yükseleceği tahmin edilmektedir. 2003 yılında, tarım sektöründe çalışan fertlerin istihdam edilenler içindeki payı yüzde 34,8 iken, esas işten elde edilen gelirin yıllık kullanılabilir net gelir içindeki payı yüzde 13,9 olarak gerçekleşmiştir. Tarımdaki ücretsiz aile işçiliğinin yaygınlığı, düşük verim ve atıl nüfus fazlalığı bu sektörün istihdam içindeki payı ve gelirden aldığı pay arasındaki dengesizliği besleyen önemli olgulardır. b) Amaçlar, İlkeler ve Politikalar Gelir dağılımının iyileştirilerek yoksulluğun azaltılması ve ekonomik refah artışından toplumun bütün kesimlerinin adil pay alması esastır. Yoksullukla mücadelede varolan politikaları etkinleştirecek ve yeni politikalar oluşturacak Ulusal Yoksullukla Mücadele Stratejisi hazırlanacaktır. Bu stratejide iktisadi ve sosyal politikaların uyum içinde yürütülmesi esas olacaktır. Bölgeler arası gelir farklarını azaltıcı politikalar güçlendirilerek sürdürülecektir. Alt gelir grupları dikkate alınarak, gelir ve istihdamı artıracak, üretim yelpazesini zenginleştirecek projelere ağırlık verilerek yeni girişimcilerin ortaya çıkmasını sağlayacak programlar oluşturulacaktır. Ülke genelinde tüm yoksul kesimler belirlenerek bu kesimlere yönelik yardım programları uygulamaya konulacaktır. Sosyal yardım ve hizmetlerin yoksul kesimlere daha etkin bir şekilde ulaştırılması sağlanacaktır. Bu çerçevede, merkezi idare ile işbirliği içinde mahalli idarelerin, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının yoksullukla mücadele programlarında daha etkili bir şekilde yer almaları teşvik edilecektir. Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinde ihtiyaç duyulan sosyal dışlanmanın giderilmesine yönelik Ülke Değerlendirme Raporu hazırlanacaktır. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ... © DPT.YBM,17.11.2004 |
|
|
|
|