DANSUK, Ercan. Türkiye’de yoksulluğun ölçülmesi ve sosyo-ekonomik
yapılarla ilişkisi. Ankara: DPT. SSKGM, Mayıs 1997.
109s.     (Yayın No: DPT. 2472.)    Bibl.: s. 106-109.
1. Fakirlik-Türkiye


Yoksulluk Birleşmiş Milletler Örgütü’nce dünyadaki en önemli 12 genel sorundan biri olarak kabul edilmiştir. Bu çerçevede Birleşmiş Milletler 1996 yılını “Uluslararası Yoksulluğun Yokedilmesi Yılı” (International Year for the Eradication of Poverty) olarak ilan etmiştir. Yoksulluğun boyutları ve
özellikleri bir ülkenin gelişmişlik seviyesi ve gelir dağılımı yapısını çarpıcı şekilde veren önemli göstergelerden biridir.

Tezin amacı; gelir dağılım eşitsizliğinin sosyo-ekonomik özelliklerini ortaya çıkarmaktır. Bu tez
temelde üç çalışma alanından oluşmaktadır, yoksulluğun ölçümü ile ilgili yeni bir yaklaşım sunumu, yoksulluğun sayısal görünümü ve yoksulluğun sosyal yapı ile ilişkisi. Çalışmada tüketim harcamasına göre yoksulluk oranı hesaplanmıştır. Bu yaklaşım Türkiye’de ilk kez sergilenmektedir. Bu yaklaşımda tüm tüketim kalıbı dikkate alınmaktadır, dolayısıyla yoksulluk oranı asgari beslenme standartına göre hesaplanan yoksulluk oranından daha gerçekçi ve daha kapsamlı olarak hesaplanabilmektedir. Çalışmada yoksulluğun sayısal görünümü bölgesel bazda ve yıllar arasındaki değişimi olarak
verilmiştir. Yoksulluğun sosyal yapı ile ilişkisi ise gelir dağılımı yapısı, bazı demografik göstergeler, cinsiyet, eğitim, istihdam, sosyal güvenlik ve kayıt-dışı ekonomi değişkenleri kullanılarak verilmeye çalışılmıştır. Asgari beslenme standartına göre mutlak yoksulluk 1987-1973 arası %32,01’den
%14,24’e düşmüştür. Göreceli yoksulluk (en alt %40’lık gelir grubuna göre) azalmıştır. Bu grubun
geliri 3 puan artmıştır. Ortalama gelire göre göreceli yüksulluk %47,62’dir. Türkiye’de 1987 yılında
her 100 kişiden 14’ü asgari beslenme standartının, 24’ü asgari tüketim kalıbının, 47’si ortalama
tüketim kalıbının ve 30’u ise ortalama gelirin yarısının altında yaşamaktadır.

Bölgesel gelir dağılımı eşitsizlikleri yoksulluğun önemli bir göstergesi ve aynı zamanda etkenidir. Kentlerde mutlak yoksulluk 1973-1987 arasında %21,89 artmıştır. En üst ve en alt gelir gruplarının ortalama gelir farkı 10 kattır. Geri kalan %70’lik nüfusun ortalama gelirinin yoksul grup ortalama
gelirine olan yakınlığı düşük gelirli yaşamın yaygınlığını göstermektedir. Yoksulların büyük bölümü (yaklaşık %70’i) kadınlardan oluşmaktadır. Yoksulluğun ana kaynağı tarımsal yapıdadır.
(Yoksulluğun %70’i)

İşsizlik oranın artması ve ücretli çalışanların istihdam içindeki azlığı yoksulluk ve istihdam arasında yapısal bir ilişkinin olduğuna işaret etmektedir. Çalışanların eğitim seviyeleri oldukça düşüktür.
İşgücünün yaklaşık %80’i eğitimsiz ve en düşük iki eğitim seviyesindedir. Sosyal güvenlik ağının toplumun her kesimini kapsamaması ve bu hizmetlerin yetersizliği yoksulluğu pekiştiren bir etkendir.

Yukarıda belirtilen olumsuz sosyal koşulların iyileştirilmesi ekonomik politikalar belirlenirken alt gelir grupları hesaba katılmasına bağlıdır. Ülke kaynaklarının üretici faaliyetlere yönlendirilmesi
gerekmektedir.



 © DPT.YBM, 1998
"http://www.dpt.gov.tr/dptweb/ekutup98/uztez/dansuke.html"