... VIII. BYKP - 2005 Yılı Programı Tarımsal Gelişme : Genel Tarım Politikaları

VII. TARIMSAL GELİŞME

1. GENEL TARIM POLİTİKALARI

a) Mevcut Durum

2004 yılında tarım sektörünün yüzde 3,1 oranında büyümesi ve tarımsal üretimin GSYİH içindeki payının sabit fiyatlarla yüzde 11,6 düzeyinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Tarımın milli gelir içindeki payı azalırken, nüfusun önemli bir kısmı geçimini tarımdan sağlamaya devam etmektedir. 2004 yılı birinci dönem hane halkı işgücü anketi sonuçlarına göre, tarımsal istihdamın toplam sivil istihdam içindeki payı yaklaşık yüzde 32 seviyesindedir.

2003 yılı OECD verilerine göre, OECD ülkelerinde doğrudan gelir ödemelerinin piyasa fiyat desteği hariç tutularak hesaplanan Üretici Destek Tahmini içindeki payı yüzde 11,1 seviyesindedir. OECD üyesi ülkelerin aksine, ülkemiz için ise aynı oran yüzde 68,8 olarak gerçekleşmiştir. Son yıllarda toplam tarımsal desteklerin GSMH içindeki payı yüzde 1 oranının altında olup, 2004 yılında bu oranın yaklaşık yüzde 0,76 olması beklenmektedir.

2001 Yılı Genel Tarım Sayımı Tarımsal İşletmeler Anketi geçici sonuçlarına göre, tüm köyler ve nüfusu 5.000'den az olan ilçe merkezlerinde yaklaşık 3,1 milyon tarımsal işletme ve 18,4 milyon hektar arazi bulunmaktadır. İşletmelerin sahip oldukları ortalama arazi büyüklüğü 6 hektar olup, işletme başına 16,5 hektar olan Avrupa Birliği ortalamasının altındadır. Toplam tarımsal işletmelerin yüzde 66'sının arazi varlığı ise 5 hektardan küçüktür.

Tarım sektöründe yapısal ve kurumsal sorunlar, tarımsal politikaların etkin olarak yerine getirilmesini engellemektedir.

Sektörel yatırımlarda etkinliğin düşük oluşu, sektörler arası ve sektör içi dengenin kurulamaması, sektörde faaliyet gösteren kuruluşlar arasındaki eşgüdüm eksikliği ile personel niteliği ve sayısının yetersiz olması; tarımsal işletmelerin küçük ve çok parçalı oluşu ile rekabet edebilirlik özelliklerinin bulunmaması, pazarlama ağlarının yetersizliği, üretici örgütlenmesinin düşük düzeyde oluşu, tarımsal eğitim, öğretim ve yayım konularında istenen gelişmelerin sağlanamaması, üretim faaliyetlerinin pazar koşullarına uygun olarak gerçekleşmemesine, üretim faktörlerinin etkin kullanılmamasına, sonuç olarak verimliliğin ve üretici gelirlerinin giderek azalmasına neden olmaktadır.

Tarım sektörü üretimi içinde yaklaşık yüzde 65'lik paya sahip olan ve büyük ölçüde iklim şartlarına bağlı kalan bitkisel üretim potansiyelinden yeterli düzeyde yararlanılamadığı ve verimin düşük kaldığı görülmektedir. Hayvancılık sektöründe verimlerin düşüklüğü, tarım yapılan alanlarda yem bitkileri üretiminin yetersizliği, su ürünleri konusunda büyük potansiyel bulunmasına karşılık üretimin yetersiz oluşu ve ormancılık sektöründe yıllık ağaçlandırmaların azlığı temel sorunlar olarak mevcudiyetini korumaktadır.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)'nün verilerine göre, ülkemizde fertlerin ortalama günlük hayvansal protein tüketimi gelişmiş ülkelerin yaklaşık üçte biri düzeyinde iken, fert başına bitkisel protein tüketimi ise gelişmiş ülkelerin yaklaşık iki katı fazladır. Bu durum, genç bir nüfusa sahip olan ülkemizde hayvansal protein tüketiminin artırılması yoluyla daha dengeli beslenme gereğini ortaya koymaktadır.

