Bugün, genelde eğitim hizmetlerinin
kamu mal ve hizmetleri içerisinde yer aldığı kabul
edilmektedir. Fakat eğitimin yarattığı
faydaların ferdi tarafı olması dolayısıyle eğitim tam
kamu malından ziyade yarı kamu
malı niteliği taşımaktadır.
Bu çalışmanın amacı, maliyet-fayda
analizini yüksek öğretimle ilgili planlama ve diğer
problemlerin halledilmesinde,
sebeplerin açıklanmasında yeterli olduğunu göstermek değil,
Türkiye'de yüksek öğretim harcamalarına
maliyet-fayda analizinin uygulanmasının pratik
önemini araştırmak ve bu tekniği
basit bir şekilde açıklayarak, takip edilen eğitim politikalarının
iktisadi sonuçları hususunda,
kamu hizmetlerinde çalışanları dikkate alarak bazı tesbitlerde
bulunmaya çalışmak olmaktadır.
Amaç, yüksek öğretimin sağlıyacağı iktisadi kazancı tesbit
etmektir. Fakat burada, yüksek
öğretimin gelecekte sağlıyacağı faydaların iktisadi olmayan ve
rakamlarla ifade edilemiyen kazançları
da söz konusu olmaktadır. Bu sebeple değerlendirme
yapılırken yüksek öğretimin, iktisadi
faydası dışında, sosyal, siyasi ve kültürel sonuçları da
dikkate alınmıştır.
Bu çalışmada, beşeri sermaye yatırımı
niteliğinde olan yüksek öğretim harcamalarına
maliyet-fayda analizinin uygulanması
ve uygulamadan gelen ölçme zorlukları üzerinde de
durulmaktadır. Burada, genelde
eğitim harcamalarının, özelde de yüksek öğretim harcamalarının
iktisadi açıdan beşeri sermaye
yatırım olduğu düşüncesinden hareketle, yüksek öğretim
harcamalarının sosyal ve ferdi
karlılık oranlarının hesaplanmasına çalışılmıştır.
Çalışma üç bölümden meydana gelmiştir.
Birinci bölümde, kamu hizmetleri ve maliyet fayda
analizi konusu ele alınarak, genelde
eğitim ve beşeri sermaye kavramları ile beşeri sermaye
birikimi sağlanmasında, önemli
yeri olan eğitim harcamaları ve iktisadi gelişme arasındaki
ilişkiler incelenmiştir. İkinci
bölümde, Türk yüksek öğretim harcamalarına maliyet fayda
analizinin uygulanmasına çalışılmıştır.
Üçüncü bölümde ise araştırmanın sonuçları ve
teklifler tartışılmıştır.