Ele alınan ilk model esneklikler
modelidir. Bu modele göre ikisi ithalat ikisi de ihracat
piyasalarından oluşan dört arz
ve talep eğrisinin birbirlerine oranla alacakları değerlere
göre bu iki değişken arasındaki
ilişkiyi tayin etmek mümkündür. İkinci model ise esneklik
kavramına tanım farklılığı getirmektedir.
Çünki kabul edilmektedir ki, ülkelerin üretimlerinde
münhasıran dış ticarete konu olmayan
mallar da vardır. Öyleyse esneklikler bulunurken
kambiyo kuru değişmeleri sonucu
gelir ve talep kaymaları, kaynakların alternatif kullanımlar
dikkate alınmalıdır, zira devalüasyon
dış ticarete konu olan ile olmayan mallar arasındaki
nisbi fiyat yapısını değiştirir.
Üçüncü model ise, bu iki değişken arasındaki ilişkinin
araştırılmasında para arzının
önemini vurgulamaktadır.
Uygulama bölümünde dış ticaret
hadleri ile kambiyo kuru ilişkisi Türkiye’de 1968-81 dönemi
için araştırılmış ve istatistiki
anlamda bu iki değişken arasında ilişki olmadığı hipotezini
doğrulayacak bir kanıt bulunamamıştır.
İlgili dönemde Türkiye’de hem fiyat ticaret hadleri
aleyhte değişmeler göstermiş,
hem de TL’nin dış para cinsinden değeri sürekli olarak
azalma içine girmiştir. Fiyat
ticaret hadlerinin olumsuz gelişmeleri yanında dış ticaret
açığı da reel olarak büyümüş,
bu durumda TL’nin yabancı paralar karşısındaki değerini
düşürme yönünde giderek artan
baskılar yaratmıştır. Dolayısıyla geçmişte gözlenen trend
gelecekte de devam edecek olursa
devalüasyonların yapılması kaçınılmaz olacaktır.