Avrupa Ekonomik Topluluğu, kuruluşundan
itibaren bir yandan kendi coğrafi sınırları içinde
bölgelerarası gelişmişlik farkını
azaltmak, diğer yandan da Topluluğa aday üyelerin kalkınmışlık seviyelerini
yükseltmek için bir dizi ekonomik ve sosyal fonu faaliyete geçirmiştir.
Bu alanda en
büyük görevi hiç kuşkusuz Avrupa
Yatırım Bankası üstlenmiştir.
Gelişme yolundaki ülkeler ve bunların
özellikle petrol ithalatçısı olanları ise, kalkınmalarını
sürdürebilmek için uluslararası
finans kuruluşlarından dış kaynak temini yoluna gitmişlerdir.
Bu ülkelerin ön sıralarında yer
alan Türkiye de IMF, IBRD, IFC gibi uluslararası kuruluşlar yanında, Avrupa
Ekonomik Topluluğu ile kurduğu ortaklık çerçevesinde Avrupa Yatırım Bankası
ile de
münasebet tesis etmiştir.
1980 yılı başında ekonomiyi dışa
açma çabalarının ön plana geçtiği ve bu alanda bütün imkanların seferber
edildiği bir dönemde mali ilişki kurduğumuz uluslararası, ekonomik ve finansal
kuruluşların
daha yakından tanınması ve ilişkilerimizdeki
gelişmelerin incelenmesinin yararı gözden uzak
tutulamaz.
Çalışma, bu kuruluşlarla ilişkilerimizin
daha iyi yürütülmesine yardımcı olabileceği kanaatiyle
yapılmış olup üç bölümden meydana
gelmektedir. İlk bölümde Avrupa Yatırım Bankasının
kuruluşu, amacı, görevleri, kredi
politikası ve kuruluşundan bugüne kadar Topluluk üyesi ile Topluluk
dışı ülkelere verdiği krediler
incelenmiştir. İkinci bölümde Avrupa Yatırım Bankasının Türkiye kredi
ilişkileri ile bunu düzenleyen
mali protokoller ve bu protokoller çerçevesinde sağlanan kredilerin
sektörlere dağılımı incelenmiştir.
Son bölümde ise Türkiye - Avrupa Ekonomik Topluluğu ilişkilerinde önemli
rol oynayan Avrupa Yatırım Bankası kredilerinin kümülatif olarak sektörel
analizi yapılmıştır.