Tarımsal desteklerde fiyat ve girdi desteği yerine doğrudan gelir desteği (DGD) uygulamasına geçişi öngören politika değişikliğinin etkin olarak yürütülebilmesini teminen oluşturulması gereken çiftçi kayıt sistemi ve bununla bağlantılı tapu-kadastro işleri ile arz fazlası olan ürünlerden alternatif ürünlere geçişin sağlanması ve Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik olarak Tarım Reformu Uygulama Projesi (TRUP) 2000 yılında uygulamaya konulmuş olup, Dünya Bankasından sağlanan 600 milyon ABD dolarlık kredi ile yürütülmektedir.

2004 yılında DGD uygulaması çerçevesinde 2003 yılında olduğu gibi, dekar başına ödeme 16 milyon TL ve tarım arazisi üst sınırı 500 dekar olarak belirlenmiştir. 2003 yılında, çiftçi kayıt sistemine dahil olan yaklaşık 2,76 milyon üretici ve toplam 16,6 milyon hektar arazi için 2,66 katrilyon TL ödeme öngörülmüş olup, ödemelerin 2004 yılı Eylül ayında tamamlanması planlanmaktadır. 2004 yılı ödemelerine yönelik çiftçi kayıt sistemine dahil üretici sayısının belirlenmesi çalışmaları devam etmektedir. Bütçe imkanlarının kısıtlı olması ve kayıt işlemlerinin zaman alması nedeniyle yılı ödemelerinin büyük bir bölümü bir sonraki yılda tamamlanabilmektedir.

TRUP çerçevesinde, 2003 yılında projeye müracaat eden 433 tütün üreticisine, 2.172 dekar alan için toplam 173 bin ABD doları destek ödemesi yapılmıştır. Fındıkta ise 2003 yılında projeye müracaat eden 340 adet üretici 4.129 dekar alanda söküm yapmıştır. Fındığını söken üreticilere dekar başına 65 ABD doları söküm ödemesi olmak üzere toplam 268 bin ABD doları ödenmiştir.

TRUP kapsamında 16 Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliğinden sekizinin yeniden yapılandırılması sürecinde yeni iş modelini de içeren bir tasarım raporu hazırlanmıştır.

Son 3 yıldır fiyat desteği yerine uygulanmakta olan DGD uygulaması halen destekleme bütçesinde en yüksek payı alan araç olarak görünmektedir. DGD uygulamasının sadece gelir istikrarı amaçlı olması nedeniyle, sektörde verimliliğin ve rekabetin gücünün artırılması yönünde 2004 yılı sonuna kadar Tarım Çerçeve Kanunu hazırlanacaktır. Bu kapsamda, DGD uygulamasının hedef odaklı yürütülmesi öngörülürken, tarım ve çevre etkileşimini gözönüne alarak, erozyon ve olumsuz çevresel etkilere maruz tarım alanlarında çevre amaçlı tarım arazilerinin korunması ile piyasa koşullarında tarımsal üretime yönelik destekleme araçlarının uygulamaya sokulması amaçlanmaktadır.

Şeker pancarında uygulanan üretim kotası sonrası üreticilerin gelirini artırmak ve alternatif ürünlere yönlendirmek üzere mısır, ayçiçeği, soya fasulyesi ve yem bitkisi yetiştirecek üreticilere dekar başına ödeme yapılmaktadır. 31 Mayıs 2004 tarihi itibarıyla 6.093 üreticiye 4.441 trilyon TL telafi edici ödeme yapılmıştır.

