Türkiye tarımında sürdürülebilir kısa orta ve uzun dönem stratejileri                                                      Ocak 1999

6. KISA VADEDE AMACA ULAŞMAK İÇİN GEREKLİ DÜZENLEMELER VE ÇALIŞMALAR

6.1. Kısa Vadede Amaca Ulaşmak için Gerekli Düzenlemeler
6.2. Çalışmalar

6. KISA VADEDE AMACA ULAŞMAK İÇİN GEREKLİ DÜZENLEMELER VE ÇALIŞMALAR

6.1. KISA VADEDE AMACA ULAŞMAK İÇİN GEREKLİ DÜZENLEMELER

“Üretici Birlikleri”nden beklenen, tarımsal üretimin gelişmesini sağlamak, bu amaçla teknik ve ekonomik yönden üreticilere rehberlik yapmak, ürün fiyatlarının oluşmasında etkili olmak, üreticilere girdi temin etmek, üyelerine eğitim ve yayım hizmeti götürmek, ürünlerin değerlendirilmesi ve pazarlanması konularında üyeler arasında dayanışma sağlamak, üreticinin haklarını korumak üzere iç ve dış pazarlarda kalite standardı ve maliyet açısından rekabet gücü yüksek üretim hedefinin gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak, gerekli araştırma ve ıslah çalışmaları yapmak, gerektiğinde ulusal ve uluslararası düzeyde ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmaktır. Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri’nin (TSKB) yönetimleri özerkleştirilerek ortaklarına daha iyi hizmet verebilmeleri, kooperatifçilik hizmetlerini daha etkin bir şekilde yerine getirebilmeleri ve kendilerine ait işletme ve tesislerinin şirketleşmesi amacıyla sorumlu kuruluş olan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından yeni bir “Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kanun Taslağı” hazırlanmıştır. Kanun taslağının TSKB’lerin belirtilen amaca uygun ve özerk olarak faaliyette bulunmalarını teminen gerekli düzenlemelerin yapılarak taslağa son şeklinin verilmesi ve kanunlaştırılması özel önem arz etmektedir. Destekleme alımlarının devlet bütçesi üzerindeki yükünün azaltılması ve piyasada iç ve dış ticarete olumsuz etki yapan fiyat müdahaleleri yerine, bu konudaki politikaların gerek GATT ve AT kurallarına gerekse bilimsel verilere ve hedeflere uygun hale getirilmesi amacıyla bir politika çalışması ve teknik yardım bileşeni de olan ve serbest fiyat mekanizmasının işlemesinde oynadıkları rol açısından gerekli spot ve vadeli işlem borsalarının fiziksel yatırım ihtiyaçlarını da içeren, “Tarım Ürünü Borsalarının Geliştirilmesi Projesi” Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde yürütülmektedir.
  Belirlenen ücret tarifesinin tahsilatı, DSİ Bölge Müdürlüklerinde görevli Maliye Bakanlığı’na bağlı Saymanlık Müdürlükleri’nce yapılmaktadır. Ancak, 6200 sayılı Kanunun 32. maddesi gereğince bir defaya mahsus yüzde 10 gecikme zammı uygulanabildiğinden, tahakkuk eden bedellerin tahsilat oranı da düşük gerçekleşmektedir. Bu nedenlerle yatırımların geri ödenmesine esas yıllık yatırım ücret tarifesinin güncelleştirilmesini, yıllık işletme-bakım masraflarının tamamının tahakkuka bağlanması ile ücret tarifesinin daha gerçekçi baza oturtulmasını ve ücretlerin tahsilatıyla ilgili aksaklıkların giderilmesini temin etmek üzere 6200 sayılı Kanunun ilgili maddelerinin yeniden düzenlenmesi gerekli görülmektedir. Sulama şebekesi götürülmesi planlanan alanlarda tarım arazilerinin parçalanmış olması, proje maliyetlerinin yükselmesine ve tarımsal faaliyetlerde girdi maliyetlerinin artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, tarım arazilerinde özellikle sulama projesi uygulanacak alanlarda verim artışı sağlanmasına yönelik olarak arazi toplulaştırmasına gidilmesine gerek duyulmaktadır. Bu hizmetin eşitlik ilkesine dayalı olarak ülke genelinde tek bir esas ve kapsamlı bir uygulama programı dahilinde hızlandırılarak, gerçekleştirilmesi amacıyla arazi toplulaştırma faliyetleriyle ilgili mevzuat incelenerek yaptırım gücü olan “Arazi Toplulaştırma Yasası’nın” çıkarılması sağlanmalıdır. Tarımda Yeniden Yapılanma Aksiyon Planı çerçevesinde çeşitli kuruluşların temsilcilerinden oluşan çalışma grubu “Tarım Ürünleri Sigortası” konusu üzerinde çalışmalarını tamamlamış olup, rapor Tarım ve Köyişleri Bakanlığına sunulmuştur. Yakın bir gelecekte bununla ilgili Kanun Tasarısı Hazine Müsteşarlığı tarafından kuruluşların görüşlerine sunulacaktır. Politikanın temel amaçları üreticilere varolan riskler karşısında yeterli düzeyde bir gelir garantisi temin etmek ve tarım sektörünün, gerek tarımsal sigortalarla yönlendirilmesi ve gerekse bunun diğer politikalarla ilişkilendirilerek, sağlıklı bir şekilde gelişmesini sağlamak şeklinde ifade edilebilir. 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu ; avcılık yoluyla elde edilecek üretimin düzenlenmesi , istihsal sahalarının kısa ve uzun süreli kiralanması , yasaklamalar ve cezai hükümleri kapsamakta ve yetiştiriciliğe ilişkin detay hükümler bulunmamaktadır. Bu nedenle de mevcut problemlerin çözümünde yeterli olamamaktadır. Bu konuda geliştirilerek ilgili Bakanlıkların görüşlerine sunulmuş olan Kanun Değişiklik Taslağı’nın çıkartılması gereklidir. Türkiye’de şeker rejimini düzenleyen 22 Haziran 1956 tarih ve 6757 Sayılı Şeker Kanunu’nun bazı maddeleri, zaman içinde özellikle İktisadi Devlet Teşekkülleri ve Kamu İktisadi Kuruluşlarının yeniden yapılanmalarına ilişkin yasal düzenlemeler ile geçerliliğini yitirmiştir. VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın Tarımsal Politikalarla İlgili Yapısal Değişim Projesin kapsamında sorumlu kuruluş olan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Şeker Kanunu tasarısında Ortak Tarım Politikası, GATT ve diğer uluslararası taahhütlerimizle uyum sağlanması, özelleştirme aşamasında ise sektörün iç piyasada rekabet kurallarına göre yönlendirilmesi ve iç talebe uyumlu bir üretim sağlanması amaçlanarak yeni bir piyasa düzeni getirilmeye çalışılmaktadır.
  VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın Sanayileşme Yaklaşımı Projesi kapsamında sorumlu kuruluş olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan 560 Sayılı Kanun Hükmünde Karanamenin yasalaşması hususu halen TBMM gündemindedir.
 

6.2. ÇALIŞMALAR

önceki bölüm
sonraki bölüm
ekutup99
dpt
©  DPT.YBM,  1999