Bu olgu sonucu, gelişmiş bölgelerde
sermayenin ve emeğin verimi yüksek olmakta, buna karşılık gelişmemiş bölgeler
ise, tarım ürünleri ve hammadde üreticisi olarak gelişmiş bölgeyi veya
bölgeleri desteklemektedir. Bu
sebepledir ki gelişmemiş bölgelerde gelişmiş bölgelerin tersine
tarım sektörünün hakim olması
sonucu, emek arzı bol, işgücü vasıfsız ve nüfus artış hızı ülke
nüfus artış hızından fazladır.
Böyle bir yapıya sahip olan geri kalmış bölgelerde, gelir artış hızı
ve gelir seviyesi de ülke gelir
artış hızı ve gelir düzeyinden düşük olacaktır.
Bu şekilde ortaya çıkan bölgesel
dengesizlikler, ekonominin bütünleşmesini engellediği gibi
toplumun bütününü de olumsuz yönde
etkilemekte ve toplumsal problemlerin artmasına yol
açmaktadır.
Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki
bölgesel dengesizlikleri çeşitli göstegeler yanında, özellikle
onbeş yıllık planlı kalkınma döneminde
yapılan toplam yatırımlar yönünden incelemektedir.