Daha önceki yıllarda kütlü pamuk, yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, kanola ve zeytinyağı ürünlerine ödenmekte olan destekleme primine 2004 yılında dane mısır da eklenerek devam edilmiştir. Ayrıca önceki yıllardan farklı olarak, dönem öncesinde kararın ilan edilmesi ve ödemelerin takip eden bütçe yılında yapılması yoluyla üreticilerin ve piyasanın kararlarını daha etkin ve zamanında alabilmesi amaçlanmıştır. 2005 yılından itibaren geçerli olmak üzere, yaş çay yaprağı kalitesinin yükseltilmesi amacıyla, 7 yıllık bir süre için çaylıklarda her yıl 1/7 oranında gençleştirme budaması uygulanması ile üreticinin budamadan doğan gelir kaybının telafisine yönelik olarak 2004/7758 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılmıştır.

2004/6840 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla 2004 yılında tarım üreticilerine destek amacıyla, T.C. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince, düşük faizli kredi kullandırılması kararlaştırılmıştır. Bu çerçevede, düşük faizli krediden 500 bin çiftçinin faydalanacağı ve yaklaşık 1,6 katrilyon TL'lik yatırım ve işletme kredisi talebi olacağı tahmin edilmektedir. Toplam kredinin yarısının tedarik amaçlı diğer yarısının ise üretime yönelik yatırım ve işletme kredisi şeklinde kullandırılması öngörülmektedir.

Tütün üretiminde sözleşme esası 2002 ürün yılında başlamış, ancak tütünlerin açık artırma yöntemi ile alınıp satılması işlerlik kazanamamıştır.

Özelleştirme Yüksek Kurulunca Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin özelleştirme işlemlerinin 2004 yılı sonuna kadar sonuçlandırılması kararlaştırılmış ancak henüz bir ilerleme kaydedilememiştir. Özelleştirme kapsamındaki Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), 27 Ağustos 2004 tarih ve 2004/69 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile özelleştirme kapsamından çıkarılmıştır.

4634 sayılı Şeker Kanunu çerçevesinde, nişasta tabanlı şeker üreten fabrikaların üretim kotası geçen yıl olduğu gibi bu yıl içinde de Bakanlar Kurulu Kararı ile pancar şekerine verilen A kotasının yüzde 15'ine çıkarılmıştır. Son yıllarda, şeker alternatifi olarak gıda sanayiinde kullanılan nişasta tabanlı şeker üretiminin kotayı aşması ve kimyasal yöntemlerle üretilen yapay şeker ithalatının artması, şeker satışını olumsuz etkilerken, şeker stoku artışını beraberinde getirmektedir. Böylece, şeker alternatifleri pancar şekeri talebini azaltarak pancar üretimini olumsuz etkilemektedir.

5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu 6 Temmuz 2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yeni bitki çeşitlerinin korunması konusu hem TRIPS Anlaşmasının hem de Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliğinin oluşturulması hakkında Ortaklık Konseyi Kararında yer alan fikri hakların korunmasına ilişkin yükümlülüklerin önemli unsurlarından biridir. Söz konusu alandaki hukuki düzenleme ihtiyacı Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programında da yer almıştır. Bu çerçevede; uluslar arası yükümlülüklerimizi yerine getirmek ve bitki çeşitlerinin geliştirilmesini özendirmek, yeni çeşitlerin ve ıslahçıların haklarının korunmasını sağlamak amacıyla 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun 15 Ocak 2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelik çalışmaları devam etmektedir.

Ülkemiz tarımsal ürünlerinin uluslar arası piyasalarda rekabet gücünün ve ihracat potansiyelinin artırılması amacıyla sağlanmakta olan ihracat iadelerinin ihracatçıların kamu borçlarına mahsup yoluyla verilmesi uygulamasına, bütün ürünlerde geçilmiştir.

