Dünya genelinde tarımsal üretim
artış hızının tüketim artış hızının üzerinde seyretmesi, buna
karşın AT başta olmak üzere gelişmiş
ülkelerin tarım sektörüne uyguladıkları yüksek orandaki
destek ve korumalar, tarım ürünleri
dünya fiyatlarının büyük ölçüde düşmesine neden olmuştur.
Gelişmiş ülkelerin tarımdaki korumaları
azaltmak amacıyla başlattıkları çok taraflı müzakereler,
AT'nun tek taraflı olarak Ortak
Tarım Politikası'nda gerçekleştirmek istediği reformlar ve ABD'nin
1930'lu yıllardan bu yana uyguladığı
üretim sınırlandırması uygulamalarına rağmen, tarımsal
üretimin gelecekte de artacağı
tahmin edilmektedir. Ayrıca yeni kurulan devletlerin dünya
üzerindeki ekonomik, sosyal ve
ticari baskıları sonucunda dünya piyasalarındaki ürün arzının
artması beklenmektedir.
Bir yandan tarım sektöründe var
olan sorunlara çözüm arayışları sürerken, diğer taraftan tarım
sektörü çeşitli araçlarla desteklenmektedir.
Tarımsal desteklemeler özellikle fiyat desteklemeleri
yoluyla gerçekleşmektedir. OECD
genelinde tarımsal ürün fiyat desteklemeleri, ülkelere göre
değişmekle birlikte, toplam desteklemeler
içerisinde yüzde 80'ler mertebesindedir. Türkiye'de ise
tarım sektörü; girdi sübvansiyonları,
vergi politikaları, düşük faizli kredi, dış ticaret rejimi, eğitim ve araştırma
faaliyetleri, tarımsal altyapı yatırımları ve destekleme alımları ile desteklenmektedir.
Gerek dünyada ve gerekse ülkemizde
uygulanan fiyat desteklemeleri birçok üründe stokların
artmasına ve destekleme uygulamalarının
finansmanında güçlüklerle karşılaşılmasına neden
olmaktadır.
Bu çalışmada dünyada ve ülkemizde
tarım ürünleri fiyat desteklemeleri ve ilgili uygulamalar
incelenmiştir. Tarımsal destekleme
konusunun oldukça geniş bir konu olması nedeniyle çalışma,
genel politikalar ve uygulamalar
üzerine yoğunlaştırılmış, ürün bazına inilmemiştir. Yapılan çalışma
ile dünyadaki uygulamalar çerçevesinde
tarımsal ürün fiyat desteklemeleri yoluyla ülkemiz tarımında
var olan bazı temel sorunların
çözümü ve üretim yönlendirmesi konusunda bir sistem önerilmiştir.