Kömürün önemli miktarda karbon ve hidrojen içermesi, sanayiin çok önemli bir hammadde olmasına neden olmaktadır. Ancak kömürün odun gibi yanıcı elementler ihtiva etmesi, bunların çağlar boyunca yakacak olarak kullanılmasına da sebep olmuştur. Kömür, buhar enerjisinin keşfiyle sanayiin ana hammaddesini oluşturmuştur.
Dünyada XIX.yy.da Batı Avrupa'da başlayan sanayideki sıçrama, taşkömürüne dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Bu yüzyılda demiryollarının, denizyollarının, sanayiin gelişmesi, elektrik santrallarının kurulması, kömür talebini arttırmıştır. Temizlenerek zenginleştirilen koklaşabilir taş kömürü, daha çok metalurji sanayiinin vazgeçilmez bir ana hammaddesidir. Kömürden elde edilen yapay gaz ile sıvı yakıtlar ile amonyak ise kimya sanayiinin önemli hammaddeleridir.
XX. yy. başlarında yeni petrol yataklarının bulunması kimyasal bileşimleri bakımından kömüre yakın ürünler olan petrol ve tabii gaz, gerek yakıt ve birincil enerji kaynağı olarak, gerekse sanayide kömürün yerini almasına sebep olmuştur. Bu durum kömür teknolojisinin gelişmesini durdurarak, kömür üretimini ters yönde etkilemiştir.
1973 yılında başlayan petrol bunalımıyla
beraber, Batı ülkeleri enerji politikalarında, kömürden en çok yararlanmaya
çalışmışlar ise de kısa zamanda üretimi istenilen seviyeye çıkartamamışlardır.