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Tarım Anlaşması uyarınca 1999 yılında başlatılan ve 2001 yılında Doha Kalkınma Turunda diğerleri ile birlikte Çok Taraflı Ticaret Müzakerelerine dahil edilen İleri Tarım Müzakerelerinde ilerleme kaydedilememiştir. Ancak, Doha Kalkınma Turu'nun önündeki engellerin kaldırarak müzakerelere ivme kazandırılmasının dünya siyasi ve ekonomik konjonktüründeki önemi nedeniyle, yürütülmekte olan resmi ve gayrı resmi toplantı sürecinin sonucunda 31 Temmuz 2004 tarihinde DTÖ Genel Konsey'inde Doha Çalışma Programı Genel Konsey Kararı (Müzakere Genel Çerçeve Metni) üzerinde uzlaşı sağlanmıştır. Müzakere Genel Çerçeve Metni temelinde, 2005 yılı sonuna kadar hazırlanacak yeni bir anlaşma çerçevesinde, Tarım Anlaşması'nın pazara giriş, iç destekler alanlarında büyük oranda indirime gidilmesi ve ihracat sübvansiyonunun ise tamamen kaldırılması yoluyla tarım ürünleri ticaretinde daha serbest bir yapıya geçilmesi öngörülmektedir. Yüksek destekleme yapan ve/veya yüksek tarifelerle koruma sağlayan ülkelerin daha fazla indirime gitmesi hedeflenmektedir.

b) Amaçlar, İlkeler ve Politikalar

Tarım sektöründe temel amaç sektörün, kaynakların etkin kullanımı ilkesi çerçevesinde ekonomik, sosyal, çevresel ve uluslar arası gelişmeler boyutunu bütün olarak ele alan örgütlü, rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasıdır.

Nüfusun dengeli ve yeterli beslenmesini sağlamak amacıyla gıda güvencesi ilkesi çerçevesinde üretim artışı ile kentsel/kırsal alanlar arasında tarımsal istihdam dengesinin kurulması temel ilkelerdir.

Ürün fiyatlarına devlet müdahaleleri yerine, üretimin piyasa koşullarında talebe uygun olarak yönlendirilmesini sağlayacak politika araçlarının devreye sokulması, üretici gelir düzeyinin yükseltilmesi ve istikrarının sağlanması, üretim maliyetlerini azaltıcı ve teknolojik gelişimi hızlandırıcı tedbirlerin uygulamaya konulması, tarım ve kırsal kalkınmanın bütüncül olarak yürütülmesi ile AB tarım politikası ve destekleme sistemine uyum esas alınacaktır.

Tarımsal veri tabanının güçlendirilmesi amacıyla Çiftçi Kayıt Sistemi, Tapu-Kadastro Sistemi, Coğrafi Bilgi Sistemi ve Çiftlik Muhasebe Veri Ağı sisteminin geliştirilmesi sağlanacak, Tarım Bilgi Sistemi ile Entegre İdare ve Kontrol Sisteminin kurulması için gerekli alt yapı oluşturulacaktır.

Üreticilerin katılımını ve sorumluluğunu esas alan ve doğrudan üreticilere finansman sağlayan yeni kırsal kalkınma projelerinin oluşturulmasına ve uygulanmasına başlanacaktır. Kırsal alanda, tarım dışı sektörlere destek verilmesi ve tarımdan çekilecek nüfusa yeni istihdam imkanları yaratacak projeler ile yeterli ve dengeli beslenemeyen kesimlerin yeterli gıda temin edebilmelerine yönelik küçük ölçekli tarımsal üretim projeleri geliştirilecektir.

Ormancılığı da içerecek şekilde tarım dışı faaliyetler ağırlıklı kırsal kalkınma politikaları uygulamaya konulacaktır. Kırsal kalkınmanın çok boyutlu ve çok sektörlü niteliği nedeniyle, kurumlar arası işbirliğine azami dikkat edilecektir.

Tarımsal araştırmalarda üretici ve tarımsal sanayinin taleplerinin dikkate alınması, uygulamaya dönük araştırma projelerinin geliştirilmesi ile iç ve dış pazar hacminin artırılmasına yönelik kalite ve verim artışını temin etmeyi amaçlayan çalışmaların yapılması temel ilkedir. Bu ilke doğrultusunda projeler arasında mükerrerlik olmaması ve ilgili tarafların çalışmalara katılım ve katkısının sağlanması esas alınacaktır. Gıda güvenliği, yeni teknolojilerin adaptasyonu, biyoteknoloji, organik tarım ve tohum teknolojileri öncelikli konulardır.

