20. yüzyılın başlarından itibaren
sosyal politikalara ağırlık verilmiş, gelirini kaybeden işsiz
kişilere organizeli bir şekilde
gelir güvencesi sağlanmaya çalışılmıştır. Ülkelerin çoğunda
II. Dünya Savaşı öncesinde yaşanan
Dünya Ekonomik Bunalımı sonrasında işsizlik sigortası programlarının uygulanmasına
başlanmıştır. Günümüzde 40 ülkede işsizlik sigortası ve
benzeri bir program uygulanmaktadır.
Progamlar genellikle işgücü piyasasının yeterince
geliştiği, işsizliğin yapısal
bir durum arzetmediği ve ileri derecede kalkınmış ekonomilere
sahip ülkelerde uygulanmaktadır.
İşsizlik sigortasının Türkiye'de
uygulanması halinde seçilecek program modeli, ülkenin genel karakteristiklerine
uygun olması, bunun için de doğurabileceği sosyal ve ekonomik etkilerinin
bilinmesi gereklidir. Günümüzde
işsizlik sigortasının istihdam, iş bulma çabaları, işgücü
verimliliği, ücretler, tüketim,
enflasyon ve gelirin yeniden dağılımı gibi konularda ne gibi
etkilere sahip olduğu yoğun olarak
tartışılmaktadır. Zira etkilerin yönüne göre programın
karakteristikleri değiştirilebilmekte
ve optimal dengeye ulaşılmaktadır.
Bu çalışmanın temel olarak iki
amacı bulunmaktadır: Birincisi, sanayileşmiş ülkelerde
uygulanan işsizlik sigortası programlarının
ana hatlarıyla özelliklerini irdelemektir.
İkincisi, uygulanan programların
işgücü, istihdam, ücretler, tüketim ve enflasyon,
toplam hasıla, verimlilik gelirin
yeniden dağılımı üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak ve
böylece Türkiye'de kurulacak işsizlik
sigortası modelinin muhtemel etkilerini tartışmak ve
teorik bazda ana esaslarını belirlemektir.