Tarım-sanayi entegrasyonunun geliştirilmesi, işleme sanayinin rekabet edebilirliğini artırıcı nitelikte uygun ve kaliteli ham maddenin temin edilmesi, üretici gelirlerinin ve verimin artırılması ile tüketici tercihlerinin karşılanması amacıyla tohumluk ve damızlık sektörünün gelişmesine yönelik gerekli tedbirler alınacaktır.

Doğal kaynak kullanımı ve değerlendirilmesinde havza bazında katılımcı proje planlaması ve yönetimi benimsenecektir. Doğal kaynakların sürdürülebilir biçimde kullanılması, biyolojik çeşitlilik, gen kaynaklarının korunması ve saklanması sisteminin kurulması sağlanacaktır.
AB tarafından benimsenen çiftlikten sofraya gıda güvenliğinin sağlanması için üreticilerin tarımsal üretim aşamasında ilaç ve gübre kullanımı, hayvan sağlığı ve gıda hijyeni konularında pratik bilgilerle donatılmaları sağlanacaktır.

Yapay şeker ithalatının denetim altına alınması, yurtiçi satışında yeni düzenlemelere gidilmesi, şeker üreten işletmelerin kota fazlası üretim yapmamaları için daha sıkı denetlenmesi ve şeker üretim kotalarının ihtiyaca göre belirlenmesi sağlanacaktır.

Tarımsal ürünlerin ihracatında sağlanmakta olan ihracat iadesi yardımlarının, DTÖ Ticaret Müzakerelerindeki gelişmeler de dikkate alınarak, katma değeri yüksek, markalı ve nihai tüketiciye yönelik ürünlere yönlendirilecek, mahsup bazlı uygulamalar sürdürülecektir.

DTÖ Ticaret Müzakereleri kapsamında ulusal düzeyde müzakereleri yürüten Ulusal Çalışma Grubu, pazara giriş alanında, başta hassas ve özel ürünler olmak üzere ülkemizin ürün ve tarife yapısının analizinin yapılması; iç destekler alanında, geçmiş dönem taahhüt bildirimlerimizin ve halen uygulamaya sokulan yeni politikaların gözden geçirilmesi ve ihracat sübvansiyonlarında fiyat dışı destekleme araçları ile gelişmekte olan ülkelere tanınan ek olanaklardan yararlanmak için gerekli altyapının oluşturulması konularında, müzakere sürecine hazırlıklı olmak için çalışmalara hız verilecektir.

c) Hukuki ve Kurumsal Düzenlemeler

Tarım politikaları ile politika araçlarının yer alacağı Tarım Çerçeve Kanunu sektörle ilgili konuları bir bütün olarak ele alacak şekilde ve ilgili kuruluşlar tarafından üzerinde uzlaşılan Tarım Strateji Belgesine dayalı olarak, 2004 yılı sonuna kadar hazırlanacaktır. Tarım Çerçeve Kanunu'nun, kamu kurum ve kuruluşlarının mevcut yetkileriyle ve yürürlükteki kanunlarla mükerrerliğe yol açmayacak şekilde düzenlenmesi, buna karşılık tarımsal üretim ve yapılanma konularında öngörülen görev ve yetkilerin eşgüdüm içinde yürütülmesini sağlayacak şekilde çıkartılması yönünde çalışmalar yapılacaktır.

Tarımsal Ürün Sigortaları Kanunu ile ilgili çalışmalar tamamlanacak ve buna ilişkin eylem planının oluşturulması sağlanacaktır.

Piyasaların daha etkin ve sağlıklı işlemesi için gerekli olan ürün borsalarının altyapısını oluşturan umumi mağazacılığa ilişkin gerekli kanun, tüzük ve yönetmelik taslakları hazırlanacaktır.


© DPT.YBM,17.11.2004
VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı
2005 Yılı Programı
yıllık programlar
elektronik kütüphane
dpt ...